4. Hukuk Dairesi 2021/18295 E. , 2023/11471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/573 E., 2021/725 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/336 E., 2018/782 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge
**4. Hukuk Dairesi 2021/18295 E. , 2023/11471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/573 E., 2021/725 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/336 E., 2018/782 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.02.2018 tarihinde davacı yayaya davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.650,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.750,00 TL tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihi olan 28.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, bununla birlikte sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun, maluliyet durumunun ve zarar miktarının ispatlaması gerektiğini, davalının poliçe limiti ile sorumlu olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Osmancık C.Başsavcılığı'nın dava konusu kaza nedeniyle yürütülen 2018/304 soruşturma 2018/458 karar sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ... olduğu, şüphelinin ... olduğu, yapılan uzlaşma görüşmeleri neticesinde tarafların uzlaştığı, uzlaşma raporundan davacı müştekinin şüpheli ile herhangi bir alacağı vereceği kalmadığını beyan ettiği, uzlaşma nedeniyle şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen Osmacık Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/304 soruşturma sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karşıtığı trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı iddiası ile maddi tazminat talep edildiği, ancak olay sonrası Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında tarafların uzlaşması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, CMK'nun 253/19 maddesinde "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def'aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır..." hükmünün bulunduğu, belirtilen yasa hükmü gereğince tarafların uzlaşması ve davacının uzlaşma sırasında herhangi bir alacağının kalmadığını beyan etmesi nedeniyle davacının tazminat talebinde bulunamayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat talebinin, trafik kazasında kusurlu olan sürücünün kullanmakta olduğu aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalıya yöneltildiğini, Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/304 soruşturma, 2018/458 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında da belirtildiği üzere 03.05.2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaşmanın edimsiz olarak sağlandığını, davacının trafik kazasına bağlı maddi ve manevi zararının tazmin edilmediğini, davacının esas iradesinin, olaya konu suç ile ilgili şikayetinden vazgeçmek olduğunu, taraflar arasında edimsiz şekilde uzlaştırma sağlanmasının davacıya uzlaşmanın mahiyetinin, uzlaşmanın kabul ve reddedilmesinin hukuki sonuçlarının yeterli şekilde anlatılmadığını açıkça ortaya koyduğunu, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikayet yokluğu sebebi ile verilmesi gerektiğini, hukuki sonuçları doğmamış uzlaşma sebebi ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kazanın 10.02.2018 tarihinde meydana geldiği, davacı ...'in kaza sonucu kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, kazaya karışan aracın sürücüsü ... ile davacı ... arasında, uzlaştırmacı huzurunda yüz yüze görüşme ve uzlaşma müzakeresi yapıldığı, uzlaşmanın mahiyeti, uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçlarını anladıklarına dair uzlaşma teklif formlarının adı geçen davacı ve dava dışı sürücü tarafından imzalandığı, davacıya maddi, manevi zararı olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu, karşı taraftan zararın tazmini için bir talebi olup olmadığı, varsa zararın ne şekilde karşılanmasını istediği, maddi ve manevi zararı yoksa karşı tarafın eylemlerinden dolayı talebi olup olmadığı hususlarının sorulduğu, davacının bu sorulara karşı "şüpheli ile her hangi bir alacak vereceğimiz kalmadı, anlaştık, uzlaştık, şüpheliden her hangi bir talebim olmaksızın anlaştık, uzlaştık, uzlaşmanın hüküm ve sonuçlarını anlayarak kendi hür irademle uzlaşma teklifini ve uzlaşmayı kabul ediyorum" şeklinde cevap vermesine, yine dava dışı araç sürücüsünün de "müştekinin benden her hangi