Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/8700 E. , 2024/6863 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/8700 Karar No : 2024/6863 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Birliği DAVANIN KONUSU :TBB Meslek Kurallarının 3. 4. ve 5. maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle ...Barosu tarafından verilen uyarma cezasının onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile dayanak TBB Meslek Kurallarının 5. maddesinin iptali istenilme
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/8700 E. , 2024/6863 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/8700 Karar No : 2024/6863 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Birliği DAVANIN KONUSU :TBB Meslek Kurallarının 3. 4. ve 5. maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle ...Barosu tarafından verilen uyarma cezasının onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile dayanak TBB Meslek Kurallarının 5. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Ö.S ve F.Ş.'nin anlaşmalı boşandıkları ve ortak çocuğun babada kalması konusunda anlaştıkları, ancak daha sonra F,Ş.’nin, ... Aile Mahkemesi'nin ... E. sayılı velayetin değiştirilmesi konulu davayı açtığı ve dava dosyasında kendi dilekçesinde F.Ş. hakkında yazmış olduğu "... davacı çok sık partner değiştirdiğinden cinsel hastalık taşımaktadır." "... Aynı zamanda müvekkilimi aldattığı erkekleri de aldattığı reddedilemez kanıtlarla ortaya çıkmıştır." "...müşterek çocuğunun bulunduğu ortamlarda dahi erkeklerle ilişki kurmaktan çekinmemesi" şeklindeki beyanları nedeniyle hem ...Barosu hem ...Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet edildiği, ancak gerek Başsavcılık gerekse ...Barosu Yönetim Kurulu şikayete konu sözlerin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı gerekçesiyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiği, ancak şikayetçinin yaptığı itiraz üzerine TBB’nin önce kovuşturmaya yer olmadığı kararını kaldırdığı, ardından ...Barosu’nun meslek kurallarının 3, 4 ve 5. maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle hakkında uyarı cezası verildiği, TBB Disiplin Kurulu'nun dava konusu kararı uyarınca ...Barosu tarafından verilen uyarma cezası ile cezalandırılması kararının onanmasına karar verildiği, söz konusu idari işlem ve dayanak meslek kuralının hukuka aykırı olduğu, Şikayetin konusu hakaret olduğu halde ve TBB Meslek Kurallarında hakaret suçu olmadığından zorlama şekilde ve yorum yoluyla TBB Meslek Kuralları 5. maddeden ceza verildiği, hakkındaki şikayetin konusunun hakaret, daha açık bir ifadeyle bir kişinin onur ve şerefine saldırı niteliğinde isnatta bulunma olduğu, Avukatlık Kanunu ve mevzuatında veya meslek kurallarında hakarete ilişkin bir düzenleme olmadığı, herhangi bir TBB Meslek Kuralı 5. madde ihlali iddiası olmadığı, beyanlarının iddia dokunulmazlığı kapsamında ve yasal sınırlar içerisinde olduğu, velayet davası ile ilgili olan ve hukuki dayanakları bulunan hususlara dilekçelerinde yer verdiği halde hukukla ve yasalarla ilgili olmayan açıklamalar yaptığı isnadıyla ceza verildiği, bir velayet davasında, karşı taraf müşterek çocuk önünde ve çocukta baba figürünün oluşumunu engelleyecek şekilde yaşıyorsa, bu durumda da çocuk açısından baba figürüyle ilgili belirsizlikler yaşama ihtimalininin gündeme geleceği, çocuğun ruhsal gelişimi ile ilgili bu durumun önem arz ettiği, yaşam tarzının velayet kararını etkilediğine dair çok sayıda Yargıtay Kararı olduğu halde davacının yaşam tarzının dava ile ilgisi olmadığına dair disiplin kurulu kararının tümüyle hatalı ve dayanaksız olduğu, velayetin değiştirilmesini talep eden davacının yaşam tarzı ve bulaşıcı hastalığının, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini etkileyen bir durum olduğu ve bu hususların velayetin değiştirilmesi konulu davada gündeme getirilmesi kadar doğal bir şey olmadığı, TBB Disiplin Kurulu'nun bazı üyelerinin hangi argümanların hangi davada kullanılacağına karar verdiği, bu ifadelerin boşanma davası dilekçesinde kullanılmasının bir sorun teşkil etmediği, yani bu ifadelerin aslında hukuki açıklamalar olup herhangi bir hakaret unsuru içermemekte, onur, şeref ve saygınlığı rencide etmeye yönelik beyanlar olmamakta, aksine hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkili ve hatta zaruri açıklamalar olduğu, ancak dava boşanma değil de velayet davası olduğu zaman bu ifadelerin nedense hukuki olmayan ifadeler olduğu ve dava konusu ile ilgisiz olduğu sonucuna ulaşıldığı, oysaki velayetin değiştirilmesi davasında Mahkemenin görevinin tarafların yaşam tarzlarını, sosyal hayatlarını, kişiliklerini, çocuğa bakış açılarını araştırmak olup