Başvuru, özlük haklarının tazmini istemiyle açılan davada yargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve dava nihai olarak lehe sonuçlandığı hâlde yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde kalması nedenleriyle adil yargılanma hakkının, maaş üzerinden haksız kesinti yapılması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; özlük haklarının tazmini istemiyle açılan davada yargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve dava nihai olarak lehe sonuçlandığı hâlde yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde kalması nedenleriyle adil yargılanma hakkının, maaş üzerinden haksız kesinti yapılması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 30/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Urla Belediyesi bünyesinde işçi olarak çalıştığı dönemde başvurucunun maaşından zorunlu tasarrufu teşvik kesintileri yapılmıştır. Başvurucu, 9/3/1988 tarihli 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun'dazorunlu tasarrufu teşvik kesintisi ile işveren katkılarının işveren tarafından çalışana ödenmesinin öngörüldüğünü ancak Urla Belediyesi tarafından lehine böyle bir ödemenin yapılmadığını belirterek anılan ücretlerin tazmini istemiyle 3/8/2006 tarihinde dava açmıştır. İzmir İş Mahkemesi 26/3/2008 tarihli kararıyla, Urla Belediyesine karşı açılan davanın kabulüne karar vererek dava konusu özlük haklarının başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 18/3/2010 tarihli kararıyla "Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK)sorumluluğunun araştırılması gerektiği" gerekçesiyle söz konusu kararı bozmuştur. Bozma kararına uyan İzmir İş Mahkemesi 27/4/2011 tarihli kararıyla Hazine Müsteşarlığı ve SGK'yı hasım konumuna alarak dava konusu özlük haklarının başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. Söz konusu karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/9/2011 tarihli kararıyla eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesine yer verilerek bozulmuştur. Bozma kararı üzerine İzmir İş Mahkemesi 18/4/2012 tarihli kararıyla, zorunlu tasarrufu teşvik kesintilerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı kolunda görülmesi gerektiği yönündeki 20/12/2010 tarihli Uyuşmazlık Mahkemesi kararı ve Yargıtayın bu yöndeki kabulü uyarınca görevsizlik kararı vermiş ancak bu kararında yargılama giderleri yönünden bir hüküm kurmamıştır. Başvurucu, görevsizlik kararını temyiz etmeden 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca süresi içinde İzmir İdare Mahkemesi (Mahkeme) nezdindezorunlu tasarrufu teşvik kesintisi ile işveren katkılarının tazmini istemiyle dava açmıştır. Mahkeme 17/4/2013 tarihli kararıyla, İzmir İş Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu ulaşılan raporu esas alarak yeniden değerleme ile saptanan miktara faiz işletilmesi suretiyle dava konusu ücretlerin başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. Davanın kabulüne dair bu karara karşı Hazine Müsteşarlığı tarafından itiraz edilmiş, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 28/1/2014 tarihli kararıyla itirazın reddine hükmetmiştir. Karar düzeltme istemi de aynı Mahkemenin 7/5/2014 tarihli ilamıyla reddedilmiştir. Karar düzeltme isteminin reddine dair ilamın 2/6/2014 tarihinde tebellüğ edilmesi üzerine 30/6/2014 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.