10. Hukuk Dairesi 2023/9076 E. , 2024/11743 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1935 E., 2023/1087 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/240 E., 2022/274 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bö…
**10. Hukuk Dairesi 2023/9076 E. , 2024/11743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1935 E., 2023/1087 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/240 E., 2022/274 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 17.11.2015 tarihinde çalıştığı depodan eczaneye ilaç götürürken dava dışı ...'nun kullandığı aracın, davacının kullandığı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden yasal faizi ile hüküm altına alınmasını istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacı ile kazaya karışan diğer kişi ve kişilerin kusurları sonucu gerçekleşen olayda davalı şirketten maddi ve manevi tazminat talep edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkete ait işyerinde motor kurye olarak çalışan davacının 17.11.2015 tarihinde sevk ve idaresindeki motosiklet ile dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki kamyonetin çarpışması ile meydana gelen trafik - iş kazası sonucu davacının yaralandığı, Kurum müfettişi tarafından düzenlenen 03.06.2020 tarihli raporda, yaşanan trafik kazasının bir iş kazası olduğu, davacının, olayın oluşumunda ağır kusuru nedeniyle %50 oranında, üçüncü kişi olarak ...'nun, sigortalı davacının sağlığını ve güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden %50 oranında kusurlu bulundukları, davalı işverenin ise kasıtlı bir davranışı ve iş güvenliğine aykırı bir hareketine rastlanmadığından bir işlem yapılmasına gerek duyulmadığının belirtildiği, Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/225 E.-526 K. sayılı dosyası için trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, olayın meydana gelmesinde davacının tali kusurlu, ...'nun ise asli kusurlu bulunduğu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 23.08.2016 tarihli raporunda ise davacının asli kusurlu, ...'nun ise tali kusurlu bulunduğunun belirtildiği, ceza mahkemesinin İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporuna dayalı olarak hüküm tesis ettiği, hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Mahkemece aldırılan 01.04.2022 tarihli raporda da kazanın oluşumunda davacının %50 oranında, dava dışı ...'nun %50 oranında kusurlu olduğu, davalı şirkete kusur izafe edilemeyeceğinin belirtildiği, sonuç olarak, davalı şirketin, gerçekleşen trafik - iş kazasında işverenin özen yükümlülüğü kapsamında alabileceği tedbir ve sorumluluğunu gerektirecek bir kusurunun varlığından bahsetme imkanı bulunmadığından kusursuz olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada alınan 01.04.2022 tarihli kusur raporunda davacının sürekli iş göremezliğe uğramasına neden olan trafik - iş kazasının meydana gelmesinde araç sürücüsü olan davacı sigortalının %50, dava dışı kazaya karışan diğer araç sürücüsü ...'nun %50 oranında kusurlu olduklarının, davalı işverenin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtilmesi, yine aynı kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından düzenlenen 03.06.2020 tarihli inceleme raporunda da; kazanın meydana gelmesinde davacı sigortalının %50, diğer araç sürücüsü ...'nun %50 oranında olduklarının, davalı işverenin herhangi bir kusurunun olmadığının açıkça belirtilmesi, hükme esas alınan kusur raporunun Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/225 E. 2016/526 K. sayılı ceza davasında hükme esas alınan ve kesinleşen dosyadaki kusur oranları ile de uyumlu bulunması, kusur raporunun; trafik konusunda ve aynı zamanda iş sağlığı ve iş güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiğinin, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğunun, kusur aidiyet ve oranlarını dayanaklarını belirtmek suretiyle tespit ettiğinin anlaşılması karşısında İlk Derece Mahkemesince anılan rapora itibar edilerek davalı işverenin kusursuz olduğunun kabulüne ve davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının, davalı iş yerinde motor kurye olarak çalıştığını, depodan eczaneye ilaç götürürken iş kazası geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, ceza yargılamasında ise tali kusurlu bulunduğunu, davalı işverenin gerekli eğitimleri vermediğini bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.