Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3762 E. , 2024/5841 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3762 Karar No : 2024/5841 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... adına Vasisi ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Katı At…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3762 E. , 2024/5841 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3762 Karar No : 2024/5841 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... adına Vasisi ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Katı Atık Tesisleri Altyapı Mad. İnş. Pet. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla mirasçı sıfatıyla davacı adına düzenlenen 06/10/2020 tarih ve ... ilâ ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin ara kararına cevaben davalı idarece, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin içeriğinde yer alan vergi borçlarının düzeltme fişleri ile terkin edildiği bildirildiğinden anılan ödeme emri yönünden karar verilmesine olanak bulunmadığı; dava konusu diğer ödeme emirleri yönünden ise, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının ikinci sorumlular mirasçısı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 28/10/2020 tarihinde davacıya tebliğinden sonra asıl borçlu şirket tarafından 22/12/2020 tarihinde 7256 sayılı Kanuna göre yapılan başvuru üzerine borçlar taksitlendirilip yeni vadelere bağlandığından, dayanaktan yoksun hale gelen bahse konu ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, ...tarih ve ... ilâ ... sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 7256 sayılı Kanun Kapsamında yapılandırılan ve ödenmeyen borcun takibi için asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenerek takip yapılması gerekmediği, 7256 sayılı Kanun'a göre başvuru yapılmak suretiyle anılan kanun hükümlerine tabi olunduğundan, borç için 7256 sayılı Kanundan önceki yapılandırma kanunlarına göre yapılandırma başvurusu yapılmış ve bu yapılandırmaların ihlal nedeniyle iptal edilmiş olmasının, 7256 sayılı Kanun'un uygulanmasına engel oluşturmayacağı, Dairelerinin ara kararına davalı idarece verilen cevapta, davacı şirket tarafından 22/12/2020 tarihli başvuru üzerine 7256 sayılı Kanun'a göre borçların taksitlendirildiği, ancak taksitler kanuni süresi içinde ödenmediğinden yapılandırmanın iptal edildiği bildirildiğinden, ödeme emirlerinin hukuka uygunluğunun saptanabilmesi için uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği; davacı ...'ın murisi ...'ın 08/03/2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen 02/03/2011 tarihli ortaklar genel kurulu kararıyla şirket müdürü seçildiği, 23/01/2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen 06/01/2014 tarihli ortaklar genel kurulu kararıyla da müdürlük görevinin sona erdiği, dava konusu ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerindeki borçların şirketin beyanı üzerine tahakkuk ettiği, borçların vadelerinin 2014 ve 2015 yıllarının muhtelif tarihlerine rastladığı, kanuni temsilcilik görevi 06/01/2014 tarihinde sona eren davacının murisi ...'ın borçların ödenmemesinden sorumlu olmadığı anlaşıldığından, Vergi Mahkemesi kararının anılan ödeme emirlerinin iptali yolundaki hüküm fıkrasında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediği; ... sayılı ödeme emrinin 17. satırında bulunan özel usulsüzlük cezasına gelince, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 372. maddesine göre, ölüm halinde vergi cezaları düşeceğinden, Vergi Mahkemesinin iptal kararında anılan ödeme emrinin bu kısmı yönünden sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emrinin içeriğinde yer alan özel usulsüzlük cezası dışında kalan amme alacaklarının vadelerinin rastladığı 2012 ve 2013 yıllarında davacının murisi ...'ın kanuni temsilcilik görevi devam ettiğinden, borçların ödenmemesinden sorumlu tutularak mirasçısı ... adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, Vergi Mahkemesi kararının ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emrinin özel usulsüzlük cezasının yer aldığı 17. satırı dışındaki kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasında isabet görülmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emrinin 17. satırı dışındaki kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasına yönelik davalı istinaf isteminin kabulüyle, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine, kararın diğer kısımları yönünden yapılan davalı istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI:Asıl borçlu şirket tarafından borçların 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, mirasbırakandan sonraki kanuni temsilciler tarafından yapılandırılan borçtan sorumluluğunun söz konusu olmadığı, bu nedenle ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu; öte yandan doğrudan mükellefi olmadığı ve miras intikali nedeniyle takip edildiği borçtan sorumlu tutulmasının yasal olmadığı kaldı ki borcun zamanaşımına