T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1548 Esas KARAR NO : 2026/423 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 01/02/2024 NUMARASI : 2022/22 Esas, 2024/15 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk ince…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1548 Esas KARAR NO : 2026/423 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 01/02/2024 NUMARASI : 2022/22 Esas, 2024/15 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin uzun yıllardır yayıncılık sektöründe faaliyet gösteren ve bünyesinde ..., ..., ..., KAPI, ... isimli alt yayın evlerini barındıran köklü bir yayın kuruluşu olduğunu, Klasikler çeviri projesi kapsamında ... - ... isimli eserin Türkçe'ye tercümesi amacıyla 16.10.2015 tarihinde davalı ile müvekkil şirket arasında Telif Hakkı Devir Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin sözleşme süresi içerisinde edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, sözleşme imza tarihinden 2018 yılına kadar davalıya 20.481,92TL avans ödemesi yapıldığını, sözleşme gereği davalının çeviriyi 17/07/2017 tarihinde teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen davalının taahhüde uymaması nedeni ile 17/07/2020 tarihli yenileme sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme sonrasında davalı tarafından çevirisi yapılan eserlerin Mart 2021 tarihinde müvekkili şirket bünyesinde bulunan ... Yayınları uhdesinde umuma arz edildiğini ve satışının halen devam ettiğini, davalı tarafça Kadıköy 25. Noterliğinin 17/01/2022 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cayma hakkının kullanıldığının müvekkil şirkete bildirildiğini, gönderilen ihtarnamede cayma hakkının neden kullanıldığına yönelik somut ve anlaşılır bir talep bulunmasa da davalı tarafça ihlal edildiği iddia edilen hakkın kullanılması için müvekkil şirkete verilmiş bir sürenin de bulunmadığını, davalının cayma bildiriminin kötü niyetli olduğunu ve asıl amacının eseri başka bir yayın evinden yayınlatmak olduğunu, davalının kişisel sosyal medya hesabında yapmış olduğu paylaşımlarda telif ödemesi almadığına yönelik gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, ayrıca yine paylaşımlarında başka bir yayın evi ile anlaştığına ilişkin beyanlarının bulunduğunu beyan ederek; caymaya itiraz ettiklerini, mahkemece cayma iradesinin geçersizliğinin tespiti ve açmış oldukları davanın kabulüne karar verilerek caymanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davacının ...’ye ait olan... (...) isimli eserin çevirisi konusunda anlaştıklarını ve eserin basımından itibaren 7 yıl geçerli olacak 16.10.2015 tarihli Telif Hakkı Devir Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca 28.12.2015 tarihinde çevirilerinin ilk hallerini davacı tarafa göndermeye başladığını, 28.08.2017 tarihinde de çevirinin ilk ham kopyasının gönderildiğini, davacı tarafından elektronik formatta düzenlenmiş kopyanın müvekkiline gönderilmediğini, buna karşın müvekkiline “...” adında PDF formatında bir metin ulaştığını, bu metnin daha önce konuşulduğu gibi düzenleme ekleme yapmaya imkan veren bir format olmadığını, müvekkilinin metne itiraz ve tespitlerini yayınevine sözlü ve yazılı olarak gönderdiğini ancak müvekkilinin görüşlerinin yayınevi tarafından dikkate alınmadığını, davacı ve ... yayın evi arasında çıkan anlaşmazlıklar sonucunda müvekkiline eserin ... Yayın evinden basılması teklifi yapıldığını, müvekkilinin de uygun bulması ile eserin 24.03.2021 tarihinde ... Yayınevi’nden yayınlandığını, davacının ayrıca hukuka aykırı olarak müvekkilinin çevirisini başka bir çevirmen adı altında ... yayınevi tarafından yayınladığını, Davacının 05.10.2021 tarihli başvurusu ile müvekkiline yapmış olduğu telif