8. Hukuk Dairesi 2023/3107 E. , 2023/4538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/21 E., 2023/37 K. KARAR : Tavzih talebinin kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
**8. Hukuk Dairesi 2023/3107 E. , 2023/4538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/21 E., 2023/37 K. KARAR : Tavzih talebinin kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kadastro sırasında, Bodrum ilçesi Yahşi Köyü çalışma alanında bulunan 484 parsel ... 31.120,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hazine adına tespit edilmiştir.Davacı ...’in murisi ...'in itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca 484 parsel ... taşınmazın (A) harfiyle işaretli 7.860,36 metrekare yüzölçümündeki bölümünün Hazine, (B) harfiyle işaretli 23.259,64 metrekare yüzölçümündeki bölümünün muris ... adına, tesciline karar verilmiştir. 2.Davacı ...'in murisi ... dava dilekçesinde; çekişmeli 484 parsel ... taşınmazın (A) harfiyle işaretli kısmının kendi adına tescilini istemiştir. 3.... tarafından açılan davanın, eldeki davamızın konusu dışında kalan 482 parsel ... taşınmaza yönelik ... tarafından açılan dava ile birleştirilmesi ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 28.09.1998 tarih ve 1998/3151 Esas, 1998/3952 Karar ... bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda 22.02.1999 tarih ve 1999/4 Esas, 1999/2 Karar ... ilamı ile davacıların davasının reddine, 484 ve 482 parsel ... taşınmazların tamamının Hazine adına tesciline karar verilmiş, karar Yargıtay 16. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 04.12.2000 tarih ve 2000/4211 Esas, 2000/4748 Karar ... ilamı ile onanarak 01.02.2001 tarihinde kesinleşmiştir. 4.... mirasçısı ... ile ... 25.03.2014 havale tarihli dilekçe ile,hüküm fıkrasının tavzihen düzeltilmesini talep etmiştir. 5.İlk Derece Mahkemesinin 1999/4 Esas, 1999/2 Karar ..., 07.07.2014 tarihli ek kararı ile tavzih talebinin reddine karar verilmesi üzerine ... mirasçısı ... ile ... vekilinin ek karara karşı temyiz yoluna başvurmuş, Yargıtay 16. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 09.12.2014 tarih ve 2014/15766 Esas, 2014/14891 Karar ... ilamında "mahkemenin esasa ilişkin hükmünün vekil yerine asillere tebliğ edilmiş olduğu, usulsüz tebligat nedeniyle kararın kesinleşmediği, ... mirasçısı ... ile ... vekilinin başvurusunun karar düzeltme mahiyetinde olduğunun kabulü ile inceleme yapılmış ve neticeten sadece dava edilen taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın kapsamı dışında çıkılarak 482 ve 484 parsellerin tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2016 tarihli ve 2015/108 Esas, 2016/21 Karar ... karar ile, çekişmeli 484 nolu parsel yönünden davanın kısmen kabulü ile 08.06.2015 ve 25.04.2016 tarihli bilirkişi raporlarında belirtilen; A harfiyle gösterilen 7.718,30 m2 alanın ... adına, 484 ile işaretli 23.259,64m2 alanın davacı ... adına tespit ve tesciline, 482 nolu parsel yönünden davanın kısmen kabulü ile mahkememize sunulan 08.06.2015 ve 25.04.2016 tarihli bilirkişi raporlarında belirtilen; A1=1523,06m2, A2=3805,68 m2, A3=71,59 m2, C=1285,57 m2 harfleriyle gösterilen alanların Hazine adına, B1=1987,72 m2, B2=81,60 m2, B3=137,07 m2 ve 482 ile işaretli 16.669,71 m2 lik alanın davacı ... adına tespit ve tesciline, karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay 16. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarih ve 2016/12255 Esas, 2019/6310 Karar ... ilamı ile onanmış, karar düzeltme talebinin reddedilmesi üzerine karar 26.12.2019 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Davacı ... mirasçısı ... 