2. Hukuk Dairesi 2012/5846 E. , 2012/24023 K. MAHKEMESİ :Samsun 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :20.12.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından, kusur belirlemesi, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı kadın tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.10.2…
**2. Hukuk Dairesi 2012/5846 E. , 2012/24023 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Samsun 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :20.12.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı koca tarafından, kusur belirlemesi, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı kadın tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.10.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı A..D.. A.. ile vekili Av. S..Ş...e karşı taraf temyiz eden davacı F.. A.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacının Antalya Kemer'de noterlik yaparken önce Trabzon'a sonra Samsun'a tayininin çıktığı, davacı kocanın, 2004 yılından bu yana Samsun'da yaşadığı, 12.02.2007 tarihinde, davalı kadına eve dön ihtarı gönderdiği, bunun üzerine davalının Samsun'a geldiği tarafların 2008 yılı Temmuz ayına kadar birlikte yaşadıkları, dolayısıyla taraflar arasında bu tarihe kadar olan olayların karşılıklı olarak affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı anlaşılmaktadır. Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez. Bu tarihten sonra ise fiili ayrılık dışında bir olayın varlığı kanıtlanamamıştır. Fiili ayrılık ise tek başına boşanma nedeni değildir. Terk hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bir dava da bulunmamaktadır. Davanın reddi gerekirken bu yön nazara alınmadan kabulü doğru görülmemiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların boşanmanın fer'ilerine yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, duruşma için taktir olunan 900 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 09.10.2012 (Salı) KARŞI OY YAZISI Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; tarafların 2001 yılına kadar Antalya ilinde birlikte yaşadıkları, Kemer noteri olan davacının 2004 yılında Trabzon, 2004 yılında da Samsun Noterliğine atamasının yapıldığı, bu süreçte davalı kadının Trabzon ve Samsun’daki eğitim imkanlarının yetersiz olduğu gerekçesiyle davacıyla birlikte Trabzon ve Samsun’a gelmekten kaçındığı ve çocuklarıyla birlikte Antalya’da kaldığı, davacının 12.07.2007 tarihinde davalıya Samsun’da bulunan konuta dönmesi için mahkeme aracılığı ile ihtar gönderdiği, davalının bunun üzerine Samsun’a davacının yanına geldiği, sekiz ay kadar birlikte yaşadıktan sonra, bu kez Samsun’daki eğitim durumunun yetersiz olduğu gerekçesiyle, davacının rızası dışında çocuklarıyla birlikte yeniden Antalya’ya taşındığı anlaşılmıştır. Eşler birlikte yaşamak; birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. (TMK. mad.185) Evlilik birliğinde kanunun eşlere yüklediği ilk görev birlikte yaşamalarıdır. Davalının evlilik birliğinin yüklediği görevleri yerine getirmekten ve birlikte yaşamaktan kaçındığı, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitilekte bir geçimsizliğin olduğu sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamak, davacıdan ihtar üzerine eve dönüp haklı bir sebep yokken tekrar evi terkeden eşe eve dönmesi için yeniden ihtar göndermesini istemek ve dönmediği takdirde terk hukuki sebebine dayalı dava açmasını beklemek kanuna ve hakkaniyete uygun olmayacaktır. Mahkemenin dosya kapsamına uygun boşanma kararı doğrudur. Bu sebeple temyize konu hükmün boşanmaya ilişkin bölümünün onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.