hakları sözleşmesi uyarınca kendisine ödediği avans ödemelerininin iadesini istediğini ve müvekkilinin de kabulü ile İstanbul Arabuluculuk Merkezinin 01.11.2021 tarih ve 2021 / 107398 sayılı kararı ile davacı ile yapılan sözleşmenin sonlandırılması amacıyla müvekkile ödenen avans ödemesinin davacıya geri ödendiğini, bu itibarla davacının müvekkiline cayma hakkını kullanamazsın diyebileceği bir telif hakkı sözleşmesinin dahi kalmadığını, davacı tarafından müvekkilinin eserinin başka bir nam ve isim altında hukuka aykırı olarak yayınlaması ve müvekkilin haklarının ihlal edilmesi nedeniyle Kadıköy 25. Noterliği’ nin ... Yevmiye no.lu ve 17.01.2022 tarihli ihtarnamesi ile cayma hakkının kullanıldığını ve telif ücretinin ödenmesi hususu ihtar edildiğini, ihtara rağmen davacı tarafından herhangi bir ödeme de yapılmadığını, müvekkilinin eserden maddi ve manevi hiçbir kazanç elde etmediğini, tüm bunlarla beraber altı yıllık emeğinin hiçe sayıldığını, davacının dava edebileceği bir telif hakkı devir sözleşmesi bulunmadığını, aksinin düşünülmesi halinde bile müvekkili tarafından cayma hakkının hukuka uygun olarak kullanıldığını beyan ederek; davanın reddine aksi halde 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ nun 58. Maddesi gereği müvekkilin cayma hakkını hukuka uygun olarak kullandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: ".... davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde Kadıköy 25. Noterliği'nin 17/01/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirtilen hususlarda beyanda bulunulduğu, Kadıköy 25. Noterliği'nin 17/01/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamede cayma hakkının 16/10/2015 tarihli sözleşme kapsamında kullanıldığı beyan edilmiş ise de bu sözleşmeden sonra taraflar arasında aynı konuda 17/07/2020 tarihli yeni bir sözleşme düzenlendiği bu sözleşmeyle 16/10/2015 tarihli sözleşmenin sona erdiği anlaşılmakla davacının cayma hakkını 17/07/2020 tarihli sözleşme kapsamında kullandığının değerlendirildiği, davacı tarafça caymanın geçersizliğinin tespiti talepli bu davanın FSEK 58.maddesinde belirtilen 4 haftalık süre içerisinde açıldığı, FSEK. 58. Maddesinde düzenlenen cayma hakkının eser sahibinden hak veya ruhsat iktisap eden kişinin bu hak veya ruhsattan gereği gibi yararlanamayarak menfaatlerinin ihlali halinde kullanılabilen özel bir fesih hali olduğu, dosya içerisindeki deliller ve tarafların beyanlarından davacı tarafça sözleşme kapsamında davalıya ait davaya konu çevirinin basım, yayım, tanıtım ve satışının yapıldığının, iktisap ettiği hak veya ruhsattan gereği gibi yararlandığının anlaşıldığı, cayma hakkının kullanılmasına ilişkin sebep olarak gösterilen sözleşme kapsamında yapılması gereken ödemeler ve davalıya ait davaya konu çevirinin başka bir çevirmen adı altında basım ve yayımının yapılması iddialarına ilişkin hususların FSEK 58.madde kapsamında cayma hakkının kullanılabileceği bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği davalının iddialarının genel olarak fesih iradesinde bulunulmuş olması halinde feshin haklı olup olmadığı yönünde değerlendirilebileceği, ancak somut olayda davalının cayma hakkını kullandığı, yukarıda belirtildiği üzere FSEK 58.madde kapsamında cayma hakkının eser sahibinden hak veya ruhsat iktisap eden kişinin bu hak veya ruhsattan gereği gibi yararlanamayarak menfaatlerinin ihlali halinde kullanılabileceği, davacı tarafça davalıya ait davaya konu çevirinin basım, yayım, tanıtım ve satışının yapıldığı, iktisap ettiği hak veya ruhsattan gereği gibi yararlandığı, davalı tarafça ihtarname ve cevap dilekçesinde davacı tarafından başlatılan arabuluculuk sürecinde İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2021/15675 