TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR TAHİR GÖKATALAY BA ŞVURUSU (4) (Başvuru Numaras ı: 2018/24477) Karar Tarihi: 24/3/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 18/6/2021-31515 Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Raportör : Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI Başvurucu : Tahir GÖKATALAY Vekili : Av. Esra KILIÇ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, gözalt ına al ınırken huku
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR TAHİR GÖKATALAY BA ŞVURUSU (4) (Başvuru Numaras ı: 2018/24477) Karar Tarihi: 24/3/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 18/6/2021-31515 Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Raportör : Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI Başvurucu : Tahir GÖKATALAY Vekili : Av. Esra KILIÇ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, gözalt ına al ınırken hukuka ayk ırı kuvvet kullan ımı neticesinde yaralama meydana gelmesine ra ğmen bu olaya ili şkin yap ılan soruşturman ın etkili yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvurular 16/8/2018 ve 11/12/2019 tarihlerinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurular ın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. 2019/40241 ba şvuru numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2018/24477 ba şvuru numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı ile birleştirilmesine, incelemenin 2018/24477 ba şvuru numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı üzerinden yürütülmesine karar verilmi ştir. 6. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler do ğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 39. 1953 do ğumlu olan ve Konya'da ya şayan başvurucu, olay tarihinde ziyaret amac ıyla Ankara'da bulunmaktad ır. 10. Başvurucu 25/8/2011 tarihinde torunuyla birlikte parkta oldu ğu esnada kendisi hakk ında cinsel taciz ihbar ı alan kolluk görevlilerince yakalanarak kolluk merkezin e götürülmü ştür. Kolluk merkezinde yap ılan ihbar ın as ılsız olduğunun anla şıldığı fakat bu süreçte ba şvurucunun yakalan ırken kolluk görevlilerine direndi ği gerekçesiyle ba şvurucu gözalt ına al ınm ıştır. Başvurucunun gözalt ına al ınırken hakk ında düzenlenen sa ğlık raporunda (ilk rapor) bir k ısım fiziki yaralanma bulgusu tespit edilmesine ra ğmen bir gün sonra gözalt ından ç ıkar ılırken al ınan raporda (ikinci rapor) darp ve cebir izinin bulunmad ığı bilgisine yer verilmi ştir. 11. Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığı (Başsavc ılık) taraf ından başvurucu hakk ında görevi yapt ırmamak için direnme suçu isnad ıyla soruşturma yap ılm ıştır. An ılan soruşturma sıras ında başvurucunun yakalan ırken kolluk görevlilerince darbedildi ğini iddia etmesi nedeniyle iki kolluk görevlisi hakk ında da resen zor kullanma yetkisinin a şılmas ı suçu yönünden soru şturma yap ılm ıştır. Başsavc ılıkça yap ılan soruşturma sonunda ba şvurucu hakk ında ceza davas ı aç ılmas ına, kolluk görevlileri hakk ında kovu şturma yap ılmamas ına karar verilmi ştir. 12. Başvurucunun darbedildi ği için daha sonra kolluk görevlilerinden şikâyetçi olmas ı üzerine Ba şsavc ılıkça daha önce hakk ında soruşturma yap ılan bir kolluk görevlisi de dâhil olmak üzere dört kolluk görevlisi ve park ın güvenlik görevlisi hakk ında kötü muamele, görevi kötüye kullanma ve resmî belgede sahtecilik suçlar ı yönünden soru şturma yap ılarak şüpheliler hakk ında kovuşturmama karar ı verilmiştir. Başsavc ılık karar ının kesinleşmesinden sonra ba şvurucu 25/7/2013 tarihinde 2013/5605 ba şvuru numaral ı bireysel ba şvuruda bulunmuştur ( bu sürece kadar gerçekle şen olay ın detaylar ına ilişkin ayr ıntılı bilgi için bkz. Tahir Gökatalay (3) , B. No: 2013/5605, 30/3/2016) . 13. Anayasa Mahkemesi taraf ından yap ılan inceleme sonucunda 30/3/2016 tarihinde, ba şvurucu hakk ında al ınan sağlık raporlar ı aras ında çelişki bulunmas ı, Başsavc ılık karar ında darp ve cebir izi olmad ığı belirtilmi ş ise de sa ğlık raporunun Cumhuriyet savc ısına bildirilmedi ği dikkate al ınarak başvurucunun yakalanmas ı sıras ında yaralanmas ının mevcut olup olmad ığının dahi aç ıklığa kavuşturulmamas ı nedeniyle kötü muamele yasa ğının usul boyutunun ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. Karar 26/5/2016 tarihinde Ba şsavc ılığa bildirilmi ştir. Bu aşamadan sonraki geli şmeler tarihsel s ırayla anlat ılm ıştır. 14. Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı doğrultusunda Ba şsavc ılıkça 27/5/2016 tarihinde soru şturma yeniden aç ılm ıştır. 