3. Hukuk Dairesi 2020/11233 E. , 2021/11425 K. "" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalıların yaptığı “...” adlı projeden satın aldığı ... numaralı ba…
**3. Hukuk Dairesi 2020/11233 E. , 2021/11425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalıların yaptığı “...” adlı projeden satın aldığı ... numaralı bağımsız bölümün 28/11/2008 tarihinde teslim edildiğini, daha önce açılan davalarda davalılar tarafından projenin 2014 yılına kadar tamamlanacağı bildirilmesine rağmen proje kapsamında vaat edilen taahhütlerden metro hizmetinin başlamadığını, alışveriş ve eğlence merkezinin yapılmadığını, ticari alan olarak belirtilen alana 30' ar katlı 2 bloktan oluşan başka proje konutlarının yapıldığını, çevrenin beton yığınına döndürüldüğünü, eksik ve ayıplı işler bulunduğunu, değer kaybına sebep olan eksiklikler nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 2.000 TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 12/08/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile 14.287 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar; davacıya tam ve eksiksiz olarak dairesinin teslim edildiğini, ayıp ihbar mükellefiyetinin de süresinde yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece; davanın reddine yönelik olarak verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 17/02/2016 tarihli ve 2015/6300 E. 2016/4712 K. sayılı kararıyla; ’’... mahkemece, dosyada mevcut, eksiklik ve yapılan hesaplama açısından hükme esas alınmaya layık olan bilirkişi heyet raporu ve davacının talebi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği...’’ gerekçesiyle bozulmuş, davalıların karar düzeltme talebinde bulunmaları üzerine, Dairenin 02/11/2017 tarih ve 2016/23861 E. 2017/10639 K. sayılı kararıyla; ‘’ davacının "gizli ayıplı" olarak belirttiği imalatlar ile ilgili olarak mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden “gizli ayıp” olarak nitelendirilen imalatlara ilişkin ayıpların tek tek neler olduğunun belirlenerek, ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususunda ayıpların niteliği ve ortaya çıktıkları (kullanım ve mevsimlerdeki yağmur, kar, güneş ve ısı durumları dikkate alınarak bu ayıpların ne zaman oluştuğu yada oluşacağı ve bunu normal vasıflardaki bir tüketicinin ne zaman farkedebileceği) zaman dilimi ve tarafların delilleri dikkate alınarak taraf ve yargı denetimine esas gerekçeli rapor alınması gerektiği; (...) davacının eksik ifa olarak bildirdiği işlerle ilgili olarak yapılan incelemede ise; bu kalemler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği...’’ gerekçeleriyle, karar bu değişik gerekçe ile bozulmuştur.