1. Ceza Dairesi 2023/3156 E. , 2023/5507 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/24 E., 2022/191 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden; sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu ma…
**1. Ceza Dairesi 2023/3156 E. , 2023/5507 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/24 E., 2022/191 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden; sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 28.11.2022 tarihinde sanık tarafından temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 ... maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yönünden; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/686 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararı ile 1. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/686 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/16044 Esas, 2021/1680 Karar sayılı kararı ile "1) Sanıkların eylemleri neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, ... Devlet Hastanesinde görevli göğüs cerrahi uzmanınca tanzim olunan 28.06.2013 tarihli raporda, “Sol 8. İCA’da orta ve arka aksiller hatta her biri 1 cm lik, düzgün kenarlı, her ikisi de toraksa nafiz kesi, solda hemopnömotoraksa neden olmakla, basit tıbbî müdahale ile giderilemez, hayati tehlikeye neden olur.” şeklinde görüş belirtilmesi karşısında, katılana ait tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile tüm adlî muayene raporlarının en yakın Adlî Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne gönderilmesiyle, katılanda toraksa nafiz olan iki adet yaralanmaların her birinin tek başına hayati tehlike oluşturup oluşturmadığı hususunda nihai rapor temini ile yaralamaların her birinin tek başına hayati tehlike oluşturması durumunda, iştirak halinde işlenen suçta, olayda kullanılan aletin niteliği, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı ve yaralanmanın hayati organların bulunduğu bölgeye nafiz olması birlikte değerlendirildiğinde, sanıklarıın eylemlerinin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturma ihtimaline karşı delillerin takdir ve değerlendirilmesi üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Sanık ...’ın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunma ve ek savunmanın yakalama kararının infazı üzerine Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesince tespiti suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 3) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 4) Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/227 Esas, 2021/1048 Karar sayılı kararı ile 5235 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 5 ... maddesi uyarınca Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. D. Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/24 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararı ile 1. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 ... maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi, sübuta, vesaireye ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sübuta, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar ..., ... ve ...'ın akraba oldukları, ...'ın kızı ile mağdur arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğu, mağdurun bu sırada evli olduğu, olay tarihinden birkaç gün önce mağdurun, ...'ın kızını kaçırmaya yönelik iddiaların olduğu, ...'ın bu durumu öğrenmesi üzerine yanına ... ve ...'ı da alarak mağdurun çalıştığı kafeye gittikleri, ...'ın bıçak, ...'in kemer, ...'ın sopa ile mağdura saldırdığı, saldırılar neticesinde ...'ın göğüs kafesinin sol yanından iki kez bıçaklandığı belirlenmiştir. 2. Sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları inkar etmişlerdir. 3. ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 24.05.2021 tarihli raporuna göre, katılanın göğüs kafadesi sol yanda 5 cm ara ile toraksa nafiz kesi bulunduğu ve bu yaralanmaların hemopnömotoraksa neden olduğu, sol akciğer yaralanmasına neden olan göğse nafiz iki kesici delici alet yaralanmasının ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olduğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir. 4. Mağdur beyanı içeriği, temyiz dışı mağdur beyanı, tanık beyanları, adlî raporlar, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları dosyada mevcuttur. IV. GEREKÇE Sanık ... ve Müdafiinin, Sübuta; Sanık ... Müdafiinin, Sübuta, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine ve Vesaireye Yönelen Temyiz Nedenleri Yönünden; Olay ve Olgular başlığının birinci paragrafındaki anlatıma göre mağdur beyanları, mağdura ait adlî rapor, temyiz dışı mağdur Çağrı beyanları, olay yeri inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, somut olayda sanık ... hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 3 yıl 9 ay hapis cezası olması karşısında bu cezaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde temyiz nedenleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. Sanık ...'ın kızının mağdur tarafından kaçırılmaya çalışıldığına dair iddianın varlığı nedeniyle taraflar arasındaki husumet, suçta kullanılan bıçağın elverişliliği, mağdurdaki her iki bıçak darbesinin ayrı ayrı hayati tehlike içermesi, sanık ... tarafından mağdurun arkasından yaklaşılıp doğrudan vücudun ölümcül bölgelerinden göğüs kafesinin hedef alınması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 35 ... maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kasten öldürmeye teşebbüs suç oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile kasten yaralama suçundan hükümler kurularak eksik ceza tayini, 2. Sanık ... hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi uyarınca kazanılmış hakka ilişkin maddenin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Sanığın yasal süresinden sonra gerçekleşen temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... ve Müdafii ile Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/24 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıklar ... ve ...'in kazanılmış hakkının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.