1. Ceza Dairesi 2022/8091 E. , 2023/194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER :Kasten öldürme suçundan istinaf başvurularının esastan reddi, kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları Sanık ... hakkında katılanlar ...'a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçu ile ...'e karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yön
**1. Ceza Dairesi 2022/8091 E. , 2023/194 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER :Kasten öldürme suçundan istinaf başvurularının esastan reddi, kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları Sanık ... hakkında katılanlar ...'a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçu ile ...'e karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ...'ın temyiz istemi yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/968 Karar sayılı ek kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca kesin hükümler olduğundan temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu kararın sanık ... tarafından temyiz edildiği saptanmıştır. Ek karar yönünden; ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından verilen 11.05.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/968 Karar sayılı ek kararların; 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenmiştir. Asıl kararlar yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2022 Tarihli ve 2021/138 Esas, 2022/31 Karar Sayılı Kararı 1. Sanık ... Hakkında Maktul ...'i kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, 2. Sanık ... Hakkında Maktul ...'i kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, 3. Sanık ... Hakkında a) Katılan ...'ı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı maddesi uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b) Katılan ...'i kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 Tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/968 Karar Sayılı Asıl Kararı 1. Sanık ... Hakkında Maktul ...'i kasten öldürme suçundan, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, 2. Sanık ... Hakkında Maktul ...'i kasten öldürme suçundan, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, 3. Sanık ... Hakkında a) Katılan ...'ı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilmesi ile aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, b) Katılan ...'i kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilmesi ile aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, Karar verilmiştir. C. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 Tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/968 Karar Sayılı Ek Kararı 1. Sanık ... hakkında katılan ...'ı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı, 2. Sanık ... hakkında Katılan ...'i kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı, Sanık ...'ın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca "kesin hükümler olduğundan temyiz isteminin reddine" Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Sanığın öldürme kastı bulunmadığına, eylemin bilinçli taksirle ölüme neden olma aksi hâlde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturduğuna, 2. Meşru savunma hâlinin mevcut olduğuna, 3. Haksız tahrik indiriminin azami oranda uygulanması gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... Özen Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Sanığın kasıtlı eylemi bulunmadığından ve diğer sanık ile fikir ve eylem birliği içinde hareket etmediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, 2. Meşru savunma kapsamında hareket ettiğine, İlişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Asıl karar ve ek karara yönelik temyiz sebebi aynı olmakla; 1. Atılı suçu işlemediğine, 2. İkinci kez mükerrirlik uygulanamayacağına, İlişkindir. D. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanıklar ... ve ... hakkında; 1. Haksız tahrikin uygulanma koşullarının oluşmadığına, 2. