Başvuru, sadece mülk sahibi olunması esas alınarak idari para cezası verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sadece mülk sahibi olunması esas alınarak idari para cezası verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/3/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. İkinci Bölüm tarafından niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Manisa'nın Yunus Emre ilçesine bağlı Horozköy Mahallesi'nde bulunan 5495 parsel sayılı taşınmazın maliki iken 20/5/2013 tarihinde söz konusu taşınmazı satış yoluyla S.Ç. isimli bir şirkete devretmiştir. Manisa Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün (Müdürlük) 11/9/2015 tarihli tutanağında belirtilen "tarım arazisine gerekli izinler alınmadan moloz dökülerek doğal yapısının bozulduğu, arazinin tarla vasfının yitirilmesine sebep olunduğu" gerekçesiyle 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun maddesi uyarınca S.Ç. hakkında 185 TL idari para cezası uygulanmıştır. Bu cezaya itiraz edilmesi üzerine Manisa Sulh Ceza Hâkimliğinin (Hâkimlik) 19/4/2016 tarihli kararı ile itiraz kabul edilerek idari para cezası kaldırılmıştır. Kararın gerekçesinde bilirkişi raporları ve uydu görüntülerine göre kabahate konu arazinin tarla vasfını 2012 Ağustos ile 2013 Şubat tarihleri arasında yitirdiğinin anlaşıldığı, bahsi geçen tarihler arasında ise arazinin mülkiyetinin başvurucuda bulunduğu, idarenin Gülsüm Kestaneci aleyhine idari para cezası düzenleme konusunda muhtariyete sahip olduğu belirtilmiştir. Bunun üzerine anılan Müdürlüğün görevlilerince tarla vasıflı arazinin moloz dökülerek doğal yapısının bozulduğu ve arazinin tarımsal niteliğinin kaybedildiği tespit edilerek mahallinde tutanak altına alınmıştır. Bu husus 27/6/2016 tarihli yazı ile başvurucuya bildirilmiştir. Müdürlük aynı yazıda bu bildirimin tebliğinden itibaren üç ay içinde arazinin eski hâline getirilmesi gerektiğini, aksi takdirde 5403 sayılı Kanun'un maddesinin (a) bendi gereğince idari para cezası uygulanacağını da belirtmiştir. Bildirilen sürede arazinin eski hâline getirilmediğinin idare tarafından tespit edilmesi üzerine arazinin toprak yapısının izinsiz olarak bozulduğu ve arazinin tarımsal niteliğinin kaybedildiği gerekçesiyle başvurucu hakkında 5403 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca 185 TL idari para cezası uygulanmasına 8/6/2017 tarihinde karar verilmiştir. Başvurucu, bu idari para cezası kararına karşı 29/6/2017 tarihinde Hâkimlik nezdinde itirazda bulunmuştur. Başvurucu itiraz dilekçesinde özetle kabahate konu tarım arazisinin toprak yapısının bozulmasına neden olan moloz dökme eyleminin asıl failinin bulunması gerektiğini, bu yönde idarece hiçbir çaba harcanmadığını, arazinin toprak yapısının bozulduğunun belirtildiği tarihlerde kendisinin yurt dışında ikamet ettiğini, dolayısıyla bu kabahatin meydana gelmesinde kendisine atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu, dilekçesinde ayrıca araziye moloz döküldüğü hususunda Türkiye'de yaşayan oğlunun 2/1/2014 tarihinde ilgili idari mercilere -bazı deliller de sunmak suretiyle- ihbarda bulunduğu hâlde idarece herhangi bir işlem yapılmadığını da belirtmiştir. Hâkimlik; söz konusu taşınmazın mülkiyetinin başvurucuda bulunduğu tarihlerde büyük oranda tarımsal arazi vasfının yitirildiğinin açık olduğu, bu durumda ilgili mevzuat uyarınca uygulanan idari para cezasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazını 11/1/2018 tarihinde reddetmiştir. Hâkimliğin gerekçeli kararında arazinin tarla vasfının kimliği belirsiz kişilerce bozulduğu yönünde başvurucu tarafından yapıldığı ileri sürülen ihbarların ise arazinin satışından sonraki tarihlerde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"İtiraz dilekçesi içeriği, kurum cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Muterizin itiraza konu taşınmazı 20/05/2013 tarihinde sattığı, çevre kirliliğine yol açıldığı şeklindeki ihbarları ise bu tarihten sonra yaptığı, tarımsal arazi vasfının söz konusu taşınmazın mülkiyeti muterizde iken kaybedildiği, bu durumun 5403 S.K'nun maddesine aykırılık teşkil ettiği, aynı yasanın 21/a maddesi uyarınca nisbi nitelikte idari para cezasına hükmedildiği, cezanın 8 yıllık soruşturma zamanaşımı süresi içinde tahakkuk ettirildiği, neticede verilen cezanın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşıldığından, Manisa Valiliği, İl Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün 02/06/2017 tarih ve 2017/16 sayılı idari yaptırım kararının hukuka uygun olduğuna ve yerinde görülmeyen itiraz başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Başvurucu, daha önce itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek bu karara itiraz etmiştir. Başvurucunun itirazı Manisa Sulh Ceza Hâkimliğince söz konusu kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 2/2/2018 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar 19/2/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 15/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 5403 sayılı Kanun'un "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;...Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir." 5403 sayılı Kanun'un "Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler" kenar başlıklı maddesinin -olay tarihinde yürürlükte bulunan- (2) numaralı fıkrasının (a) bendi şöyledir: "(2) Tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması veya hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde, aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır:a) Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılmış ve çalışmalar devam ediyorsa; valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Kullanılan arazi tarım dışı amaçlı kullanıma uygun yerlerden ise kullanılan alanın her metre karesi için bir Yeni Türk Lirası idari para cezası verilir ve bu Kanunda öngörülen tedbirlerle birlikte gerekli izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına veya iş bitmiş ise kullanımına izin verilir." 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kast veya taksir" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de taksirle işlenebilir."B. Uluslararası Hukuk Eldeki başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Ahmet Altuntaş ve diğerleri [GK], B. No: 2015/19616, 17/5/2018, §§ 19-