15. Başvurucunun 31/8/2016 tarihli dilekçeyi sunmas ından başka şikâyet ve delillerinin tespiti amac ıyla 27/9/2016 tarihinde ayr ıntılı ifadesi al ınm ıştır. Başvurucu ifadesinde özetle parkta yan ına gelen kolluk görevlileri A. Ş. ile A.Ü.nün yüzüne ve vücudunun farkl ı bölgelerine vurmak suretiyle kendisini darbetti ğini, kolluk merkezinde de darp eyleminin devam etti ğini, Kolluk Amiri N.O.nun kendisine hakaret etti ğini, yan ında bulunan torununu eve b ırakmak amac ıyla kolluk görevlileriyle eve gitti ğinde yaşanan olay ı çocuklar ına anlatt ığını ve darp izlerini gösterdi ğini, daha sonra sa ğlık raporu al ınmas ı amac ıyla hastaneye gittiklerinde doktor K.T.nin yaralanmalar ını raporlad ığını ancak her bulgunun yaz ılmad ığını sonradan fark etti ğini beyan etmi ştir. Başvurucu ayr ıca kolluk görevlileri hakk ındaki şikâyetinden vazgeçmesi için kolluk merkezinde kendisine bask ı Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 4yap ıldığını, atanan avukat N.H.D.nin tan ık olarak dinlenilmesini istedi ğini, gözalt ından çıkar ılırken doktor M.D.nin kendisini muayene etmeden rapor düzenledi ğini, daha sonra Başsavc ılığa ifade vermeden serbest b ırak ıldığını, olay nedeniyle psikolojik olarak rahats ızland ığını ve tedavi gördü ğünü, hastaneden taburcu olduktan sonra kolluk görevlilerinden şikâyetçi oldu ğunu, bu s ırada da hakk ında ceza davas ı aç ıldığını öğrendiğini ifade etmi ştir. 16. Başvurucunun ifadesi s ıras ında yan ında bulunan avukat ı 31/8/2016 tarihli dilekçelerdeki hususlar ı yinelemi ş; sağlık raporlar ı aras ındaki çeli şkinin giderilmesi için adli tıp kurumundan rapor al ınmas ını, olaya ili şkin kamera kay ıtlar ının toplanmas ını ve şüpheli kolluk görevlilerinin sorgular ı sıras ında kendilerinin de haz ır bulunmas ını talep etmi ştir. 17. Başsavc ılıkça 13/10/2016 tarihinde kolluk merkezinden olayla ilgili olarak başvurucu hakk ında düzenlenen fezleke evraklar ı ile kamera görüntülerinin temin edilere k gönderilmesi talep edilmi ştir. 18. Bu arada ba şvurucu hakk ında görevi yapt ırmamak için direnme suçunu i şlediği isnad ıyla aç ılan ceza davas ı, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 9/5/2017 tarihli karar ıyla beraat ile sonuçlanm ıştır. 19. Başvurucuyla ilgili sa ğlık raporunu düzenleyen doktorlar K.T. ile M.D. hakk ında görevi kötüye kullanma ve gerçe ğe ayk ırı rapor düzenleme suçlar ı kapsam ında Ankara Valili ğinden 6/9/2017 tarihinde, Keçiören Kaymakaml ığından 18/9/2017 tarihinde soruşturma izni talep edilmi ştir. Keçiören Kaymakam ınca 1/11/2017 tarihinde doktorlar hakk ında soruşturma izni verilmemesine karar verilmi ştir. Karar gerekçesinde, ba şvurucunun her iki muayenesinde de uygun t ıbbi hizmet ald ığı ve raporlar ın usulüne uygun haz ırland ığı açıklanm ıştır. 20. Soruşturma makam ınca 2017 y ılının farkl ı aylar ında şüpheli kolluk görevlileri A.Ş., N.O., S.A., A.Ü. ve M.A.n ın savunmalar ı al ınm ıştır. Şüpheliler üzerilerine at ılı suçlamalar ı kabul etmemi ştir. Bir k ısım farkl ılıklar bulunmakla birlikte kolluk görevlileri genel olarak ifadelerinde; ba şvurucu hakk ında yap ılan ihbar nedeniyle ba şvurucuyu kolluk merkezine götürmek istediklerini, bu s ırada etrafta bulunan kalabal ığın linç giri şimini engellediklerini, ba şvurucunun direnmesi üzerine zor kulland ıklar ını, bu arada ba şvurucunun karşı koyarak tekme att ığını, kolluk merkezinde kendisini yere atarak olaya a şırı tepki verdiğini, darp veya hakaret olay ının yaşanmad ığını aç ıklam ıştır. 21. 11/12/2017 tarihinde ba şvurucu yeniden dilekçe ibraz ederek delillerin toplanmas ını istemiş; bu bağlamda görüntülere ula şılmas ını, adli t ıp kurumundan rapor alınmas ını, hastaneye götürülürken refakat eden kolluk görevlilerinin kimliklerinin tespit edilmesini ve haklar ında soruşturma yap ılmas ını talep etmi ştir. 22. Savunmas ı al ınamayan şüpheli Kolluk Amiri Ç.A.n ın ifadesinin al ınmas ı amac ıyla 24/1/2018 tarihi ile 8/5/2018 tarihi aras ında Başsavc ılıkla bir ba şka savc ılık aras ında yaz ışmalar yap ıldığı, en son 8/5/2018 tarihinde Ba şsavc ılıkça şüpheli amirin ifadesinin bizzat al ındığı anlaşılm ıştır. Ç.A. ifadesinde, ba şvurucunun getirildi ği kollu k merkezinin amiri olarak görev yapt ığını, başvurucuya kötü muamelede bulunulmad ığını, hakk ında al ınan ilk raporda darp ve cebir izi tespit edilmesine ra ğmen Başsavc ılığa gönderilen fezlekede maddi hata yap ılarak darp ve cebir izinin olmad ığının yaz ıldığını ancak dosyas ı içinde zaten tüm evraklar ın bulundu ğunu dile getirerek gerçe ğe ayk ırı belge düzenlenmesinin söz konusu olmad ığını belirtmiş ve suçlamay ı kabul etmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 523. Başvurucunun talebi do ğrultusunda olay günü müdafi olarak atanan N.H.D.nin 25/5/2018 tarihinde tan ık olarak beyan ı al ınm ıştır. N.H.D. olay ı ve başvurucuyu hat ırlamad ığını belirtmiştir. 