5. Ceza Dairesi 2010/9786 E. , 2011/586 K. Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve nitelikli yağma suçlarından sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.04.2010 gün ve 2008/68 Esas, 2010/31 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından…
**5. Ceza Dairesi 2010/9786 E. , 2011/586 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve nitelikli yağma suçlarından sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.04.2010 gün ve 2008/68 Esas, 2010/31 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle nitelikli yağma suçundan kurulan usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Mağdurun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere sanığın zincirleme biçimde kasten işlediği cinsel saldırı suçunun neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nun 102. maddesinin 5. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçiminde gerçekleşen eylemlerin 102/5. maddeden öncekilerin olması nedeniyle 102/1 ve 3-d. madde ve fıkralarında belirlenen ceza üzerinden 43/1. madde uygulanarak bulunacak miktarın 102/5. madde ile tayin edilecek ceza süresine eklenmesi suretiyle hüküm kurulması yerine yazılı şekilde uygulama yapılarak sanığa fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK.nun 102/1 ve 102/3-d. maddeleriyle tayin edilen 6 yıl hapis cezası, mahkemenin takdirine uygun olarak 43. madde uyarınca 1/4 oranında artırılarak elde edilen artırım tutarı 1 yıl 6 ay hapsin, 102/5. maddeyle verilen 10 yıla eklenmesinden sonra bulunan 11 yıl 6 ay hapis cezasının 62. madde uyarınca 1/6 oranında indirilerek sonuç cezanın 9 yıl 7 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.