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Katılan sanıklar ... ve ...'in ''Bi Dene Vitamin Cafe" isimli iş yerinde çalıştıkları, bahsi geçen iş yerinin sanık ...'in kız kardeşi olan tanık......,'ye ait olduğu ve diğer kız kardeşleri tanık ....,'nün da bu iş yerinde çalıştığı, maktul ...'i de bu kafeye gelip gitmesinden dolayı tanıdıkları, maktulün sürekli olarak ''Bi Dene Vitamin Cafe’'ye bir şeyler yiyip içmek için gittiği, kafede yiyip içtikten sonra parasını eksik ödediği ya da hiç ödemediği, 14.10.2020 günü saat 13.30- 14.00 sıralarında aynı kafeye giderek tost sipariş verip ayrıldığı, maktulün yaklaşık 10-15 dakika sonra yanında katılan sanık ..., temyiz dışı müşteki sanık ... ve sanık ... ile birlikte kafeye geri döndüğü, maktulün beraber geldiği üç şahıstan ayrı olarak tek başına bir masaya, diğer üç şahsın da ayrı bir masaya oturduğu, sanık ...’in, maktulün o masaya kız kardeşlerini rahatsız etmek için geçtiğini düşünerek maktulün yanına gittiği, yerini değiştirmeyi teklif ettiği, buna sinirlenen maktulün sanık ...’e "senin a... seni..." diye cevap verdiği, bunun üzerine maktul ile sanık ... arasında kavga çıktığı, maktul ile birlikte gelen şahısların ve aynı kafede çalışan sanık ...’un da olaya dahil olduğu, sanık ...'in kavga sırasında eline aldığı bıçağı sanık ...'e doğru savurduğu ancak isabet ettiremediği, kavga esnasında maktulün kafenin bulunduğu alandan ayrıldığı, sanıklar ... ve ...'in de maktulü kovaladıkları, sanık ...'in de onları takip ettiği, kafenin karşısında bulunan kaldırıma giden maktulü, sanık ...'in elinde bulunan bıçakla kovaladığı ve bıçağı vurmak amacıyla birkaç kez hamle yaptığı, daha sonra elinde bulunan bıçağı maktule vurduğu, sanık ...'un da maktulü tuttuğu ve birlikte yere düştükleri, yerde iken sanık ...'un maktulün üzerine oturduğu ve sanık ...'in bu pozisyonda da maktule bir bıçak darbesi daha vurduğu, aldığı bıçak darbeleri nedeniyle hastaneye kaldırılan maktulün kurtarılamayarak vefat ettiği, yapılan ölü muayene ve otopsi işlemleri neticesinde, maktulün ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesileri ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği, ayrıca kişinin vücudunda 2 adet kesici ve delici alet yarası tespit edildiği, 1 adedinin tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu ve kişinin kanında uyuşturucu maddelerden amfetamin ve metamfetamin bulunduğu hususlarının saptandığı, sanıklar ..., ..., ...., ve temyiz dışı müşteki sanık ...'in meydana gelen olay neticesinde basit tıbbî müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıkları anlaşılmıştır. Suç vasfı ve iştirak yönünden: her ne kadar sanık ... müdafii olayın kaza ile meydana geldiğini ve bu nedenle müvekkilinin taksirle öldürmeden sorumlu olması gerektiği yönünde, sanık ... müdafii de müvekkilinin atılı suça iştirak etmediğini ve maktulün üzerine müvekkilinin düştüğü yönünde savunmada bulunmuş iseler de güvenlik kamera kayıtları, kamera kayıtlarının çözümüne ilişkin tutanak, Ulusal Kriminal Büro Amirliğinin adlî video analizi bilirkişi raporu, otopsi raporu, diğer tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kavga esnasında maktulün kafenin bulunduğu alandan ayrılması, sanıklar ... ve ...'in de maktulü kovalamaları, sanık ...'in de onları takip etmesi, kafenin karşısında bulunan kaldırıma giden maktulü, sanık ...'in elinde bulunan bıçakla kovalayıp bıçağı vurmak amacıyla birkaç kez hamle yapması, daha sonra elinde bulunan bıçağı maktule vurması, sanık ...'un maktulü tutması ve birlikte yere düşmeleri, yerde iken sanık ...'un maktulün üzerine oturması ve sanık ...'in bu pozisyonda da maktule bir bıçak darbesi daha vurması şeklinde gerçekleşen eylemlerde olayda kullanılan suç aleti, eylemdeki devamlılık, isabet sayısı ve hedef alınan vücut bölgeleri, sanık ... maktulün üzerinde iken sanık ...'in bıçakla maktule vurması dikkate alındığında sanıklar ... ve ...'in öldürme kastı ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek maktule yönelik iştirak halinde kasten öldürme suçunu işledikleri kabul edilmiştir. Meşru savunma ve haksız tahrik yönünden; olayda saldırı ile savunma arasında oran bulunmadığından meşru savunmasının söz konusu olmadığı, kişi sırf maruz kaldığı saldırının etkisiyle, "heyecan, korku veya telaşa" kapılarak meşru savunmada sınırlarını aştığında 5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinden yararlanabilecek, buna karşılık saldırının etkisinin yanında, saldırıdan kaynaklanmış olsa bile öfke gibi nedenlerle sınır aşıldığında ise aynı korumadan faydalanılması söz konusu olmayacağı dikkate alındığında sınırın aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmediği, sanıkların amacının, saldırının defedilmesinden çok, kin duygusunu tatmine yönelik olduğundan meşru savunmada sınırın aşılmasının da söz konusu olmadığından sanıklar haklarında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 25 ve 27 nci maddeleri uygulanmayacağı ancak olayda haksız tahrik hükümlerinin tatbikinin gerektiği zira