bir talebi olmaksızın anlaştık, uzlaştık, uzlaşmanın hüküm ve sonuçlarını anlayarak kendi hür irademle uzlaşma teklifini ve uzlaşmayı kabul ettiğine" dair imzalı ifade verdiği, uzlaştırmacı tarafından 03.05.2018 tarihli uzlaşma raporunun düzenlendiği, tutanak düzenlendiğinde davacının yaralanma durumunu bildiği, bir başka ifade ile davacının uğranılan cismani zararın farkında iken araç sürücüsü ile uzlaşmayı kabul ettiği, Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2018 tarihli, 2018/304 soruşturma, 2018/458 karar nolu kararı ile CMK'nın 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma nedeniyle KYO kararı verildiği, 27.04.2018 tarihli uzlaşma teklif formunda CMK'nın 253 üncü maddesinde düzenlenen uzlaşmaya ilişkin hükümlerin yazılı olduğu, Bayram'ın uzlaşmanın mahiyeti, uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçlarını anladığı, formun bir örneğini aldığına dair tutanakta imzasının bulunduğu, imza inkarında bulunulmadığı anlaşılmıştır. CMK'nın 253/19 uncu maddesinde; "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde düzenlendiği, CMK gereğince Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20 inci maddesinde (05.08.2017 tarihli değişiklikle 33 üncü maddesi) şüpheli tarafından yerine getirilebilecek edimlerin konusunun belirtildiği, aynı maddenin 20/d bendinde mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür dilenmesinin dahi edimler arasında sayıldığı, tarafların uzlaşması için mutlaka maddi karşılık ödenmesi şartının dahi ön görülmediği, bu anlamda uzlaştırma tutanağının geçerli ve bağlayıcı olduğu, ceza soruşturması kapsamındaki uzlaştırma faaliyetlerinde, davacının özgür iradesi ile uzlaşma tutanağını imzaladığı, kaza tarihi ile uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarih arasında geçen süre ve soruşturma kapsamında davacının durum hakkında bilgi sahibi olduğunun anlaşıldığı, özgür iradesi ile davacının imzaladığı uzlaşma tutanağının CMK'nun 253/19 uncu maddesi gereği ilam niteliğinde olduğu, araç sürücüsü, işleteni ve trafik sigortası şirketi arasında kanundan kaynaklanan müteselsil borçluluk ilişkisi bulunduğu, kendi aralarındaki iç ilişki de(rücu) şartları varsa zararın en son haksız fiil faili olan araç sürücüsü üzerinde kaldığı anlaşmıştır.(TBK'nın 162,163.vd mad.), TBK'nın 166 ncı maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçluların da borçtan kurtulmasına, aynı kanunun 168/2 nci fıkrası gereğince alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanmasının gerekmesine, ZMSS şirketinin araç işleteninin 3. kişilere olan hukuki sorumluluğunu, sigortalısının kusuru ve azami poliçe limitine kadar üstlenmesine, haksız fiil faili olan araç sürücüsü ile yapılan uzlaşmanın dolayısı ile davalı ... şirketine sirayet etmesine ve mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminat talebinin, trafik kazasında kusurlu olan sürücünün kullanmakta olduğu aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalıya yöneltildiğini, Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/304 soruşturma, 2018/458 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında da belirtildiği üzere 03.05.2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaşmanın edimsiz olarak sağlandığını, davacının trafik kazasına bağlı maddi ve manevi zararının tazmin edilmediğini, uzlaşma sağlanmış olsa da davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinde, bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğunu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğinin hüküm altına alındığını, davacının esas iradesinin, olaya konu suç ile ilgili şikayetinden vazgeçmek iken dosyanın uzlaştırma kapsamında değerlendirilerek, taraflar arasında edimsiz şekilde uzlaştırma sağlanmasının davacıya uzlaşmanın mahiyetinin, uzlaşmanın kabul ve reddedilmesinin hukuki sonuçlarının yeterli şekilde anlatılmadığını açıkça ortaya koyduğunu, hukuki sonuçları doğmamış uzlaşma sebebi ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu oluşan trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında tarafların uzlaşması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası gereğince tarafların uzlaştığı, davacının uzlaşma sırasında herhangi bir alacağının kalmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Şu durumda, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.