(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4942 E. , 2010/7913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline ait davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ö
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4942 E. , 2010/7913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline ait davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek 2.051,20 TL hasar bedeli, 50 TL tesbit masrafı, 100 TL çekici ücreti olmak üzere toplam 2.201,20 TL'nin 22.3.2002 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, işbölümü itirazında bulunarak davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının poliçe primini ödemediğini bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını, primin ödenip ödenmediği hususunda acenta kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu, 16.4.2002 tarihinden önce temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 2.051,20 TL hasar bedelinin ihbar tarihinden 1 hafta sonrası olan 4.4.2002 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile araç çektirme ücreti 100 TL ile tesbit masrafı 50 TL toplamı 150 TL'nin dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama- Sına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Kasko sigortası nedeniyle sigortacının sorumluluğunun başlaması için poliçenin imzalanmış olması ve sigorta priminin veya ilk taksitinin ödenmiş olması gerekir. TTK'nun 1282 ve 1295/2.maddelerinde, sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksitinin ödendiği tarihte başlayacağı hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinde sigorta priminin peşin ödeneceği belirtilmiş ancak davacı tarafından poliçe priminin peşin ödendiğine dair makbuz, belge ibraz edilmediği gibi davalı ... şirketi davacı lehine prim tutarının taksitlendirildiğini, davacının prim peşinatını ve taksitlerini yatırmadığını peşinat yada taksitler ödenmediğinden hasardan sorumluluklarının bulunmadığını belirterek bu konuda şirket ve yetkili acentanın defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş, mahkemece bu hususta inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Kasko sigorta poliçesinde ödeme şeklinin peşin yazması, primin ödendiğini göstermez. Bu durumda mahkemece, davalı şirket ve ilgili acentanın defter kayıtları ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak davacı tarafından poliçe priminin ödenip ödenmediği hususunda ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Kabule göre de; TTK'nun 1299/1. ve 1292/1.maddeleri hükmünce, rizikonun gerçekleştiğinin sigorta ettiren tarafından sigortacıya ihbarı ile sigorta bedeli (tazminatı) muaccel olur. Ayrıca, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.3.3.1 maddesi uyarınca, sigortacı rizikonun gerçekleştiğini belirleyen bilgi ve belgelerin kendisine ulaşmasından itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeyi tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tesbit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Bu durumda, davacının davalıya hasar bildirimine ilişkin 22.3.2002 tarihli ihtarın tebliği tarihinin 26.3.2002 olduğu dikkate alınmak suretiyle, davalı sigortalı 10.4.2002 tarihinde temerrüde düştüğünden bu tarihten itibaren faizle sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu biçimde tebliğ tarihine 1 hafta eklenmek suretiyle 4.4.2002 tarihinden itibaren faizle sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmadığı gibi yargılama giderlerinden olan 50 TL tesbit masrafının tazminatı ilave edilerek faiziyle tahsiline karar verilmesi isabetli değildir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 7.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.