24. Başsavc ılıkça 1/8/2018 tarihinde şüpheli güvenlik görevlisi H.T.nin savunmas ı alınm ıştır. Suçlamay ı kabul etmeyen H.T., ba şvurucunun parkta daha önce tan ımad ığı çocuklarla şüpheli davran ışlar ı olduğunu gözlemlemesi nedeniyle kolluk görevlilerine haber verdiğini, kendisinin ba şvurucuya fiziki müdahalesinin olmad ığını, kolluk görevlilerinin parkta veya kolluk merkezinde ba şvurucuyu darbetti ğini veya ba şvurucuya hakaret etti ğini görmediğini ifade etmi ştir. 25. Başvurucunun şikâyet etti ği doktorlar hakk ında soruşturma izni verilmemesi karar ına itiraz ı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi taraf ından 24/5/2018 tarihinde reddedilmi ştir. An ılan karar ın başvurucuya tebli ği üzerine ba şvurucu 16/8/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunarak doktorlar hakk ında gerekmedi ği hâlde soru şturma izni prosedürünün i şletilmesinden şikâyet etmi ş, soruşturman ın h ızlı yürütülmedi ğini vurgulayarak etkisiz oldu ğunu dile getirmi ştir. 26. Diğer yandan ba şvurucu 13/9/2018 tarihinde Ba şsavc ılığa verdiği ayr ıntılı dilekçesinde daha önce dile getirdi ği hususlar ı tekrarlayarak al ınan savunmalara kar şı beyanda bulunmu ş ve bir k ısım delilin toplanmas ını yeniden talep etmi ştir. 27. Başsavc ılık 15/2/2019 tarihinde ba şvurucunun gözalt ı giriş raporunda bir k ısım yaralanma bulgular ı tespit edilmesine ra ğmen gözalt ı çıkış raporunda bunun tespit edilmedi ği vurgulanarak bir gün içinde tespit edilen söz konusu bulgular ın iyileşme ihtimalinin olup olmad ığı ile başvurucunun gözalt ına al ınmas ının hemen ard ından geçirdi ği psikolojik rahats ızlığı ile soru şturulan olay aras ında illiyet ba ğı olup olmad ığının tespit edilmesi amac ıyla İstanbul Adli T ıp Kurumu Ba şkanl ığından (Adli T ıp Kurumu) görü ş sormuştur. 28. Başvurucu 15/3/2019 tarihinde dosyan ın İstanbul yerine -soru şturman ın hızlanmas ı amac ıyla- Ankara Adli T ıp Kurumuna gönderilmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucunun talebi yerine getirilmemi ştir. 29. Adli T ıp Kurumunun 28/3/2019 tarihli eksiklik yaz ısıyla başvurucunun gördü ğü psikiyatrik tedavilerin tüm evraklar ının ve başvurucunun gözalt ına al ındığı tarihteki tü m tıbbi bilgilerin gönderilmesi, ayr ıca başvurucunun muayene edilmek üzere usulüne uygun şekilde sevk edilmesi gerekti ği bildirilmi ştir. 30. Başsavc ılıkça nezarethane kamera görüntülerinin temini amac ıyla 16/7/2019 tarihinde yeniden kolluk merkezine müzekkere yaz ılm ıştır. Müzekkerede, kamera görüntülerinin bir ay süreyle tutulduktan sonra silindi ği hususunda daha önce (2012 tarihinde) bilgi verilmi şse de kay ıtlar ın silinmeden önce herhangi bir bilgisayarda depolan ıp depolanmad ığı, güvenlik kameras ı hard disklerinin bulunup bulunmad ığı hususlar ında araştırma yap ılmas ı istenmiştir. 31. Başsavc ılık taraf ından 17/7/2019 tarihinde Adli T ıp Kurumunca istenen t ıbbi evraklar gönderilmi ş, ayr ıca başvurucunun 21/8/2019 tarihinde muayene olmak üzere sevk edileceğinin başvurucuya bildirildi ği hususunda Adli T ıp Kurumuna bilgi verilmi ştir. 32. 26/10/2019 tarihinde ba şvurucu hakk ında düzenlenen raporun hâlihaz ırda gönderilmedi ği belirtilerek soru şturma makam ı taraf ından Adli T ıp Kurumundan ak ıbet sorulmuştur. Adli T ıp Kurumunca 4/11/2019 tarihinde ak ıbet sorulan raporla ilgili Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 6çal ışmalar ın devam etti ği hususunda bilgi verilmi ş, 11/11/2019 tarihinde ba şvurucu hakk ında görüş bildirilebilmesi için ba şvurucunun psikiyatrik tedavisine ili şkin t ıbbi kay ıtlar ın gönderilmesi ve muayene edilmesi amac ıyla haz ır olmas ı gerektiği ikinci kez eksiklik olarak bildirilmi ştir. 33. Adli T ıp Kurumunun eksiklik yaz ısına istinaden 27/11/2019 ve 4/12/2019 tarihlerinde Sa ğlık Bakanl ığından başvurucunun psikiyatrik t ıbbi muayene evraklar ı istenmiştir. Sağlık Bakanl ığının cevap yaz ısında 2012 y ılı Ağustos ay ından önceki t ıbbi kay ıtlar ın elektronik ortamda kay ıtlı olmamas ı nedeniyle ba şvurucunun tedavi evraklar ına ulaşılamad ığı hususunda bilgi verilmesi üzerine 