uğradığı, ayrıca asıl borçlu şirketin malvarlığı bulunduğundan borcun öncelikle şirketten tahsil edilmesi bunun mümkün olmaması durumunda da şirketin sorumlu olan temsilcileri nezdinde takip yapılması gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Yapılandırma yasalarından yararlanmak için başvurmalarına rağmen şartları ihlal ederek bu yasalardan yararlanma haklarını kaybeden mükelleflere ait borçların, kamu alacaklarının takip ve tahsilini düzenleyen temel kurallara göre tahsili gerektiği, bu durumda yapılandırıldığı halde ödenmeyen borçların takibi için asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilci ve ortaklarına gidilmeden önce tekrar asıl amme borçlusu şirket adına ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmadığı, idarelerince yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...NİN DÜŞÜNCESİ: Davalının temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin ise kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Asıl borçlu ... Katı Atık Tesisleri Altyapı Mad. İnş. Pet. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla mirasçı sıfatıyla davacı adına düzenlenen... tarih ve ... ilâ ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Mirasçıların Sorumluluğu" başlıklı 12 nci maddesinde, ölüm halinde mükelleflerin ödevlerinin, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılara geçeceği, ancak mirascılardan herbirinin murisin vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olacakları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 7. maddesinde de borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı, borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam olunacağı düzenlenmiştir. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 2. maddesinde, (1) Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil); a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır. 17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacı adına düzenlenen... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 17. satırında bulunan amme alacağına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısımının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararının, ...tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emrinin 17. satırı dışında yer alan amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının temyiz istemine gelince; 7143 sayılı yapılandırma Kanundan farklı olarak 7256 sayılı Kanun ve sonrasında yayımlanan 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7256 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden; mirasbırakan ...'ın kanuni temsilcisi olduğu ... Katı Atık Tesisleri Altyapı Mad. İnş. Pet. San. ve Tic. A.Ş.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına mirasçı sıfatıyla ödeme emirleri düzenlendiği, ödeme emirlerine konu borçlar için asıl borçlu şirket tarafından, davacının mirasbırakanının kanuni temsilcilikten ayrılmasından sonra 30/05/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun, 22/12/2020 tarihinde ise 7256 sayılı Kanun uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu, 7143 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan tecilin ödenmediğinden ihlal nedeniyle kaldırıldığı anlaşılmıştır. Temyize konu kararda; 7256 sayılı Kanundan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği yönündeki değerlendirme hukuka uygun ise de; asıl borçlu şirket tarafından 7256 sayılı Kanun kapsamında borçlar yapılandırılmadan önce 7143 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırıldığı, 7143 sayılı Kanunda da 7256 sayılı Kanunun aksine yapılandırmanın ihlalinden sonra 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceğine dair hüküm bulunmadığı ve davacının mirasbırakanının kanuni temsilciliğinin de bu yapılandırmadan önce sona erdiği dikkate alındığında, yapılandırmayla ortaya çıkan yeni bir hukuki durum nedeniyle yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının mirasbırakanının ve dolayısıyla mirasçı sıfatıyla takip edilen davacının yapılandırılan borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, yeni kanuni temsilci tarafından 7143 sayılı Kanun uyarınca anılan borçların davacının mirasbırakanının sorumluluğu sona erdikten sonra şirket adına yapılandırıldığı, 7256 sayılı Kanun kapsamında anılan Kanun'un yayım tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerine etkisi bulunduğu, davacının 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılan borç için sorumluluğunun söz konusu olmadığı görüldüğünden dava konus... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emrinin 17. satırı dışındaki kısmının iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunu kabul edip kararın anılan kısmını kaldırarak davayı reddeden Bölge idare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... sayılı ödeme emrinin .... satırı dışındaki amme alacaklarına ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA, 3.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.