2. Hukuk Dairesi 2012/11505 E. , 2012/16417 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, davalı yararına takdir edilen tazminatlar yönünden ve 11.11.2010 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/3. maddesine dayanılarak yerel mahkemece verilmiş …
**2. Hukuk Dairesi 2012/11505 E. , 2012/16417 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, davalı yararına takdir edilen tazminatlar yönünden ve 11.11.2010 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/3. maddesine dayanılarak yerel mahkemece verilmiş olan 11.11.2010 tarihli ek karar, hükmü temyiz eden davacıya 03.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı bu kararı 16.12.2010 tarihinde verdiği dilekçe ile temyiz ettiği halde, Dairemiz bu temyiz isteği hakkında olumlu veya olumsuz bir karar tesis etmeden “ek kararın süresi içinde temyiz edilmediğinden” bahisle dosyayı mahalline iade etmiştir. Oysa davacı, ek kararın tebliğinden sonra 16.12.2010 tarihinde verdiği dilekçesinde “istenen masrafı süresinde yatırdığını” ileri sürerek dosyanın Yargıtay’a gönderilmesini talep ettiğine göre, bu talep ek kararın temyizi niteliğindedir. Hal böyleyken bu temyiz talebi incelenmeden dosyanın mahalline iadesine karar verilmiş olduğu görülmektedir. Dairemizin iadeye ilişkin kararı maddi yanılgıya dayanmaktadır. Bu itibarla Dairemizin 19.01.2012 tarihli iade kararının kaldırılmasına ve davacının ek karara yönelik temyizinin incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir. 2-“Kararın temyiz edilmemiş sayılmasına” dair olan 11.11.2010 tarihli ek kararda, yerel mahkemece “bu karara karşı kanun yolu ve süresi" gösterilmemiştir. Bu bakımdan Anayasa’nın 41. ve kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 5236 sayılı Kanunla değişik 388. maddesinin (4). bendi gereğince, davacının 16.12.2010 tarihli temyizi süresinde kabul edilmiştir. Hükmü temyiz eden davacıya çıkartılan muhtıra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434/3. maddesine uygun olmadığından geçersizdir. Kaldı ki temyiz eden davacı muhtıraya konu temyiz masrafını da temyiz dilekçesiyle birlikte mahkeme veznesine yatırmıştır. Geçersiz bir muhtıraya dayalı olarak kararın temyiz edilmemiş sayılmasına dair karar verilemez. O halde, “kararın temyiz edilmemiş sayılmasına” dair olan ek kararın bozularak kaldırılmasına, davacının esas hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir. 3-Davacının, davalı lehine hükmedilen tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple iade kararının kaldırılmasına, 2. bentte gösterilen sebeple 11.11.2010 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına, davacının tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen hükmün yukarıda 3. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14.06.2012 (Prş.)