3. Ceza Dairesi 2018/3696 E. , 2018/8868 K. "İçtihat Metni" Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2012 tarihli ve 2012/251 Esas, 2012/1604 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde kas
**3. Ceza Dairesi 2018/3696 E. , 2018/8868 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2012 tarihli ve 2012/251 Esas, 2012/1604 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yeniden yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2017/210 Esas, 2017/399 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.03.2018 tarih ve 2018/1182 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2018 tarih ve 2018/29843 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5271 sayılı Kanununun 231/11. maddesindeki “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” biçimindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince 11/10/2012 tarihli ilk kararında, sanık hakkında 25 gün hapis karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, sanığın deneme süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan yargılamada, 150 gün hapis karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2017 tarihli ve 2017/210 Esas, 2017/399 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince suç tarihi de dikkate alınarak 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 86/3-a maddesi gereğince cezasında (½) artırım yapılarak 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi gereğince cezasında (1/6) indirim yapılarak 150 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 52/2. maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek 3000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince aynen açıklanacağından ve kanun yararına bozma aleyhe sonuç doğurmayacağından infazın 500 TL adli para cezası olarak yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.