19. Ceza Dairesi 2017/2342 E. , 2017/3152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Kısa karar şikayetçi vekiline 29/09/2016 tarihli duruşmada tefhim edilmekle, şikayetçi vekilinin CMUK'nın 310/1.maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 17/11/2016 gün
**19. Ceza Dairesi 2017/2342 E. , 2017/3152 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Kısa karar şikayetçi vekiline 29/09/2016 tarihli duruşmada tefhim edilmekle, şikayetçi vekilinin CMUK'nın 310/1.maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 17/11/2016 günü hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından CMUK'nın 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçu, "özelliği itibariyle bir defa işlenebilen bir suç olup, suçu ve sanığı aynı, fakat şikayetçisi farklı olan ve birleştirme kararı verilen dosyalar nedeniyle tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlenen suçlarda (aynı nev'iden fikri içtima) TCK'nın 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tek suç olup olmadığı ve buna bağlı olarak aynı maddenin birinci fıkrasına göre cezanın artırılmasının gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması, Kabule göre de; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.