sayılı dosyasında tarafların anlaşması ile davalıya yapılan avans ödemelerinin davacıya iade edilerek sözleşme ilişkisinin ihtarnameden önce sonlandırıldığı belirtilmiş ise de davacı tarafça davalıya yapılan ödemelere ilişkin dekontların ve ticari defterlerin sunulduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2021/15675 sayılı dosyasındaki son tutanağın incelenmek üzere dosyamız içerine alındığı bunlar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemelerinin bir kısmının davalı tarafından iade edildiği anlaşılmış ise de davalı tarafından yapılan iadenin taraflar arasındaki sözleşmenin mali yükümlülükleri yönünden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle iade edilmiş olabileceği, arabuluculuk son tutanağında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona erdirildiğinin açık bir şekilde belirtilmediği, açık bir şekilde belirtilmediğinden taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona erdirildiği yönünde değerlendirme yapılamayacağı, davalı tarafça cayma hakkının kullanıldığı ihtarnamede FSEK 58.maddesinde düzenlendiği şekilde makul bir sürenin de verilmediği tüm bu husular birlikte değerlendirildiğinde yukarıda açıklandığı üzere FSEK 58.madde kapsamında cayma hakkının kullanılabilmesine ilişkin şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından; -Davanın KABULÜ ile, davalı tarafça Kadıköy 25. Noterliğinin 17/01/2022 Tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile kullanılan caymanın geçersizliğine," şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Cayma hakkını kullanan müvekkilinin eserinin, hukuka, mevzuata aykırı olarak davacı yanca başka bir yayın evinden başka bir kişinin nam ve adına yayımlanması karşısında artık geri dönülmez bir şekilde müvekkilinin manevi hakları ihlal olduğundan ve FSEK 71. madde uyarınca suç işleyen davacı hakkında şikayetçi olunması halinde hem hapis hem de para cezası alacağını, olağanüstü caymanın koşullarının gerçekleştiğini, süre verilmediğine ilişkin gerekçenin ve raporun bu yönü ile kabulünün mümkün olmadığını, cayma hakkının hukuka uygun olarak kullanıldığını, davacı ... yayınevi tarafından... ismi ile hukuka aykı olarak müvekkilinin manevi ve maddi hakları ihlal edilerek yayınlanmış olup caymanın koşulları oluşmuş olduğunu, eserin dipnotsuz ham kopyasını davacı yayıncıya gönderildiğini ve eserin düzenlenmiş formattaki halini beklenirken 02.07.2019 tarihinde “...” adında PDF formatında bir metin iletildiğini, bu metin üzerinde daha önceden davacı yayıncı ile konuşulup anlaşıldığı üzere düzenleme ekleme yapma gibi bir imkân verilmediğini, “...” müvekkilinin metni olmaktan çıkarılmış, yeni bir metin haline getirilmiş olduğunu, bu hususların incelenmediğini,Raporda müvekkilinin çevirisini yaptığı eser üzerinde kendisinin onayı olmadan yapılan sayısız değişiklik olması, editörün İtalyanca bilgisinin böylesine önemli ve ayrıntılı bir eserin editörlüğünü yapmak için yeterli bulunmaması gibi nedenlerle davacı yayıncı ile ortak karar alarak eserin başka bir yayınevinden başka bir editör düzenlemesi ile yayınlanması konularında anlaşmış olmaları ve, bu nedenle de davacının da ikrarında olduğu üzere 2020 yılında 2015 yılındaki telif hakkı devir sözleşmesinin devamı niteliğinde olan bir yenileme sözleşmesi akdetmiş olmaları ve 01.01.2021 tarihinde müvekkilin çevirisi eklediği dipnotlar ile 24.03.2021 tarihinde ... yayınevi’nden yayınlanmış olduğu hususunu göz ardı edilmiş olduğu, ... Yayınevi tarafından yayınlanan... adlı eserin 2020 Kasım ayında basıldığı fakat Eserin Künyesine Nisan 2021 yazılarak bir yanılgı ortaya çıkarılmaya çalışılmış olduğunun değerlendirilmediğini, müvekkilinin yapmış olduğu çeviri kullanılarak