13/12/2019 tarihinde Ankara ve Konya il sağlık müdürlüklerinden söz konusu kay ıtlar talep edilmi ştir. Bu arada Sa ğlık Bakanl ığının başka bir biriminden bir k ısım kay ıt temin edilmi ştir. Konya İl Sağlık Müdürlü ğünce 25/12/2019 tarihinde ba şvurucunun psikiyatrik tedavi gördü ğüne ilişkin kay ıtlar ın bulunmad ığı bildirilmi ştir. 34. Başvurucu bu a şamada -11/12/2019 tarihinde- 2019/40241 ba şvuru numaras ıyla bireysel ba şvuruda bulunarak soru şturman ın etkililiğini kaybetti ğini yeniden dile getirmi ştir. 35. Bireysel ba şvuruda bulunduktan sonra ba şvurucu 13/1/2020 tarihinde Başsavc ılığa dilekçe ibraz ederek 21/8/2019 tarihinde Adli T ıp Kurumu taraf ından muayene edildiğini, psikiyatri bölümünde yat ılı tedavi görmedi ğini, bu nedenle tedavi evraklar ının olmad ığını ancak ya şanan olay nedeniyle doktora ba şvurduğuna ilişkin evraklar ı sunmas ına rağmen Adli T ıp Kurumunca bu evraklar ın teslim al ınmay ıp Başsavc ılık kanal ıyla kendilerine ula ştırılmas ı gerektiğinin belirtildi ğini, bu nedenle Ba şsavc ılığa ilettiği ekteki belgelerin Adli T ıp Kurumuna gönderilmesini talep etti ğini beyan etmi ştir. Ayr ıca zamanaşımı nedeniyle i şkence (kötü muamele) d ışında yürütülen tehdit, görevi kötüye kullanma, resmî belgede sahtecilik, hürriyeti tahdit etme suçlar ından bir an önce dava açılmas ını talep eden ba şvurucu, Konya E ğitim ve Ara ştırma Hastanesi Psikiyatri Bölümü (Eğitim ve Ara ştırma Hastanesi) muayene evraklar ını dilekçesine eklemi ştir. 36. Başsavc ılık taraf ından başvurucunun dilekçesindeki bilgiler do ğrultusunda 23/1/2020 tarihinde E ğitim ve Ara ştırma Hastanesinden ba şvurucunun muayene evraklar ı resmî yaz ıyla istenmi ştir. 37. Diğer taraftan ba şvurucunun hastanede kendisine e şlik eden kolluk görevlilerinden de şikâyetçi olmas ı nedeniyle bu ki şilerin kimliklerinin tespiti amac ıyla İl Emniyet Müdürlü ğünden 10/2/2020 tarihinde bilgi istenmi ştir. 38. Ayn ı tarihte Antalya Cumhuriyet Ba şsavc ılığı vas ıtas ıyla şüpheli doktor K.T.nin savunmas ının al ınmas ı talep edilmi ştir. İstinabe evrak ında, her ne kadar şüpheli doktor hakk ında soruşturma izni verilmemi şse de şüphelinin eyleminin soru şturmas ının izne tabi olmad ığı anlaşıldığından soru şturman ın resen yürütüldü ğü hususunda özellikle bilgi verilmiştir. 39. Başsavc ılıkça bildirilen eksiklikler giderildikten sonra dosya 12/2/2020 tarihinde Adli T ıp Kurumuna gönderilmi ş, ayr ıca başvurucuya muayenede haz ır olmas ı hususunda haber verilmi ştir. 40.Şüpheli doktor K.T.nin 12/2/2020 tarihinde savunmas ı al ınm ıştır. K.T. suçlamalar ı kabul etmemi ş, başvurucuyu hat ırlamad ığını beyan etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 741. Başvurucu 17/2/2020 tarihinde dilekçe ibraz ederek deliler toplanmadan karar verilemeyece ğini, bu ba ğlamda Adli T ıp Kurumundan rapor al ınmas ının zorunlu oldu ğunu belirterek şüpheli kolluk görevlilerinden kimli ği belirsiz olanlar ın kimliğinin belirlenmesini talep etmi ştir. 42. Diğer şüpheli doktor M.D.nin savunmas ı Başsavc ılık taraf ından 19/2/2020 tarihinde al ınm ıştır. M.D. savunmas ında; herhangi bir kolluk görevlisi taraf ından yönlendirilmedi ğini beyan etmi ş, suçlamalar ı kabul etmemi ş, başvurucuyu hat ırlad ığını ancak muayenenin ayr ıntılar ını hat ırlamad ığını ifade etmi ştir. 43. 2020 y ılı Mart ay ı içinde ba şvurucunun temin edilmesini talep etti ği çeşitli kurumlar ın kamera ar şiv kay ıtlar ına ulaşılmas ı için yaz ışmalar yap ılm ış, diğer yandan başvurucunun gözalt ında hastaneye sevki s ıras ında başvurucuya refakat eden kolluk görevlilerinin te şhisi amac ıyla temin edilen foto ğraflar 10/4/2020 tarihinde Konya Başsavc ılığına gönderilerek ba şvurucuya te şhis işleminin yapt ırılmas ı talep edilmi ştir. 44. Adli T ıp Kurumunun ba şvurucu hakk ındaki 20/3/2020 tarihli raporu 28/4/2020 tarihinde Ba şsavc ılığa gönderilmi ştir. Raporda, ba şvurucunun gözalt ına giriş raporunda tespit edilen bulgular ın yakalan ırken direndi ği için zor kullanma veya araca zorla bindirme nedeniyle olu şabileceği gibi künt nitelikli, do ğrudan travmaya ba ğlı olarak da olu şabileceği, buna karşın başvurucunun kendisini yere atmas ıyla söz konusu yaralanman ın oluşamayacağı, yaralanma izlerinin bir gün sonra kaybolmas ının t ıbben beklenmedi ği belirtilmi ş; ayr ıca başvurucuda tespit edilen travma sonras ı stres bozuklu ğunun iddia edilen darp olay ından m ı yoksa gözalt ı sürecinden mi kaynakland ığının ay ırt edilemeyece ği ve bu hâliyle başvurucunun yaralanmas ının basit t ıbbi müdahaleyle giderilebilece ği aç ıklanm ıştır. 