3. Ceza Dairesi 2019/14495 E. , 2020/910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Katılan hakkında Tirebolu Devlet Hastanesince düzenlenen 01.10.2015 tarihli geçici raporda "Burnunda kırık, sağ el baş parmak distalinde cilt abrazyonu, burun dorsumunda ciltte 1 cm'lik kesi mevcut olup kesin raporun KBB uzmanınca verileceğinin" belirtildiği, aynı hasta
**3. Ceza Dairesi 2019/14495 E. , 2020/910 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Katılan hakkında Tirebolu Devlet Hastanesince düzenlenen 01.10.2015 tarihli geçici raporda "Burnunda kırık, sağ el baş parmak distalinde cilt abrazyonu, burun dorsumunda ciltte 1 cm'lik kesi mevcut olup kesin raporun KBB uzmanınca verileceğinin" belirtildiği, aynı hastanenin KBB uzmanınca düzenlenen 09.10.2015 tarihli kesin raporunda "Burun sırtında 1 cm'lik kesi mevcut. Burun ödemli ve ağrılı burunda epistaxsis mevcut. Burun kemiğinde kırık saptanmadı. Tıbbi durumu basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde hafiftir. Sabit ize yol açmamaktadır" şeklinde görüş belirtilmiş ise de katılan vekilinin 20.01.2016 tarihli celsede "her ne kadar dosyada mevcut raporlarda sabit iz ve kırık olmadığı belirtilmiş ise de müştekiye altı tane dikiş atılmıştır, izinin kalacağı sabittir" şeklindeki beyanı ve 09.10.2015 tarihli yüzde sabit iz olmadığına dair rapor içeriğinin yetersiz nitelikte olup adli tıp kriterlerine uygun olmadığı ayrıca raporun plastik cerrahi uzmanı veya adli tıp uzmanı tarafından düzenlenmemesi karşısında, katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının özellikle yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususunda duraksamaya yer vermeyecek ve niteliği hususunda 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Haksız tahrik oluşturan eylemin katılanın, sanığa hakaret etmesinden ibaret olduğunun kabulü karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesi gereğince orantılılık ilkesi gözetilerek TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde (1/2) oranında indirim yapılarak sanığa eksik ceza verilmesi, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.01.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.