5. Hukuk Dairesi 2023/12495 E. , 2024/3089 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/308 Esas, 2023/1915 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/8 Esas, 2021/191 Karar Taraflar arasındaki geçici yönetimin ve 2009 tarihli toplantının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar…
**5. Hukuk Dairesi 2023/12495 E. , 2024/3089 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/308 Esas, 2023/1915 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/8 Esas, 2021/191 Karar Taraflar arasındaki geçici yönetimin ve 2009 tarihli toplantının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararın bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili site yöneticisi Pendik 4011 ada 8 parselde kayıtlı 10.401 m² miktarda arsa vasfında taşınmazın maliki olduğunu, müvekkili ile davalıların mensubu oldukları ... İnşaat A.Ş., ... Uluslararası.. A.Ş. ve ... Grubu Proje Ltd. Şti. arasında Beşiktaş 19 uncu Noterliğinde 25.05.2006 tarihinde arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca parsel üzerine 4 bloktan oluşacak toplam 156 daire inşa edilmesi ve bu dairelerin 64 adetinin müvekkiline, 92 tanesinin müteahhite bırakılmasının kararlaştırıldığını, yüklenicilerin inşaatı süresinde bitirmedikleri gibi teslim gerçekleşmeden sitede yaşam başlattıklarını ve bu bağlamda 20.11.2009 tarihinde kendi aralarında toplanarak geçici yönetim kurulu oluşturduklarını ve ...'yı site kurulunun siteye müdür olarak atadığını, yönetim planının müteahhit kurulu tarafından müvekkilinin imzası alınmadan tapuya ibraz edildiğini, tapuya sunulan yönetim planının 7 nci maddesinin ihlal edildiğini, kat malikleri kurulunu toplamadığını, usulüne uygun toplantı ve seçim yapılarak yeni yönetim oluşturulmadığını, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca sitede 2/3 doluluk oranına ulaşılmadığını, taşınmazın anılan Kanun kapsamında bulunmadığını, müvekkilerinin Pendik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/480 Esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararı ile dairelerini teslim alabildiğini, bu hususun da 2/3 doluluk oranına ulaşılmadığının kanıtı olduğunu, bu nedenle Beyaz Evler Sitesi geçici yönetiminin 634 sayılı Kanun'un 17 nci son fıkrası hükmüne uygun bulunmadığından yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Bir kısım davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları, ... İnşaat A.Ş ile davacı arasında arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme uyarınca yüklenici davalıların tüm yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, dava konusu yönetimin oluşturulmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, geçici yönetim oluşturulurken konut sahiplerinin sayısının baz alındığını, bazı maliklerin sitede bir değil birden fazla konuta sahip olduklarını, oy dağılımının maliklerin sahip oldukları konut sayısına göre değil, malik sayısına göre belirlendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Dahili davalı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava dosyasının incelenmesinde müvekkilinin taraf olmasını gerektiren bir durumun bulunmadığını, müvekkilinin 2011 yılında dava konusu taşınmazda bağımsız bölümü iktisap ettiğini ve anılan bağımsız bölümü 2020 yılında sattığını, yani gerek söz konusu yönetim planına ilişkin toplantı tarihinde ve gerekse şu an itibari ile malik sıfatının bulunmadığını, ayrıca tebliğ olunan bilirkişi raporunda varsa aleyhe değerlendirmeleri kabul etmediklerini beyan ederek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; geçici yönetim ve müdürün seçilmesinde ve siteyi yönetmesinde katkısının bulunmadığını, davanın oy verene karşı açılmasının gerektiğini, davaya dahil edilmesinin hukuki olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar kat maliki olsa da ... Sitesi Yönetiminin seçilmesinde ve yönetmesinde hiçbir katkısı olmadığını, toplantılara katılmadığını ve oy kullanmadığını, malik olması nedeniyle tarafına dava açılmasının kanuni olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların 25.05.2006'da "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" ("Sözleşme") başlığını taşıyan ve oldukça kapsamlı, yalnızca yapının inşaatı ve taşınmazın devrine ilişkin hükümler değil bunun yanında tarafların tüm süreç bittikten sonra taşınmazın olmazsa olmaz ihtiyaçlarının da görülmesine ilişkin maddeler de içeren bir sözleşme kaleme aldığını, sözleşmenin 11 inci maddesinde görülebileceği üzere davalıların yüklenici olarak inşa edilen gayrimenkulün hemen hemen her türlü ihtiyacını karşılamakla sorumlu olduklarını, yönetim planının taraflar arasında mutabık kalınarak düzenleneceği ve daha sonrasında davalılar tarafından tapuya tescil ettirileceğini ancak davacının kat malikleri toplantılarına davet edildiğini, hiçbirine iştirak etmediğini, herhangi bir şekilde sürecin bir parçası olmak istemediğini ve bütün sorumluluğu davalıların üzerine bıraktığını, projenin tamamlanmasını takip eden süreçte davalıların aynı yönetim planının 7 nci maddesinde de ortaya konduğu üzere geçici olarak bir yönetim kurulu seçtiğini toplantı tutanaklarından da görüleceği üzere tartışılan gündem maddelerinin sadece sitenin genel ihtiyaçlarına ilişkin olup Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde de görüleceği üzere bilirkişi tarafından davalıların yalnızca olağan işlere yönelik işlemler yaptığının belirtildiğini, bunun da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) hükümleriyle paralel olduğu, zira paylı mülkiyet ilişkisinde her bir paylı ortağın olağan işleri görme yetkisi olduğunu, kalıcı yönetimin davacı nedeniyle oluşturulamadığını kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiaları doğrultusunda mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından bir kısım davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ile kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini ve istinaf taleplerinin incelenmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, geçici site yönetiminin 20.11.2009 tarihinde alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun'un 691 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Toplantı tarihi itibarıyla 634 sayılı Kanun'un 17 nci maddesindeki şartların sağlanmadığı, dolayısı ile yapılan toplantıda 4721 sayılı Kanun'un paylı mülkiyete ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, yeterli nisabın sağlanmadığının tespiti ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın kabulüne karar verilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... vd.den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.