45. Başvurucu 27/4/2020 tarihinde Ba şsavc ılığa ibraz etti ği beyan dilekçesiyle, teşhis ettiği kolluk görevlileri K.S. ile M.U.nun savunmas ının al ınmas ını talep etmi ş; ayr ıca bu iki polis memurunun ilk raporun al ındığı sırada da bulundu ğunu dile getirerek ikinci rapor sıras ında yan ında bulunan di ğer kolluk görevlileri için de te şhis işlemi yapt ırılmas ını istemiştir. 46. Başvurucunun dilekçesi do ğrultusunda 2020 y ılı May ıs ay ında Başsavc ılık ile kolluk merkezi aras ındaki yaz ışmalar sonucu ikinci raporun al ındığı sırada başvurucunun yan ında bulunan iki memurun tespiti amac ıyla görev listeleri, memurlar ın kimlik bilgileri ve fotoğraflar ının gönderilmesi üzerine Konya Ba şsavc ılığından 19/6/2020 tarihinde yeniden teşhis işlemi yapt ırılmas ı talep edilmi ştir. 47. Başvurucu 3/7/2020 tarihinde Ba şsavc ılığa sunduğu dilekçeyle, ikinci te şhis işleminde kafas ının kar ışmas ı nedeniyle sehven yanl ış beyanda bulundu ğunu, asl ında A.B. ve K.Ö.yü kesin olarak belirlemesine ra ğmen başkaca dört kolluk görevlisini te şhis ettiğini ancak bu ki şilerin de olaya ili şkin beyanlar ının al ınmas ı gerektiğini ifade etmi ş; Adli T ıp Kurumu raporu do ğrultusunda şüpheli kolluk ve sa ğlık görevlileri hakk ında ceza davas ı açılmas ını talep etmi ştir. 48. Başvurucunun beyanlar ının al ınmas ını talep etti ği dört kolluk görevlisinden ikisi 2020 y ılı Eylül ay ı içinde Ba şsavc ılıkça dinlenmi ştir. Şüpheli s ıfat ıyla dinlenen kolluk görevlileri M.U. ile K.S. suçlamay ı genel olarak kabul etmemi ş; sağlık raporuna müdahalede bulunmalar ının söz konusu olmad ığını, olay ı tam olarak hat ırlayamad ıklar ı için başvurucu ile rapor almaya gidip gitmediklerini dahi bilmediklerini ifade etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 849. Başvurucunun kesin olarak te şhis ettiğini dilekçesinde belirtti ği şüpheli polis memuru K.Ö.nün İstanbul'da ya şamas ı nedeniyle Ba şsavc ılık taraf ından ifadesinin al ınmas ı amac ıyla 10/11/2020 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Ba şsavc ılığına talimat yaz ılm ıştır. 50. Öte yandan ba şvurucu, kolluk görevlilerinin hakaret ve kötü muamelesine maruz kald ığı iddias ıyla maddi ve manevi zarara u ğrad ığını ileri sürerek Ankara 4. İdare Mahkemesinde İçişleri Bakanl ığı aleyhine 7/4/2015 tarihinde tam yarg ı davas ı açm ış olup inceleme tarihi itibar ıyla yarg ılaman ın devam etti ği anlaşılm ıştır. IV.İNCELEME VE GEREKÇE 51. Mahkemenin 24/3/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 52. Başvurucu, i. 16/8/2018 tarihli ba şvurusunda; Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında belirttiği hususlar ın yerine getirilmesi amac ıyla sağlık raporlar ı aras ındaki çeli şkinin giderilmesi ve bu nedenle Adli T ıp Kurumundan görü ş sorulmas ı gerekmesine rağmen rapor al ınmad ığını, ayr ıca şüpheli doktorlar hakk ında hatal ı olarak soruşturma izni prosedürünün i şletildiğini, doktorlar hakk ında resen soru şturma yap ılmas ı gerekirken buna izin verilmemesi nedeniyle soru şturman ın etkisini kaybettiğini, ayr ıca iki y ılı aşkın süredir soru şturman ın tamamlanmamas ı nedeniyle kötü muamele yasa ğının h ızlı soruşturma yap ılmas ı yükümlülü ğünün ihlal edildi ğini, ii. 11/12/2019 tarihli ba şvurusunda; savc ı değişikliği nedeniyle soru şturmada ilerlenemedi ğini, 3 y ıl 8 ayd ır soruşturman ın tamamlanmad ığını, 3/12/2019 tarihinde soruşturma dosyas ı incelendi ğinde soru şturman ın etkililiğini kaybetti ği hususund a kesin kanaate vard ığını, dilekçede belirttikleri sorular ın şüphelilere sorulmad ığını, kötü muamele yasa ğının etkili ve h ızlı soruşturma yap ılmas ı ilkesinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 53. Anayasa n ın Kişinin dokunulmazl ığı, maddi ve manevî varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin üçüncü f ıkras ı şöyledir: "Kimseye i şkence ve eziyet yap ılamaz; kimse insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. 54. Anayasa n ın "Devletin temel amaç ve görevleri" kenar ba şlıklı 5. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Devletin temel amaç ve görevleri, ki şilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engeller i kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır." Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 91. Kabul Edilebilirlik Yönünden 55. Bireysel ba şvuru yolunun ikincil niteli ği gereği, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle ola ğan kanun yollar ının tüketilmesi zorunludur (İsmail Bu ğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). Anayasa Mahkemesi kolluk görevlilerinin güç kullan ımı sonucunda gerçekle ştiği ileri sürülen kötü muamele yasa ğı ihlali iddialar ını incelediği birçok ba şvuruda, tüketilmesi gereken etkili hukuk yolunun ceza soruşturmas ı olduğunu belirtmi ştir (birçok karar aras ından bkz. Onur Cingil , B. No: 2013/7836, 16/4/2015, 52; Zeki Güngör , B. No: 2013/8491, 31/3/2016, 39; N.T.U. ve N.T., B. No: 2014/4372, 19/12/2017, 28; Seyfullah Turan ve di ğerleri , B. No: 2014/1982, 9/11/2017, 140). 56. Diğer taraftan soru şturman ın etkili yürütülmedi ği ileri sürülerek kötü muamele yasağının ihlal edildi ğine yönelen şikâyetler makul süre içinde bireysel ba şvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine ta şınabilirse de söz konusu şikâyetlerin incelenmesi ancak soruşturmada ilerleme kaydedilmedi ğine yönelik bir iddian ın bulunmas ı ve Anayasa Mahkemesinin soru şturman ın etkililiğini kaybetti ği kanaatine varmas ıyla mümkün olabilmektedir. 57. Başvurucu devam eden ceza soru şturmas ının etkililiğini yitirdi ğini ileri sürerek bireysel ba şvuruda bulundu ğu için soru şturman ın etkililiğinin esas yönden incelenerek bir sonuca ula şılmas ı gerektiği anlaşılm ıştır. Diğer bir ifadeyle ba şvuru yollar ının tüketilmesi kriterinin kötü muamele yasa ğının usul boyutu yönünden incelenmesi sonucu var ılacak kanaatle yak ından ilişkili oldu ğu değerlendirildi ğinden bu a şamada ba şvurunun kabu l edilebilirli ği hususunda sorun görülmemi ştir. 58. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan kötü muamele yasa ğının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekmi ştir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 59. Herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ı Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınm ıştır. An ılan maddenin birinci f ıkras ında insan onurunun korunmas ı amaçlanm ıştır. Üçüncü f ıkras ında da kimseye i şkence ve eziyet yap ılamayaca ğı, kimsenin insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayaca ğı hüküm alt ına al ınm ıştır. 60. Devletin ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ındaki negati f ve pozitif yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Bu pozitif yükümlülü ğünün ise usule ili şkin bir boyutu mevcuttur. Söz konusu usul yükümlülü ğü çerçevesinde devlet, her türlü fiziksel ve ruhsal sald ırı olay ının sorumlular ının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezaland ırılmas ını sağlayabilecek etkili resmî bir soru şturma yürütmek durumundad ır. Bu tarz bir soru şturman ın temel amac ı, söz konusu sald ırılar ı önleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmas ını güvenceye almak ve kar ıştıklar ı olaylarda kamu görevlilerinin ya da kurumlar ının kendi sorumluluklar ı alt ında meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sa ğlamakt ır (Cezmi Demir ve diğerleri , B. No: 2013/293, 17/7/2014, 110). Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 1061. Buna göre bireyin bir devlet görevlisi taraf ından hukuka ayk ırı olarak ve Anayasa n ın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutuldu ğuna ilişkin savunulabilir bir iddias ının bulunmas ı hâlinde -Anayasa n ın 17. maddesi Devletin temel amaç ve görevleri kenar ba şlıklı 5. maddesindeki genel yükümlülükle birlikte yorumland ığında- etkili resmî bir soru şturman ın yap ılmas ını gerektirmektedir. Bu soruşturma, sorumlular ın belirlenmesini ve cezaland ırılmas ını sağlamaya elveri şli olmal ıdır. Bu mümkün olmazsa bu madde sahip oldu ğu öneme ra ğmen pratikte etkisiz hâle gelecek ve baz ı hâllerde devlet görevlilerinin fiilî dokunulmazl ıktan yararlanarak kontrolleri alt ında bulunan ki şilerin haklar ını istismar etmeleri mümkün olacakt ır (Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 25). 62. Yürütülecek ceza soru şturmalar ı, sorumlular ın tespitine ve cezaland ırılmalar ına imkân verecek şekilde etkili ve yeterli olmal ıdır. Soruşturman ın etkili ve yeterli oldu ğundan söz edilebilmesi için soru şturma makamlar ının resen harekete geçerek olay ı ayd ınlatabilece k ve sorumlular ın tespitine yarayabilecek bütün delilleri toplamalar ı gerekir. Dolay ısıyla kötü muamele iddialar ının gerektirdi ği soruşturma ba ğıms ız bir şekilde h ızlı ve derinlikli yürütülmelidir. Di ğer bir ifadeyle yetkililer, olay ve olgular ı ciddiyetle ö ğrenmeye çal ışmal ı; soruşturmay ı sonland ırmak ya da kararlar ını temellendirmek için çabuk ve temelden yoksun sonuçlara dayanmamal ıdır (Cezmi Demir ve di ğerleri , 114). 