(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5171 E. , 2008/9029 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tahsisin iptaline ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ile çekişmenin giderilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve müdahil vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08.07.2008 gün…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5171 E. , 2008/9029 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tahsisin iptaline ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ile çekişmenin giderilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve müdahil vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08.07.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı idare vekili Av.... ve müdahil vekili Av.... ile karşı taraf davacı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 126 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 4562 sayılı Yasa uyarınca 20.10.2006 tarihinde kendilerine tahsis edildiği halde, 12.01.2007 tarihinde Yasaya aykırı olarak iptal edildiğini ileri sürerek, tahsisin iptaline ilişkin kararın kaldırılmasını ve çekişmenin giderilmesini istemiştir. Davalı, tahsis kararından sonra OSB uygulama yönetmeliğinin 95 maddesi uyarınca “ arsa tahsis sözleşmesi “ imzalanması gerektiğini, davacının davalı idareye müracaat etmediğini , bu nedenle davalı ile sözleşme yapılarak arsa katılım payına ilişkin taksitlendirme yapılamadığını ve aynı yönetmeliğin 99. maddesinde belirtilen sürelerde yapı ruhsatı alarak inşaata başlamadığını savunmuş ve davanın reddini istemiştir. Yargılamalar sırasında ... İplik Sanayi Ticaret A.Ş. , dava konusu taşınmazın 14.03.2007 tarihinde kendilerine tahsis edildiğini , taşınmazda fabrika inşaatına başladıklarını ileri sürerek davanın reddi istemiyle davaya müdahil olmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın OSB yer alan parsellerin gerçek veya tüzel kişilere bedelsiz tahsisine ilişkin yönetmelik uyarınca davacıya bedelsiz olarak tahsis edildiği, bedelsiz tahsis yapılmadığı kabul edilse bile OSB uygulama yönetmeliğinin 94 maddesi uyarınca tahsis şartları ve ödemesi gereken bedelin bildirilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile tahsisin iptaline ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle çekişmenin giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ve müdahil temyiz etmişlerdir. Davacı, tekstil imalatı yapmak amacıyla 19.10.2006 tarihinde davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanlığına başvurmuş , 20.10.2006 tarihli davalı idare yönetim kurulu kararı ile talebi kabul edilmiştir. Davalı idare ,davacıdan 38.697.29 Y.T.L “ alt yapı yatırım payı “ peşinatını yatırmasını talep etmiş , bu bedelin yatırılmaması üzerine 12.01.2007 tarihli yönetim kurulu kararı ile tahsisi iptal edilerek , dava konusu taşınmazı 14.03. 2007 tarihinde müdahil şirkete tahsis edilmiştir. OSB uygulama yönetmeliğinin Sözleşme düzenleme başlıklı 95. maddesinin a) bendi, Arsa tahsislerinde Bakanlık tarafından hazırlanan tip “ arsa tahsis sözleşmesi”nde belirtilen esaslar uygulanır. b) bendi, Arsa tahsis sözleşmesinin bir nüshası ilgili banka şubesine, bir nüshası Bakanlığa intikal ettirilir ve peşinat bankaya yatırılması ile geçerlilik kazanır. ç) bendinde ise, tahsis edilen arsanın geçici bedelinin tespitinde kamulaştırma bedelleri, alt yapı, elektrik şebekesi, sosyal tesisler, arıtma tesisi ve benzeri diğer ortak tesis inşaatları gibi bütün yatırım bedelleri, kredi faizi, komisyon ve gider vergileri ile tüm masraflar tahmini olarak hesaplandığından, ileride OSB kuruluşu tamamlandığında katılımcının hissesine düşen oranda hesap edilecek miktar satış bedeline ilave edilir. hükmü bulunmaktadır. Anılan maddenin ( a ) bendi uyarınca “ arsa tahsis sözleşmesi “ imzalanması ve ( ç ) bendinde yazılı bedellerin ödenmesi zorunludur. Peşinatın yatırılması ile de arsa tahsis sözleşmesi geçerlilik kazanır. Görüldüğü üzere, arsa 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun ve OSB yer alan parsellerin gerçek veya tüzel kişilere bedelsiz tahsisine ilişkin yönetmelik uyarınca bedelsiz olarak tahsis edilse dahi ( ç ) bendinde yazılı satış bedeli dışındaki diğer bedellerin ödenmesi zorunludur. Başka bir anlatımla, tahsis sözleşmesinin geçerlilik kazanması için, arsanın tahsis edilmesinden sonra taraflar arasında “ arsa tahsis sözleşmesi “ yapılması , ( ç ) bendinde yazılı alt yapı v.b. yatırımların tahmini olarak yapılan hesaplamalarına göre taksitlendirme yapılması ve ilk peşinatın bankaya yatırılması zorunludur. Somut olayda, davacı şirket basiretli bir tacir gibi davranarak tahsisten sonra davalı idareye müracaat ederek “ arsa tahsis sözleşmesi “ imzalamamış ve kendisinden talep edilen 38.679.29 YTL “ alt yapı katılım “ peşinatını da ödememiştir. Türk Medeni Kanunun 2. maddesi uyarınca, Herkes , haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Az yukarıda açıklandığı gibi davacı şirket yükümlülüklerini yerine getirmediğinden “ dürüst davranma “ kuralına uygun hareket ettiğinin kabulü mümkün değildir. Öte yandan, dava konusu taşınmazın müdahil şirkete tahsisinden sonra davalı idare ile müdahil şirket arsa tahsis sözleşmesi yapmış ve müdahil şirket alt yapı katılım payı ilk taksidi 41.521.00 YTL peşinatı 02.02.2007 tarihinde ilgili banka şubesine yatırarak fabrika inşaatına başlamıştır. Dosyaya ibraz edilen resimlerden de fabrika inşaatın büyük ölçüde tamamlandığı anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, davacı şirket 4562 sayılı OSB Kanunu ve OSB uygulama yönetmeliği uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmediğinden davalı idarece tahsisin iptalinde yasaya aykırılık yoktur. Bu nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 550.00 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idare ve müdahil şirkete verilmesine, 08.07.2008 tarihinde oy birliği ile karar verildi.