17. Hukuk Dairesi 2012/16909 E. , 2013/5581 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıya ait olan müvekkili şirketin trafik sigortacısı olduğu araç ile dava dışı aracın trafik kazasına karıştığını, sigortalı araç s
**17. Hukuk Dairesi 2012/16909 E. , 2013/5581 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıya ait olan müvekkili şirketin trafik sigortacısı olduğu araç ile dava dışı aracın trafik kazasına karıştığını, sigortalı araç sürücüsünün %30 kusurlu olması ile birlikte kaza anında 0.92 promil alkollü olduğunu, hak sahiplerine uğramış oldukları 9.337,76 TL yi 21/12/2009 tarihinde ödeyen müvekkilinin, sigortalının %30 kusuruna isabet eden 2.801,00 TL'yi ve işlemiş faizi Karayolları Trafik Kanunu ve ZMSS genel şartları uyarınca sigortalıya rücu etme hakkına sahip olduğunu belirterek davalıdan tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmediğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu ve karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüyle, İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2010/14374 sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin 2.801,00-TL asıl alacak, 194,77-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.995,77-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminatın itirazın iptali şeklinde istemine ilişkindir. Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, "Zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı " başlıklı B.4-D hükmü: "tazminatı gerektiren olay işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyfi verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa" şeklindedir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de sigortacının işletene rücu edebilmesi için sürücünün salt alkollü olması veya alınan alkolün az yada çok olması yeterli bulunmayıp alkol alımı ile olay arasındaki illiyet bağının bu tür maddelerin sinir sistemini etkilemesi nedeniyle nöroloji uzmanı bir hekim ile trafik uzmanının bulunacağı bilirkişi kurulu aracılığıyla ile araştırılma yapılması ve kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesi gerekir. Mahkemece alkolün kazaya etkisi yönünden nöroloji uzmanında bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu 27.10.2011 tarihli raporunda davalıya ait araç sürücüsünün kazada %30 kusurlu olduğunu ve kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini belirtmiştir. Dava dilekçesinde, davacı vekili davalıya ait araç sürücüsünün kazada %30 kusurlu olduğunu ve karşı araç malikine kaza nedeni ile 9.337,76- TL ödeme yapıldığını ancak davalıdan kusur oranına tekabül eden 2.801,00 TL'yi talep ettiğini belirtmektedir. Davacı vekili tarafından da davalıya ait araç sürücüsünün kazada %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek dava açıldığına göre olayın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini kabul etmek mümkün değildir. Davacı vekilinin bu kabulüne göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.