(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11458 E. , 2011/1641 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin işçilik alacakları yönünden davanın açılmamaşı sayılmasına, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava yönünden reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11458 E. , 2011/1641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin işçilik alacakları yönünden davanın açılmamaşı sayılmasına, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava yönünden reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. KARAR Dava, sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu ölümü nedeniyle hak sahiplerinin uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ve ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsli istemine ilişkindir. Mahkemece bozma kararı ve sonrasında direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca bozulması üzerine, işçilik alacaklarına ilişkin dava hakkında, (atiye terkedildiğinden) açılmamış sayılmasına, maddi ve manevi tazminat istemi hakkında ise ölen sigortalının davalı şirkette çalıştığı, (dolayısıyla olayın iş kazası olduğu) kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. 5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde bu sürenin iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20 nci maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.