Başvuru, avukat olan başvurucunun yaptığı sosyal medya paylaşımının avukatlık reklam yasağına aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verilen uyarma disiplin cezası nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, avukat olan başvurucunun yaptığı sosyal medya paylaşımının avukatlık reklam yasağına aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verilen uyarma disiplin cezası nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/11/2021 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İzmir Barosuna kayıtlı bir avukattır. Başvurucu 3/12/2016 tarihinde kendisine ait sosyal medya hesabı üzerinden "50000 $ bozdurup dekontunu ibraz eden herkesin davaları vb hukuki işlemleri varsa vekalet ücreti almayacağız (!!!) Yabancı müvekkillerimizden alacağımız vekalet ücretlerinin TL üzerinden alma kararı aldık. [E.] Hukuk Bürosu olarak ..." şeklinde herkese açık bir paylaşım yapmıştır. Ayrıca başvurucu, bu paylaşımı ile Anadolu Ajansında yer alan "Dolar bozduranlara destek büyüyor" başlıklı haberin konusu olmuştur. Haber ise şöyledir:"İzmirli avukat [A.R.Y.] Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın döviz bozdurma çağrısına uyarak elli bin liralık dolar bozduran müvekkillerinin tüm hukuki işlemlerinden vekalet ücreti almayacaklarını belirtti. Avukat [A.R.Y.], [E.A.] Hukuk Bürosu olarak bir karar aldıklarını açıkladı. Bu karar doğrultusunda öncelikle yurt dışındaki müvekkillerine bundan sonra Türk Lirası üzerinden çalışacaklarını bildirdiklerini anlatan [Y.] elli bin liralık döviz bozduran ve bunu ibraz eden kişilerin tüm hukuki işlemlerinin vekalet ücretini almayacağız. Cumhurbaşkanımızın yalnız olmadığının mesajını bu şekilde vermek istedik." Paylaşım nedeniyle disiplin soruşturması başlatan İzmir Barosu Disiplin Kurulubaşvurucu hakkında kınama cezası vermiştir. Anılan kararda Disiplin Kurulu, avukatların rakip değil yargının kurucu unsuru olduklarını vurguladıktan sonra başvurucunun ücretsiz avukatlık hizmeti sunacağını beyan etmesinin mesleki kurallarla bağdaşmadığını, avukatlar arasında haksız rekabet oluşturarak reklam yasağına aykırılık oluşturduğunu belirtmiştir. İtiraz üzerine kararı inceleyen Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu, başvurucunun daha önce disiplin cezası almamış olması nedeniyle kınama cezası yerine uyarma cezası vermiştir. Başvurucunun bu kararın iptali isteğiyle açtığı dava Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) görülmüştür. Mahkeme, ilgili paylaşım ve haber ile avukatlık reklam yasağına ilişkin mevzuatı değerlendirdikten sonra ilgili paylaşımın reklam niteliğinde olduğu kanaatiyle disiplin cezasının hukuka aykırı olmadığı sonucuna ulaşmıştır. İstinaf talebinde bulunulması üzerine kararı inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, herhangi bir ek gerekçe belirtmeden istinaf talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucu, süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir." 1136 sayılı Kanun'un "Reklam yasağı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır." 1136 sayılı Kanun'un "Disiplin Cezalarının uygulanacağı haller" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır." 1136 sayılı Kanun’un "Disiplin cezaları" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Uyarma; avukatın mesleğinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğinin kendisine bildirilmesidir." 21/11/2003 tarihli ve 25296 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) maddesi şöyledir:"Bu Yönetmeliğin amacı; bu Yönetmelik kapsamında olanların, iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü girişim ve eylemde bulunmalarının önlenmesidir. Avukatların mesleklerini özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmelerini, avukatlık sıfatının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır şekilde hareket etmelerini, yargılama faaliyetindeki yerlerini ve işlevlerini olumsuzlaştıracak ve yargının görünümünü bozacak davranışlardan kaçınılmasını sağlamaktır. " Yönetmelik'in "İnternet" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Yönetmelik kapsamında olanlar, internet dahil, teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları"na aykırı olmayacak şekilde kendisini ifade etme hakkına sahiptir. " Yönetmelik'in "Yükümlülükler" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; salt ün kazanmaya yönelik her tür girişim ve eylemlerden kaçınmak, iş elde etmek için reklam