maktulün kafeye sürekli gelip gittiği ve geldiği zamanlarda yiyip içtiği ürünlerin paralarını kimi zaman eksik ödediği kimi zaman ise hiç ödemediği, ayrıca sanık ...'in kız kardeşlerini rahatsız edecek davranışlar sergilediği, olay günü de bu sebepten dolayı sanık ...'in yaptığı masa değişikliği teklifine küfür ederek ve yumruk vurarak karşılık verdiği, sanıklar ... ve ...'un da maktulden kaynaklanan haksız tahrikin etkisi altında üzerlerine atılı suçu işledikleri, 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren 16 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. Takdiri indirim yönünden; sanıklar ... ve ...'un yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın gelecekleri üzerinde olası etkileri bir arada değerlendirilerek takdiri indirim yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Sanıklar ..., ...,...., temyiz dışı müşteki sanık ... ve sanık ... ile tanıklar .....,. ve .....,.'nün beyanları dava dosyasında mevcuttur. 3. 14.10.2020 tarihli olay tutanağı, aynı tarihli fotoğraf teşhis tutanakları, maktule ait soruşturma araştırma tutanağı, kolluk görüntü izleme tutanağı ve görüntü kayıtları, Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan 04.11.2020 tarihli uzmanlık raporu, Mahkemece aldırılan 02.11.2021 tarihli Ulusal Kriminal Büro adlî video analizi bilirkişi raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Maktule ait ... Adlî Tıp Grup Başkanlığı ... Morg İhtisas Dairesinin 15.01.2021 tarihli otopsi raporunda; "a) Kimya İhtisas Dairesi'nin toksikoloji raporu'na göre; kanda; alkol (Etanol, metanol) bulunmadığı, göz sıvısında alkol (Etanol, metanol) bulunmadığı, (10.16ng/ml) Amphetamine, (210.05ng/ml) Metamphetamine, (218.61ng/ml) Lidocaine, (5.27ng/ml) Atropine, (<1ng/ml) Salbutamol, (12.33ng/ml) Cetirizine bulunduğu, sistematikteki diğer maddelerin bulunmadığı, b) Kişinin vücudunda 2(İki) adet kesici delici alet yarası tespit edilmiş olup dış muayenede 1 noda tarif edilen kesici delici alet yarasının tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, dış muayende 2 noda tarif edilen kesik vasıfta yaranın tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olmadığı, c) Kesici delici alet yarası kenar ve açı özelliklerine göre yaraları oluşturan alet/aletlerin bir kenarının keskin bir kenarının kesmez nitelikte olduğu, d) Kanında uyarıcı-uyuşturucu maddelerden Amphetamine, Metamphetamine saptanan kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesileri ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu" Şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür. 5. Sanık ...'ın yaralanmasına ilişkin olarak İskenderun Devlet Hastanesinin 14.10.2020 tarihli; "Üst dudak sağ lateral iç yüzde 0,5 cm yüzeyel kesi, sağ kolda 1-2 adet milimetrik ekimotik alan mevcut olup basit tıbbî müdahale ile giderilebileceği, hayati tehlikesi olmadığı" Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 6. Sanık ...'în yaralanmasına ilişkin olarak İskenderun Devlet Hastanesinin 14.10.2020 tarihli; "Kafada tepe bölgesinde 10-15 cm'lik cilt kesisi mevcut olup basit tıbbî müdahale ile giderilebileceği, hayati tehlikesi olmadığı" Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 7. Sanık ...'ın yaralanmasına ilişkin olarak İskenderun Devlet Hastanesinin 14.10.2020 tarihli; "Alt dudak medialinde kızarıklık mevcut olup basit tıbbî müdahale ile giderilebileceği, hayati tehlikesi olmadığı" Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 Tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/968 Karar Sayılı Ek Kararına İlişkin Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında verilen kararın türü gözetildiğinde, 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 inci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 Tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/968 Karar Sayılı Asıl Kararına İlişkin Sanık ... Müdafiinin, Sanık ... Müdafiinin, Katılanlar ... ve ... Vekilinin Temyiz İstemleri 1. Sanık ... Müdafii Ve Sanık ...'in Temyiz Sebepleri İle Katılanlar ... ve ... Vekilinin Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden Olaya ilişkin güvenlik kamera kayıtları, kolluk görüntü izleme tutanağı, Ulusal Kriminal Büro Amirliğinin adlî video analizi bilirkişi raporu, otopsi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılan sanıklar ... ve ...'in 'Bi Dene Vitamin Cafe" isimli iş yerinde .....,çalıştıkları, bahsi geçen iş yerinin sanık ...'in kız kardeşi olan tanık ,'ye ait