05.10.2020 havale tarihli dilekçe ile çekişmeli, eski 484 parsel yeni 205 ada 29 parsel ... taşınmazın adına tesciline karar verilen kısmının hükme esas alınan bilirkişi raporunda 24.409,16 metrekare olarak tespit edilmesine rağmen mahkemece 23.259,64 meterkarenin adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek hükmün tavzihen düzeltilmesini istemiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin 2015/108 Esas , 2016/21 Karar ... ve 27.11.2020 tarihli ek kararı ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı davacı ..., ... ..., ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 17.02.2022 tarihli ve 2021/4457 Esas, 2022/1304 Karar ... kararında; "1- Davacı ...’in temyiz itirazlarının incelenmesinde; öncelikle, davacı ...’in talebi ile davacı ... ... ve ...’in talebi Mahkemenin farklı kararlarına ilişkin olup 6100 ... HMK’nin 167. maddesi gereğince bu davaların birbirinden ayrılması gerekmektedir. Mahkemenin 25.05.2016 tarihli ve 2015/108 Esas, 2016/21 Karar ... kararı ile 08.06.2015 ve 25.04.2016 tarihli bilirkişi raporlarında belirtilen 484 ile işaretli 23.259,64 metrekare alanın davacı murisi ... adına tesciline karar verilmiş ve karar 26.12.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın yüzölçümü 24.409,13 metrekare olarak belirlendiğinden hükmün infazında tereddüt oluşmuştur. 6100 ... HMK’nin 305 vd. maddeleri gereğince taşınmazın yüzölçümünün hükme esas alınan bilirkişi raporuna uygun şekilde tavzihi gerekirken kararın kesinleştiğinden bahisle tavzih talebinin reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup, bu nedenle hükmün bozulması gerekmektedir. 2-Davacı ... ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar temyiz eden davacılar vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemenin 27.11.2020 tarihli ve 2015/108 Esas, 2016/21 Karar ... ek kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurduğunu bildirmiş ise de, Mahkemenin esasa ilişkin 22.02.1999 tarihli ve 1999/4 Esas, 1999/2 Karar ... dosyasında, davacı ... ... ve ... davada vekille temsil edildikleri halde, Yargıtay ilamı 7201 ... Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine aykırı şekilde davacı asillere tebliğ edildiğinden, usulsüz tebligat nedeniyle karar kesinleşmemiştir. Hal böyle olunca, davacı ... ... ve ... vekilinin talebinin Yerel Mahkemenin ek kararına karşı temyiz istemi mahiyetinde değil, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.12.2000 tarihli ve 2000/4211 Esas, 2000/4748 Karar ... ilamı hakkında "karar düzeltme istemi" mahiyetinde olduğunu kabul etmek gerekmiştir. Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin esastan incelenmesine gelince;Mahkemece verilen önceki tarihli hüküm, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen ilamı ile özetle, "davacıların dava açtıkları bölümleri belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap etmeleri mümkün olmadığından, bu bölümlere ilişkin davalarının reddine karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuş; Mahkemece de bozma ilamına uyulmuştur. Dolayısıyla; Mahkemece sadece dava konusu edilen taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tesciline, diğer bölümlerin ise komisyon kararında olduğu gibi tesciline karar verilmesi gerekirken; davanın kapsamı dışına çıkılarak çekişmeli 479, 480 ve 481 parsel ... taşınmazların tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır." gereğine değinilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'in tavzih talebinin kabulüne, çekişmeli 484 nolu parsel yönünden davanın kısmen kabulü ile 08.06.2015 ve 25/04/2016 tarihli bilirkişi raporlarında belirtilen; A harfiyle gösterilen 7.718,30 m2 alanın Hazine adına, 484 ile işaretli 24.409,13 m2 alanın davacı ... adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. III. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; tavzih talebinin maddi hatalar bakımından mümkün olmadığını, ancak kararın infazında tereddüt olması halinde İlk Derece Mahkemesinden talep edilebileceğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tavzih isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 6100 ... Kanun'un 305 inci maddesi, 3.Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen 19.04.2022 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. IV. KARAR Açıklanan sebeple; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.