63. Bu ba ğlamda soru şturman ın derhâl ba şlamas ı, bağıms ız biçimde, kam u denetimine tabi olarak özenli ve süratli yürütülmesi ve bir bütün olarak etkili olmas ı gerekir (Cezmi Demir ve di ğerleri , 116). Soru şturman ın olabildi ğince süratle ve özenle yürütülmesi gerekir. Baz ı durumlarda soru şturman ın ilerlemesine engel olan güçlükler bulunabilir. Ancak böyle bir durumda dahi yetkililerin süratle hareket etmeleri olay ın ayd ınlat ılabilmesi, hukukun üstünlü ğüne olan inanc ın korunmas ı ve hukuka ayk ırı eylemlere müsamaha gösterildi ği veya kay ıtsız kal ındığı görünümü verilmemesi aç ısından büyük öneme sahiptir (Cezmi Demir ve di ğerleri , 119; Adem Erden , B. No: 2015/4032, 23/1/2019, 33). 64. Mahkemelerin -ve di ğer soruşturma makamlar ının- özellikle kötü muamele niteliğindeki bir olay ın zamana şımına uğramamas ı için ellerinden gelen tüm gayreti sar f etmesi ve tüm araçlara ba şvurmas ı gerekir. Kötü muamele iddialar ına ilişkin bir ceza soruşturmas ı söz konusu oldu ğunda yetkililer taraf ından çabuklukla verilecek bir yan ıt, eşitlik ilkesi içinde genel olarak kamunun güveninin korunmas ı aç ısından temel bir unsur olarak say ılabilir ve kanun d ışı eylemlere kar ışanlara kar şı gösterilecek her türlü ho şgörüden kaç ınmaya olanak tan ır (Cezmi Demir ve di ğerleri , 120; Adem Erden , 34). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 65. Başvurucunun kolluk görevlilerince fiilî ve sözlü şiddete maruz kald ığı iddias ına ilişkin ihlal iddialar ını daha önce Anayasa Mahkemesi inceleyerek -30/3/2016 tarihli Tahir Gökatalay (3) karar ı- yap ılan ceza soru şturmas ının etkili olmad ığı sonucuna ulaşmıştır. İhlalin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için Savc ılığa bilgi verilmesi üzerine Savc ılık yeniden soru şturmaya ba şlam ıştır. 66. Başsavc ılık taraf ından başvurucunun şikâyet ve delillerinin ayr ıntılı olarak tespit edildi ği, başvurucunun soru şturmaya etkin kat ılımının sağlanarak ibraz etti ği dilekçelerle talep etti ği hususlar ın yerine getirilmeye çal ışıldığı, bu kapsamda kamera görüntülerinin ara ştırıldığı, teşhis ettiği kolluk görevlilerinin şüpheli olarak soru şturmay a dâhil edildi ği, tedavi evraklar ının temin edilerek gözalt ı giriş ve ç ıkış raporlar ı aras ındaki çelişkinin giderilmesi için Adli T ıp Kurumundan rapor al ındığı görülmüştür. Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 1167. Diğer taraftan kimli ği belli olan ve hukuka ayk ırı olarak kuvvet kulland ığı iddia edilen kolluk görevlilerinin savunmalar ının al ındığı, kimliği belli olmayan ve sa ğlık raporlar ı alınırken doktorlar ı yönlendirdikleri veya raporlar hakk ında Başsavc ılığa doğru beyan vermedikleri iddia edilen kolluk görevlilerinin te şhis yöntemiyle kimliklerinin belirlendiği, bu görevlilerden bir k ısm ının savunmas ının al ındığı anlaşılm ıştır. Savunmas ı inceleme tarihi itibar ıyla henüz al ınmayan kolluk görevlisi/görevlilerinin ise savunmalar ının al ınmas ı amac ıyla başka savc ılıklara talimat yaz ıldığı tespit edilmi ştir. 68. Dahas ı şüpheli doktorlar hakk ında soruşturma yap ılabilmesi için istenen iznin verilmemesinden sonra ba şvurucu 16/8/2018 tarihli bireysel ba şvuruda bulunmu ş ise de dah a sonra soru şturma makam ınca şüpheli doktorlara isnat edilen eylemin soru şturma iznine tabi olmad ığı değerlendirilerek genel hükümlere göre soru şturmaya devam edildi ği, bu bağlamd a doktorlar ın savunmalar ının bulunduklar ı savc ılıklarca al ındığı görülmüştür. 69. Buna ra ğmen soru şturman ın ilerleyen safhas ında başvurucu 11/12/2019 tarihinde bir kez daha bireysel ba şvuruda bulunarak soru şturman ın etkisizle ştiğini fark ettiğini ileri sürmü ştür. Ancak ba şvurucu, bireysel ba şvurusundan sonra da soru şturma makam ına verdiği dilekçelerle bir k ısım delillerin toplan ılmas ını istemiş; ayr ıca şüpheli polislerin kimliklerinin belirlenmesi amac ıyla iki kez te şhis işlemine kat ılm ış; teşhis ettiği kişilerin soru şturmaya dâhil edilmesini özellikle talep etmi ştir. 70. Bu durumda "Olay ve Olgular" kısm ında tarihsel s ıras ıyla yer verilen soruşturma işlemleri bir bütün olarak ele al ındığında soruşturmada ilerleme kaydedilmedi ği sonucuna ula şılmas ı mümkün görünmemekle birlikte etkili soru şturman ın unsurlar ından biri olan makul süratle soru şturma yap ılmas ı ilkesinin -ba şvurucunun bu yöndeki yak ınmalar ı da dikkate al ınarak- özel olarak de ğerlendirilmesi gerekti ği anlaşılm ıştır. 