olduğu ve diğer kız kardeşleri tanık .....,'nün da bu iş yerinde çalıştığı, maktul ...'i de bu kafeye gelip gitmesinden dolayı tanıdıkları, maktulün sürekli olarak kafeye bir şeyler yiyip içmek için gittiği, kafede yiyip içtikten sonra parasını eksik ödediği ya da hiç ödemediği, 14.10.2020 günü saat 13.30- 14.00 sıralarında aynı kafeye giderek tost sipariş verip ayrıldığı, maktulün yaklaşık 10-15 dakika sonra yanında katılan sanık ..., temyiz dışı müşteki sanık ... ve sanık ... ile birlikte kafeye geri döndüğü, maktulün beraber geldiği üç şahıstan ayrı olarak tek başına bir masaya, diğer üç şahsın da ayrı bir masaya oturduğu, sanık ...’in maktulün o masaya kız kardeşlerini rahatsız etmek için geçtiğini düşünerek maktulün yanına gittiği, yerini değiştirmeyi teklif ettiği, buna sinirlenen maktulün sanık ...’e "senin a... seni..." diye cevap verdiği, bunun üzerine maktul ile sanık ... arasında kavga çıktığı, maktul ile birlikte gelen şahısların ve aynı kafede çalışan sanık ...’un da olaya dahil olduğu, sanık ...'in kavga sırasında eline aldığı bıçağı sanık ...'e doğru savurduğu ancak isabet ettiremediği, kavga esnasında maktulün kafenin bulunduğu alandan ayrıldığı, sanıklar ... ve ...'in de maktulü kovaladıkları, .....,'in de onları takip ettiği, kafenin karşısında bulunan kaldırıma giden maktulü, sanık ...'in elinde bulunan bıçakla kovaladığı ve bıçağı vurmak amacıyla birkaç kez hamle yaptığı, daha sonra elinde bulunan bıçağı maktule vurduğu, sanık ...'un da maktulü tuttuğu ve birlikte yere düştükleri, yerde iken sanık ...'un maktulün üzerine oturduğu ve sanık ...'in bu pozisyonda da maktule bir bıçak darbesi daha vurduğu, aldığı bıçak darbeleri nedeniyle hastaneye kaldırılan maktulün kurtarılamayarak vefat ettiği, kullanılan suç aleti, eylemdeki devamlılık, isabet sayısı ve hedef alınan vücut bölgeleri, sanık ... maktulün üzerinde iken sanık ...'in bıçakla maktule vurması dikkate alındığında sanıklar ... ve ...'in ani gelişen suç kastı altında aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kasten öldürme suçunu işledikleri, meşru savunma koşulları arasında yer verilen orantılılık ilkesinin somut olayda bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı durumlarda 5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi kapsamında meşru savunmada sınırın aşılması durumunun gündeme gelmeyeceği, Mahkemece oluşa uygun olarak "Maktulün kafeye sürekli gelip gittiği ve geldiği zamanlarda yiyip içtiği ürünlerin paralarını kimi zaman eksik ödediği kimi zaman ise hiç ödemediği, ayrıca ...'in kız kardeşlerini rahatsız edecek davranışlar sergilediği, olay günü de bu sebepten dolayı ...'in yaptığı teklife küfür ederek ve yumruk vurarak karşılık verdiği" gerekçesiyle haksız tahrik indirimi uygulandığı, dolayısıyla ilk haksız hareketin maktulden kaynaklandığı, açıklanan nedenlerle sanıkların iştirak halinde kasten öldürme suçundan mahkumiyetlerinde, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru savunma, 27 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının uygulanmamasında ve haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezaları belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Katılan Vekilinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden Sanıkları duruşmada bizzat gören ve gözlemleyen hâkimler heyetinin duruşma sürecini gösteren tutanaklara göre sanıkların olumsuz davranılarına yer verilmediği ve bu durumun Mahkemece sanıklar lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilmesiyle; "Sanıkların yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim nedeni uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Hakkında Katılanlar ...'ı Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçu İle ...'i Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 Tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/968 Karar sayılı ek kararlarında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'ın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARLARIN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Maktul ...'i Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (B-1) ve (B-2) paragraflarında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 Tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/968 Karar sayılı kararlarında sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, katılanlar ... ve ... vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 31.01.2023 tarihinde karar verildi.