Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1027 E. , 2024/2100 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1027 Karar No:2024/2100 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... A.Ş. (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ...Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Elektrik üretim lisansı sahibi davacı…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1027 E. , 2024/2100 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1027 Karar No:2024/2100 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... A.Ş. (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ...Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Elektrik üretim lisansı sahibi davacı şirketin, lisanslarında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarını aşmak suretiyle mevzuata aykırı olarak fazladan gelir elde ettiği tespit edildiğinden bahisle Yenilenebilir Enerji Kaynağı (YEK) gelirinin geriye dönük tahsil edilmesine yönelik 11.748.502,09-TL'lik kısmı yönünden ... tarih ve .... sayılı e-fatura düzenlenmesine ilişkin ... Anonim Şirketi (...) işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu faturanın dayanağı ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının, yargı kararı ile iptaline karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce; Uyuşmazlık Mahkemesi'nin istikrar kazanmış kararlarında, idari yargıda açılacak davalarda davalı konumunda idare olması gerektiğinin belirtildiği, ...'ın özel hukuk tüzel kişiliğini haiz olması ve özel hukuk tüzel kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin de adli yargı yerlerince yapılacağı anlaşıldığından uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle davanın görev yönünden reddi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında usûl hükümlerine uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan Kurul kararının iptal edilmesi suretiyle işlemin tesisinden önceki hukuki duruma dönüldüğünden davanın konusuz kaldığı, uyuşmazlığın idari yargının görev alanında olduğu ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, uyuşmazlığın idari yargının görev alanında olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından, davanın kendiliğinden konusuz kalmadığı, dav konusu faturanın da ayrıca iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı iradeyle tesis ettiği kesin ve yürütülebilir idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla, menfaati ihlal edilenler tarafından, idari yargı mercilerinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. İdari yargının görev alanının tespitinde belli başlı üç ölçüt kabul edilmektedir. Bunlardan kamu gücü ölçütüne göre, idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetkisine sahiptir. Bu sebeple idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işlemler ve eylemler, idari yargının görev alanına girer. Kamu hizmeti ölçütüne göre ise idari yargının görev alanı kamu hizmeti kavramıyla açıklanmaktadır. İdarenin kamu hizmeti görmek için yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukunun alanına girmektedir, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır. Karma ölçüte göre ise idarenin üstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünü yetersiz kılmıştır. Günümüzde birçok kamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukuk kurallarına göre yürütülmeye başlanmıştır. Örneğin elektrik, doğalgaz dağıtım, iletim ya da elektronik haberleşme gibi. Bu sebeple, günümüzde idari yargının görev alanının tespitinde yürütülen faaliyetin niteliğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığı önem taşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmektedir. Yukarıda yer verilen ölçütlere göre kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemler bakımından işlemi tesis eden kuruluşun; özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olması ya da yönetilmesi tesis edilen işlemin "idarî" niteliğini değiştirmediği gibi, bu işlemlerin iptali için açılacak davaların da idari yargı mercilerinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur. 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 Kanun'un "Piyasa işletim faaliyeti ve ...’ın kuruluşu" başlıklı 11. maddesinde, 6446 sayılı Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/01/2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi, Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi (...) ticaret ünvanı altında bir anonim şirketin kurulduğu, ...'ın bu Kanun ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olmayacak şekilde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) tarafından hazırlanacak ana sözleşmenin ticaret siciline tescil ve ilanı ile faaliyete geçeceği, teşkilat yapısı ile çalışma esaslarının Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği ve ...'ın piyasa işletmeciliği yanında piyasanın gelişimi doğrultusunda görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarında yeni piyasalar kurulmasına yönelik çalışmaları yapmak ve Kurum'a sunmak, Bakanlıkça uygun görülmesi hâlinde; görev alanına giren organize toptan elektrik piyasalarının işletilmesi amacıyla oluşturulan veya ileride oluşturulabilecek uluslararası elektrik piyasalarına taraf olarak katılmak, bu amaçla kurulan uluslararası elektrik piyasası işletmecisi kuruluşlara ortak veya üye olmak, Kurum'un belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde piyasa işletim tarifelerini belirleyerek Kurum'a sunmak gibi görev ve yükümlülüklerinin olduğu düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı'nca yürütülen soruşturma süreci neticesinde, davacı şirket hakkında 28/06/2021 tarih ve 542 sayılı soruşturma raporu düzenlenerek yazılı savunması talep edildiği, soruşturma raporunda özetle, ...’tan elde edilen veriler doğrultusunda, davacı şirket tarafından Seferihisar RES elektrik üretim tesisinde 2017, 2018 ve 2019 yıllarında "lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarının aşılarak mevzuata aykırı şekilde gelir elde etme" fiilinin işlendiği kanaatine varıldığının ifade edildiği, davacı şirketin yazılı savunmasında ileri sürülen hususların kendisini haklı gösterecek gerekçeler olamayacağı değerlendirilerek, lisans sahibi tüzel kişinin ilgili dönemlerde lisanslarına derç edilmiş ve geçici kabulü tamamlanarak ticari işletmeye alınmış (elektriksel) kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirebileceği azami üretim miktarının üzerindeki uzlaştırmaya esas veriş miktarlarına istinaden hesaplanan YEK toplam bedelinin, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte ... tarafından tahsil edilmesi ve mezkûr aykırılığın tekrar gerçekleştirilmemesi yönünde ihtar edilmesi yolundaki Kurul kararları üzerine dava konusu faturanın düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, statü itibarıyla özel hukuk kurallarına tabi kılınmış olsa da "piyasa işletmecisi" olan ...'ın, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma mevzuatı çerçevesinde tek yanlı, kamu gücü kullanarak idari işlemler tesis edebileceği, dava konusu işlemin idarece salt özel hukuk kurallarına göre değil, 14/04/2009 tarih ve 27200 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği" uyarınca ve Kurul kararının uygulanması amacıyla tesis edildiği anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde idarî yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın görev yönünden reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın görev yönünden reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 09/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.