3. Ceza Dairesi 2020/4200 E. , 2020/9682 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. A…
**3. Ceza Dairesi 2020/4200 E. , 2020/9682 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki hüküm karşısında, deneme süresinde yeni bir kasıtlı suç işlenmiş olması nedeniyle duruşma açılmasının amacı, oluşan yeni durum karşısında yargılamaya devam olunduğundan sanığın bir şekilde haberdar edilmesi ve bu şekilde savunma hakkının kullanılmasını sağlamaktır. Bununla birlikte, duruşmanın usulüne uygun olarak kendisine bildirilmesine rağmen duruşmaya katılmayan sanığın önceki savunması ile yetinilerek yargılamanın bitirilebileceği anlaşılmakla; mahkemece duruşma açılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, duruşma açmaksızın, dosya üzerinde inceleme yaparak tensiben hükmü açıklamak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 2) Mağdur ...'in yaralanmasına ilişkin alınan İskenderun Devlet Hastanesinin 05.05.2012 tarihli raporunda ''Burunda kırık, kafada sol periatel bölgede yumuşak doku travması, ödem, burun ve çene sol tarafta yumuşak doku travması, sağ ve sol yanak, sol sakallı bölgede minimal sıyrık, sağ ayak bileğinde abrazyon, basit tıbbi müdahale ile düzelmez, hayati tehlikesi yoktur, KBB polikliniğinde kontrolü uygundur'' belirtilmesine rağmen, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hangi derecede etkilediğinin gösterilmediği ve bu hususta başkaca rapor alınmadığı görülmekle, yaralanmanın niteliği ve derecesi göz önüne alınarak en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, gerekli açıklamayı ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre derecesini içermeyen, yetersiz nitelikteki rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 14.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.