basılan eserde müvekkil mali kazanç elde etmemiş olduğunu, Davacı yayınevinin 05.10.2021 tarihli başvurusu ile müvekkille yapmış olduğu telif hakları sözleşmesi uyarınca kendisine ödediği avans ödemelerinin iadesini istediğini ve bu istemin müvekkilinin de kabulü ile İstanbul arabuluculuk merkezinin 01.11.2021 tarih ve 2021 / 107398 sayılı kararı ile de kesinlik kazandığını davacı taraf ile yapılan sözleşmenin sonlandırılması amacıyla da müvekkiline ödenen avans ödemesi 16.11.2021 tarihinde davacıya geri ödendiğini, Davacı yayınevi avans ödemelerini geri alarak müvekkilline yaptığı telif hakları sözleşmesini fesh ettiğinden yahut müvekkilinin davacının talebi üzerine avans ödemelerini iade ettiğinden, taraflar arasında halen hüküm süren bir telif hakkı sözleşmesi bulunmadığını, Müvekkilinin ... yayınevine göndermiş olduğu çevirisinin ... yayınevi tarafından basılması hususunda yayınevi ile zaten anlaşmaya varmış olduğu, davacı yayınevi ise maddi kazanç elde etmek için müvekkilinin önceden yapmış olduğu eserin tamamının çevirisini kullanmak sureti ile eseri sanki yeni bir çevirmen ile çalışarak meydana getirmiş gibi hukuka aykırı olarak müvekkilinin telif haklarını ihlal ederek umuma sunmuş olduğunu,Kanunda açıkça, “bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşmekte ise” mehil vermeye lüzum olmadığını düzenlemekte olduğunu, müvekkilinin menfaatlerinin esaslı surette tehlikeye düştüğünü, eserinin izinsiz ve hukuka aykırı şekilde basılması ve yayınlaması müvekkilinin hem maddi hem manevi menfaatlerini esaslı surette tehlikeye düşürmekte olduğunu, davacının müvekkiline cayma hakkını kullanamazsın diyebileceği bir telif hakkı sözleşmesi dahi kalmadığını, davacı avans ödemelerini geri alarak müvekkille yaptığı telif hakları sözleşmesini fesh ettiğini, taraflar arasında halen hüküm süren bir telif hakkı sözleşmesi bulunmadığını, Kadıköy 25. Noterliği’ nin ... Yevmiye no.lu ve 17.01.2022 tarihli ihtarnamesi ile davacının 16.10.2015 tarihli Telif Hakkı Devir Sözleşmesi’ ne aykırı davranışları, müvekkile ait eserin hukuka aykırı gerçek dışı isimler ve şekillerle kullanılması nedenleriyle cayma hakkını kullandığı bildirilerek davacı yayınevi tarafından haksız ve hukuka aykırı kullanılan çeviriye ilişkin olarak 500.000 TL telif hakkının müvekkile ödenmesi de talep edildiğini, mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabileceğini, sözleşmeden doğan “mali hakkı kullanma” edimini yerine getirmeyen kimse kusursuz olsa ve hatta eser sahibi kusurlu olsa dahi, eser sahibine sözleşmeyi sona erdirme yetkisi verdiğini, Somut uyuşmazlık konusunda yetkin ve uzman olmayan SMMM ... ve ... Öğretim Görevlisi ... tarafından tanzim olunan 26.10.2023 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın bozulmasını, yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, caymanın geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Cayma hakkı 5846 Sayılı FSEK 58.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre cayma hakkının kullanılması için şekle ve esasa dair şartların gerçekleşmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta; cayma bildiriminde bulunan davalının FSEK 58. Maddesi gereğince hak ve salahiyetlerinden gereği gibi faydalanamadığını ve eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının esaslı surette ihlal edildiğini ispatlayamadığı, FSEK 58/2 maddede cayma hakkını kullanan eser sahibinin noter vasıtasıyla diğer tarafa "münasip bir mehil vermeye mecbur olduğu" düzenlenmesine rağmen mehil vermediği, maddede düzenlenen mehil verilmesi istisnalarının da somut olayda bulunmadığı, dosyadaki son raporun yeterli ve hükme elverişli olduğu dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2026