sayılabilecek herhangi bir girişim ve eylemde bulunmamak, üçüncü kişilerin kendileri için reklam sayılabilecek bu tür eylem ve davranışlarına izin vermemek, engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. " Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kurallarının (Meslek Kuralları) maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Avukat salt ün kazandırmağa yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır.a- Avukat, yalnız adres değişikliğini reklam niteliğini taşımayacak biçimde ilan yolu ile duyurabilir. ..." Meslek Kurallarının maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir."B. Uluslararası Hukuk Kıta Avrupası hukuk sisteminde avukatların reklam yasağına ilişkin olarak ayrıntılı düzenlemeler bulunmaktadır. Almanya'da avukatların reklam yapma özgürlüğü olmakla birlikte bu kural Alman Federal Avukatlık Kanunu ve Alman Avukatlık Meslek Kuralları ile belirli şartlara bağlanmıştır. Alman Avukatlık Kanunu'nun maddesinin (b) bendine göre avukat ancak avukatlık faaliyeti ile ilgili olarak şekil ve içerik olarak nesnel olması ve iş almamaya yönelik olması şartıyla üçüncü kişileri bilgilendirebilir. Aldatıcı, gösterişli veya mesleğin mahiyetiyle bağdaşmayan reklamlar yasaklanmıştır. Avusturya'da da benzer şekilde avukatların mesleki faaliyetleri hakkında gerçek ve nesnel bilgi vermesi ile mesleki yükümlülüklerine uymaları şartıyla reklam yapabileceği öngörülmüştür. Avukatlık Mesleğinin İcrasına İlişkin Yönetmelik'in , ve maddelerine göre avukatın kendisini övdüğü, vekâlet amacıyla menfaat sağladığı ya da menfaat sunduğu, diğer meslektaşlarıyla kendisini kıyasladığı reklamlar yasaklanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Casado Coca/İspanya (B. No: 15450/89, 24/2/1994) kararında ifade özgürlüğü ışığında avukatlık reklam yasağına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur. Bahse konu başvuruda avukat olan başvurucu, avukatlık bürosuyla ilgili olarak çeşitli gazetelere ilanlar vermiş; ayrıca şirketlere mektuplar yazarak sunduğu hizmetleri anlatmıştır. Barcelona Barosu Disiplin Kurulu avukat hakkında ikisi kınama, ikisi uyarı olmak üzere dört kez disiplin cezası vermiştir. Disiplin Kurulu, avukatların yalnızca açtıkları yeni işyerlerini ya da adres değişikliğini duyurabileceklerini, başvurucunun ise bunun ötesine geçtiğini belirtmiştir. Başvurucu; amacının halkı bilgilendirmek olduğunu, verilen disiplin cezası nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür. AİHM, reklam yasağı gibi haksız rekabetin karmaşık ve değişken alanında kalan konularda ülkelerin belirli bir takdir marjı olduğunu, bu nedenle AİHM'in görevinin ulusal düzeyde alınan tedbirlerin ilke olarak haklı ve orantılı olup olmadığını tespit etmekle sınırlı olduğunu belirtmiştir (Casado Coca/İspanya, § 50). AİHM, reklamın vatandaş için kendisine sunulan hizmet ve malların özelliklerini keşfetme aracı olduğunu ifade ettikten sonra özellikle haksız rekabeti ve gerçek dışı veya yanıltıcı reklamları önlemek için kısıtlama getirilebileceğini hatta belirli mesleklerin özel şartları nedeniyle objektif ve gerçeğe uygun reklamların dahi yayımlanmasının kısıtlanabileceğini belirtmiştir (Casado Coca/İspanya, § 51). AİHM, avukatların halk ile mahkemeler arasında aracılar olarak adaletin idaresinde merkezî bir konumda yer alan ve bağımsız çalışan özel statüleri nedeniyle davranışları üzerindeki olağan kısıtlamaların, ayrıca barolara verilen izleme ve denetleme yetkilerinin makul olduğunu ifade etmiştir. AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf devletlerin çoğunda toplumlardaki değişimler ve özellikle medyanın artan rolü nedeniyle bir süredir kuralların esnediğini, bununla birlikte mesleği düzenleyen kuralların kültürel geleneklere göre bir ülkeden diğerine farklılık gösterdiği tespitinde bulunmuştur (Casado Coca/İspanya, § 54). AİHM, baro yetkilileri ve ulusal mahkemelerin, üyeleriyle doğrudan ve sürekli temas hâlinde olmaları nedeniyle belirli bir zamanda adaletin düzgün idaresinin gereklilikleri, mesleğin saygınlığı, herkesin hukuki yardım hakkında bilgi alma hakkı ve baro üyelerine uygulamalarının reklamını yapma imkânı sağlanması gibi çeşitli menfaatler arasında doğru dengenin nasıl kurulabileceğini belirlemek için uluslararası bir mahkemeden daha iyi bir konumda olduğunu belirtmiş; sonuç olarak ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar vermiştir (Casado Coca/İspanya, § 55).