Başvuru, İş Mahkemesi tarafından verilen kararın Sosyal Güvenlik Kurumu SGK, Kurum) tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, İş Mahkemesi tarafından verilen kararın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK, Kurum) tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 11/3/2014 tarihinde Zonguldak İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 15/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 24/10/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 26/12/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 7/1/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 23/1/2015 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Bireysel Başvuru Öncesi Süreç Serbest meslek sahibi olan başvurucunun, SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Sağlık Kurulunun 9/11/2006 tarihli ve 15919 sayılı raporuylaparanoid şizofreni tanısıyla malul olduğuna karar verilmiş ve kendisine iş göremezlik geliri bağlanmıştır. Kurum tarafından 4/9/2008 tarihinde yaptırılan kontrol muayenesi sonucu alınan hastane raporlarına dayanılarak SGK Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 6/10/2009 tarihli ve 33166 sayılı kararı ile başvurucunun maluliyet hâlinin devam etmediğine karar verilmiştir. Karara yapılan itiraz Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 7/5/2010 tarihli ve 35/2570 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu, Kurum işleminin iptali ve malul olduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle Zonguldak İş Mahkemesinin E.2010/419 sayılı dosyasında dava açmıştır.Mahkeme 24/7/2013 tarihli ve K.2013/353 sayılı kararı ile davayı kabul etmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Mahkememizce yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yasal mevzuat uyarınca yargılamamız safahatında aldırılan ve yukarıda içerikleri zikrolunan bir birini teyit eder Adli Tıp İhtisas Kurulu ile Adli Tıp Genel Kurulu raporlarıyla davacı Necmi Karakuş'un 19/4/2004 tarihinden bu yana düçar olduğu hezayanlı bozukluk/şizofreni rahatsızlığı nedeni ile iş bu raporlarda belirtilen ilgili tüzük maddesi uyarınca çalışma gücünü kaybetmiş durumda olduğu, yine bu veçhile halen malüliyet halinin devam ettiği bu surette davacı kurumun davacı şahıs hakkındaki malüliyet halinin devam etmediğine ve bundan bahisle hastalık gelirinin durdurulmasına dair kararlarınında yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K ÜM. Yukarıda açıklanan nedenlerle1- Davacının malüliyet halinin devam etmediğine ve bundan bahisle hastalık gelirlerinin durdurulmasınadair davalı kurum işlemlerinin iptali ile;Davacının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü Ve Meslek de Kazanma Gücü Kaybı oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği Arıza Hastalık Listesi Ek1/A- maddesi kapsamında çalışma gücünü kaybetmiş durumdaolduğunun (yine bu veçhile halen maluliyet halinin devam etmekte olduğunu ) maluliyet baişlangıç tarihinde 19/4/2004 olduğunun tespitine, ..." Başvurucu 19/9/2013 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurarak kararın uygulanmasını talep etmiş, Kurum 30/9/2013 tarihli yazısında kararın temyiz edildiğini belirterek onanması hâlinde işlem yapılacağını belirtmiştir. Başvurucu; şikâyete esas yargı kararının uygulanmadığını belirttiği dönemde, 11/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel Başvuru Sonrası Süreç Davalı Kurumun temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 10/6/2014 tarihli ve E.2013/19699, K.2014/14272 sayılı ilamı ile onanmıştır. Onama kararı üzerine Kurum 27/10/2014 tarihinde kararın gereğini yerine getirerek başvurucuya maluliyet aylığını bağlamıştır.B. İlgili HukukAnayasa’nın maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:“Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. ” 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, ...disiplin hükümleri saklıdır. ” 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki maddesi şöyledir:"Temyizi dava icrayı tehir etmez. Ancak müstedi indettemyiz haksız çıktığı takdirde mahkümun bihi eda ve teslim edeceğine dair kefaleti kaviye göstermek veyahut mahkümunbih olan nutuk ve eşyayı bir mevkii resmiye depozito etmek veya hasmı tarafından emval ve emlakı haczedilmiş olmak şartiyle Mahkemei Temyiz talep üzerine müstacelen icranın tehirine karar verebilir.Müstedi Devlet ise veya müzahareti adliyeye nail olup da davanın ve hükmün mahiyetine ve ahvali saireye nazaran icranın tehiri icap ediyorsa bila teminat icranın tehirine karar verilebilir.Nafaka hükümleri müstesnadır.Gayrimenkule ve buna mütaallik aynı haklara ve aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümler katiyet kesbetmedikçe icra olunamaz." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.…”