71.İhlal karar ından sonra Ba şsavc ılıkça 27/5/2016 tarihinde yeniden soru şturma başlatılm ıştır. İnceleme tarihi itibar ıyla yaklaşık 4 y ıl 6 ayda soru şturma tamamlanamam ıştır. Başvurucu; bu süre içinde yedi kez dilekçe ibraz ederek toplanmas ını istediği delillerin toplanmad ığını, h ızlı davran ılmad ığı takdirde suçlar ın zamana şımına uğrayacağını, bu nedenle ara ştırılmas ı tamamlanan suçlar bak ımından işlem yap ılmas ı gerektiğini dile getirmiştir. 72. Öte yandan Ba şsavc ılıkça soruşturman ın tamamlanmas ı için gayret gösterildi ği tespit edilmi ş ise de 13/10/2016 ile 6/9/2017 tarihleri aras ında -yakla şık bir y ıl içinde- herhangi bir i şlem yap ılmam ıştır. Ayr ıca şüpheli doktorlar hakk ında izin prosedürü i şletilmiş, daha sonra isnat edilen suçun izne tabi olmad ığı değerlendirilmi ştir. Dolay ısıyla bu aşamada da baz ı gecikmeler ya şanm ıştır. Buna ek olarak Adli T ıp Kurumundan rapor alma süreci dosyadaki eksiklikler nedeniyle uzam ış, ilk aşamadan itibaren talep edilen rapor ancak ikinci bireysel ba şvurudan sonra 20/3/2020 tarihinde temin edilebilmi ştir. Sonuç olarak ba şvurunun inceleme tarihi itibar ıyla olay hâlâ ayd ınlat ılamam ış, soruşturma tamamlanmam ıştır. 73. Hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olaylar ın niteliği, delillerin toplanmas ında karşılaşılan engeller, taraf say ısı gibi k ıstaslar dikkate al ındığında başvuru konusu olay çok da karma şık bir görünüm arz etmedi ği gibi başvurucunun soru şturman ın uzamas ına sebep olacak tutumunu ve usule ili şkin haklar ını kullan ırken özensizli ğini gösteren bir unsur da gözlenmemi ştir. 74. Bu nedenle ihlal karar ının gereğinin yerine getirilmesine yönelik yeniden başlatılan soruşturman ın 4 y ıl 6 ay gibi makul olmad ığı değerlendirilen bir sürede Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 12tamamlanmamas ı nedeniyle kötü muamele yasa ğının etkili soru şturma yükümlülü ğünün ihlal edildiği sonucuna ula şılm ıştır. 75. Diğer taraftan devam eden soru şturmadaki geli şmeler dikkate al ındığında hâlihaz ırda toplanan deliller bak ımından bu a şamada olgular ın gerçekli ği konusunda kanaat oluşmad ığından kötü muamele yasa ğının maddi boyutu itibar ıyla bir inceleme yap ılmas ına olanak bulunmad ığı değerlendirilmi ştir. 76. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan kötü muamele yasa ğının makul süratle soru şturma yükümlülü ğü yönünden ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekmi ştir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 77. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 78. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve -en yüksek- 175.000.000 T L manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. 79. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 80. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 81.İncelenen ba şvuruda kötü muamele yasa ğının makul h ızla soruşturma yap ılmas ı yükümlülü ğünün ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Bu nedenle devam eden ceza soruşturmas ının bulundu ğu da dikkate al ınarak yeniden soru şturmaya hükmedilmesinde hukuki yarar bulunmad ığı değerlendirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/24477 Karar Tarihi : 24/3/2021 1382. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin ba şvurucunun u ğrad ığı zarar ın giderilmesi bak ımından yetersiz kalaca ğı aç ıktır. Dolay ısıyla eski hâle getirme kural ı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlar ıyla ortadan kald ırılabilmesi için kötü muamele yasa ğının ihlali nedeniyle yaln ızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya net 27.000 TL manevi tazminat ödenmesine, tazminata ili şkin diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekir. 83. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 659,30 TL harç ile 3.600 TL vekâle t ücretinden olu şan toplam 4.259,30 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ında güvence alt ına al ınan kötü muamele yasa ğının usul boyutunun İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Başvurucuya net 27.000 TL manevi tazminat ın ÖDENMES İNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDD İNE, D. 659,30 TL harç ile 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 4.259,30 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 24/3/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Celal Mümtaz AKINCI M.Emin KUZ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI