1. Hukuk Dairesi 2011/5113 E. , 2011/7609 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ, ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı 248 parsel sayılı taşınmazın, 46.05 m2 lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu iptal, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuş, ıslahla keş…
**1. Hukuk Dairesi 2011/5113 E. , 2011/7609 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ, ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, davalılar adına kayıtlı 248 parsel sayılı taşınmazın, 46.05 m2 lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu iptal, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuş, ıslahla keşfen belirlenen bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar vekili, zaman aşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalılar ... ve ... yönünden husumet nedeniyle, diğer davalılar yönünden 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava ve birleşen dava, tapu iptal, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davalılar ... ve ...’ın davadan önce ölü oldukları, diğer davalılar yönünden ise hak düşürücü süreden dolayı davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de; 5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesi’nin 12.05.2011 tarih 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve henüz Resmi Gazetede yayınlanmadığı için bu defa aynı tarih aynı esas ve 2011/27 sayılı karar ile iptal hükmünün de eldeki davalara uygulanmak üzere yürürlüğünün durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse de, Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğu söylenemez. Bu durum karşısında, işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı birleştirme Kararına göre belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre çözüme kavuşturulacağı açıktır.