gözetilmesi gereken en önemli hususun da çocuğun üstün yararı olduğu, TBB Meslek Kuralları 5. maddesinin muğlak, anlaşılmaz olduğu, son derece soyut ve belirsiz olmasına rağmen disiplin hukukunda norm olarak kullanılmasının hukuka ve ceza hukukunun evrensel prensiplerine aykırı olduğu için iptali gerektiği, TBB Meslek Kuralları 5. maddenin son derece belirsiz ve yoruma açık olduğu, birincisi açıklamadan kastın ne olduğu, eğer basın açıklaması ise zaten böyle bir açıklaması olmadığı, eğer her sözlü ve yazılı beyan açıklama kapsamına giriyorsa o zaman ifade özgürlüğünün kısıtlandığı, ikincisi madde metninde geçen objektif kelimesinin tanımı ve kriteri olmadığı, ayrıca ifade özgürlüğünü kısıtlayan bir düzenleme olduğu, TBB Meslek Kuralları madde 5’in son derece soyut ve sübjektif olduğu, mesela olgunluk ve objektifliğin kriterlerinin ne olduğuna ilişkin hiçbir bilgi işbu hükümde yer almadığı, olgun ve objektif ifadesinin içi yorum yoluyla doldurulduğunda da geniş yorum yapılması nedeniyle kuralların konma amacının dışına çıkılarak bu maddelerin mağduriyete yol açmasına sebebiyet verdiği, şikayete konu beyanlarının sübjektif olmadığı, asıl sübjektif olanın kuralın bizzat kendisi olduğu, objektifliğin kriterini içermeyen bir maddeye göre beyanlarının objektif olmadığı iddiasıyla ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, söz konusu meslek kuralı maddesinin avukata konuşma yasağı getirmekte ve ifade özgürlüğünü kısıtlamakta olduğu, bu nedenle hukuka aykırı olduğu dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu olayda; Baro Disiplin Kurulu'nca, "Şikâyetli Avukat, şikâyetçinin ... Aile Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen davada vermiş bulunduğu dilekçesinde, davalının yaşam tarzına ait beyanlarında iddia ve savunma sınırlarını aşarak Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 5. maddesine göre ‘Avukat, yazarken de konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır.', ‘mesleki çalışmasında avukat hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.' kurallarına aykırı davrandığından..." gerekçesiyle şikayetli hakkında ceza tayin edildiği, Dilekçelerde yazılan ya da duruşmalarda söylenen sözlerin, "çarpıcı gelen / şoke eden, rahatsız eden bilgi ve düşünceler" olmasına bakılmaksızın savunma kapsamında değerlendirilebilmesi için, söylenen sözlerin ve yazılan beyanların "hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkili ve hatta zaruri açıklama" olması, "objektiflik uyuşmazlıkla bağlantılı" olması gerektiği, davacının dilekçesinde yer alan ifadelerin bütününden ayrılarak tek tek disiplin kovuşturmasına konu edilen haliyle rahatsız edici nitelikte olduğu, bu rahatsız edici ifadelerin olayın bütünlüğü içerisinde gerekli, zorunlu ve yararlı olup olmadığına bakılması gerektiği, sözlerin olayın bütünü ve davanın niteliği dikkate alındığında da bir "hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkili ve hatta zaruri açıklama" olmadığı, "objektiflik uyuşmazlıkla bağlantılı” olmadığı yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporu ile de saptandığı gibi "gerçekdışı bir yargı ve tespiti içeren" sözler olduğu, davanın velayetin kaldırılması davası olduğu, bu davanın odak noktasının "müşterek çocuğun üstün yararı" olduğu, sonradan gerçek dışı olduğu saptanan "... davacı çok sık partner değiştirdiğinden cinsel hastalık taşımaktadır." beyanının "çocuğun üstün yararı" ile ilgisinin olmadığı, davada "hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkili ve hatta zaruri açıklama" niteliği taşımadığı ve "hukuki bir açıklama" niteliğinde olmadığı, Her özgürlüğün sınırları olduğu gibi savunma özgürlüğünün sınırları da "hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkili ve hatta zaruri açıklama” olması, "objektiflik uyuşmazlıkla bağlantılı” olması ve "hukuki bir açıklama” niteliği taşıması gerektiği, somut olaydaki ifadelerin, iddia ve savunma sınırları içerisinde olmadığı, olay ve olguların ifade edilişinde gerekli titizliğin ve özenin gösterilmediği, beyanların, yargılamanın hukuksal yönü ile ilgili olarak, “hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkili ve hatta zaruri açıklama”, “objektiflik, gerçek ve somut vakıalara dayanma”, “uyuşmazlıkla bağlantılık” ve “Hukuki açıklama” ilkelerine uygun bulunmadığı, kullanılan söz ve yaratılmaya çalışılan intiba ile Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırılık oluşturduğundan eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulunun oluşa uygun gerekçeli kararı hukuken isabetli olmakla itirazın reddi ile kararın onanması gerektiği, eylem ile ceza arasında nispetsizlik bulunmadığı, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu hukuka, usul ve yasaya uygun olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Avukatlık mesleğinin yargının kurucu unsuru olduğu, bununla birlikte avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olduğu, avukatların sadece müvekkillerinin menfaatlerine değil, bir bütün olarak adalet sisteminin gereklerine hizmet etmek yükümlülüğünde olduğu, meslek kurallarının avukatlık mesleğinin fonksiyonel hale getirilmesini amaçladığı, bu sebeple Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 5. maddesinin, avukatın toplumsal sorumluluğunun gereği olduğu, adalet sisteminin gereklerine hizmet etme amacını taşıdığı, bir meslek kuralının iptali için Anayasaya ve yasalara aykırılık taşıması gerektiği, iptali talep edilen Meslek Kurallarının 5. maddesinin, Anayasa, Avukatlık Mevzuatına, temel hukuk ilkelerine aykırılık teşkil etmediği ve tamamlayıcı düzenleme niteliğinde olduğundan iptal talebinin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Düzenleyici işlem yönünden davanın reddi, bireysel işlem yönünden iptal kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; avukat olan davacı tarafından, TBB Meslek Kurallarının 3, 4, 5. maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle ...Barosu tarafından verilen uyarma cezasının onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile dayanak TBB Meslek Kurallarının 5. Maddesinin iptali istemiyle Türkiye Barolar Birliğine karşı açılmıştır. Olayda; F.Ş.'in açmış olduğu ... Aile Mahkemesi'nin ... E. sayılı velayetin değiştirilmesi konulu dava dosyasında, karşı tarafın avukatı olan işbu davanın davacısı ...'in, davalı vekili olarak verdiği iki dilekçede F.Ş. hakkında yazmış olduğu "... davacı çok sık partner değiştirdiğinden cinsel hastalık taşımaktadır." "... Aynı zamanda müvekkilimi aldattığı erkekleri de aldattığı reddedilemez kanıtlarla ortaya çıkmıştır." "... müşterek çocuğunun bulunduğu ortamlarda dahi erkeklerle ilişki kurmaktan çekinmemesi" şeklindeki beyanları nedeniyle şikayet edildiği ...Barosu ile ...Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de; şikayetçinin yaptığı itiraz üzerine TBB'nin bu kararı kaldırması üzerine, ...Barosunca "meslek kurallarının 3, 4 ve 5. maddelerini ihlal ettiği" gerekçesiyle hakkında uyarı cezası verildiği, TBB Disiplin Kurulunun dava konusu edilen ... tarihli, ... E. ve ... K. sayılı kararı ile, ...Barosu tarafından verilen uyarma cezasının onandığı anlaşılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. Maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmü getirilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "İddia ve savunma dokunulmazlığı" başlıklı 128. Maddesinde, "Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir." hükmüne yer verilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. Maddesinde, "Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. (Değişik ikinci fıkra: 2/5/2001 - 4667/1 md.) Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder."; 34. Maddesinde, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler."; 117. Maddesinin 7. Fıkrasında, "... adaleti ve mesleği ilgilendiren işler hakkında teklifte bulunmak, uyulması zorunlu meslek kurallarını tespit etmek," Birlik Genel Kurulunun görevleri arasında sayılmış; 135. Maddesinin 1. Fıkrasında, "...Uyarma; avukatın mesleğinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğinin kendisine bildirilmesidir." hükmü yer almıştır. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. Maddesinde, "Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür."; 4. Maddesinde, "Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür."; 5. Maddesinde, "Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır." kuralları getirilmiştir. Gerek Avukatlık Kanunu'nun genel gerekçesi, gerek yukarıda yer verilen hükümler, gerekse adalet kavramının evrensel olarak kabul edilen ilkeleri uyarınca savunmanın hüküm ve iddia makamları ile birlikte yargılama sürecinin kurucu unsuru olduğu konusunda bir duraksama bulunmamaktadır. Yukarıda aktarılan meslek kuralları birlikte değerlendirildiğinde; avukatların savunma sırasında yapacağı değerlendirmelerde davanın karşı tarafını aşağılayıcı ve somut bir tespit olmadan suçlayıcı nitelikte söz ve davranışlara girmemesi gerektiği; başka bir deyişle, savunma hakkının dokunulmazlığı ilkesini amacına aykırı biçimde kullanılmaması ve savunma sınırlarını aşmamaları gerektiği ortaya çıkmaktadır. Savunma hakkına getirilen bu sınırlamaların kanuni dayanağının da Avukatlık Kanununun 34 maddesi olduğu açıktır. Savunma özgürlüğünün sınırlarının; hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkii ve zorunlu açıklama olması, uyuşmazlıkla bağlantılı olması, gerçek ve somut vakalara dayanması, objektif olması ve hukuki açıklama niteliğinde olması şeklinde ortaya çıktığı görülmektedir. Bu durumda; davacının karşı tarafa hitaben bulunduğu beyanların savunma sınırlarını aştığı sonucuna ulaşılmakta olup; uyarma cezası verilmesinde mevzuata aykırılık görülmemiştir. Bu halde; davacıya verilen disiplin cezanın dayanağı olan TBB Meslek Kurallarının 5 maddesinin, Avukatlık Kanunun 34. Maddesinde yer alan, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak..." hükmüne uygun olduğu kanaatine ulaşılmış olup, üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın REDDİ gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Olayda; F.Ş.'in açmış olduğu ... Aile Mahkemesi'nin ... E. sayılı velayetin değiştirilmesi konulu dava dosyasında, karşı tarafın avukatı olan işbu davanın davacısı ...'in, davalı vekili olarak verdiği iki dilekçede F.Ş. hakkında yazmış olduğu "... davacı çok sık partner değiştirdiğinden cinsel hastalık taşımaktadır." "... Aynı zamanda müvekkilimi aldattığı erkekleri de aldattığı reddedilemez kanıtlarla ortaya çıkmıştır." "... müşterek çocuğunun bulunduğu ortamlarda dahi erkeklerle ilişki kurmaktan çekinmemesi" şeklindeki beyanları nedeniyle şikayet edildiği ...Barosu ile ...Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de; şikayetçinin yaptığı itiraz üzerine TBB'nin bu kararı kaldırması üzerine, ...Barosunca "meslek kurallarının 3, 4 ve 5. maddelerini ihlal ettiği" gerekçesiyle hakkında uyarı cezası verildiği, TBB Disiplin Kurulunun dava konusu edilen ... tarihli, ... E. ve ... K. sayılı kararı ile, ...Barosu tarafından verilen uyarma cezasının onandığı bunun üzerine uyarma cezasının onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile dayanak TBB Meslek Kurallarının 5. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. Maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmü getirilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "İddia ve savunma dokunulmazlığı" başlıklı 128. Maddesinde, "Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir." hükmüne yer verilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde, "Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. (Değişik ikinci fıkra: 2/5/2001 - 4667/1 md.) Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder."; 34. maddesinde, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler."; 110. maddesinin 16. Bendinde; "Uyulması zorunlu meslek kurallarını tespit ve tavsiye etmek,"; 117. maddesinin 7. fıkrasında, "...adaleti ve mesleği ilgilendiren işler hakkında teklifte bulunmak, uyulması zorunlu meslek kurallarını tespit etmek," Birlik Genel Kurulunun görevleri arasında sayılmış; 134. maddesinde; "Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır." hükmü, 135. maddesinin 1. fıkrasında, "...Uyarma; avukatın mesleğinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğinin kendisine bildirilmesidir." hükmü yer almıştır. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. Maddesinde, "Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür."; 4. Maddesinde, "Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür."; 5. Maddesinde, "Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır." kuralları getirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dava konusu Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 5. maddesi yönünden; Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri uyarınca, baroların çalışmalarını ortak amaca ulaşacak şekilde tasarlamak, mesleğin gelişmesini sağlamak, mensuplarının genel menfaatlerini ve mesleğin ahlak, düzen ve geleneklerini korumak, bunun yanında Türkiye Barolarını ve mensuplarını birbirine tanıtarak aralarındaki meslek bağını kuvvetlendirmek gibi temel görevleri olan Türkiye Barolar Birliğinin yetkili organlarınca alınan ve yasaların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesinde, yüklendiği görevleri tam ve eksiksiz olarak onurlu bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla oluşturulmuş bulunan meslek kuralları arasında yer alan 5. maddesinde hukuka, meslek onuruna ve kamu yararına aykırı bir yön bulunmamaktadır. Dava konusu uyarma cezasının onanmasına dair ... tarih, E:..., K:... sayılı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararı yönünden; Anayasamızın 36. maddesinde yer alan “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” hükmü ile iddia ve savunma dokunulmazlığı anayasal ve yasal teminat altına alınmıştır. Yargının kurucu unsurlarından olan ve bağımsız savunmayı temsil eden avukatlık mesleğinin doğası gereği, yargılama süreci içerisinde savunma ve iddia hakkının kullanılması anlamında gerek duruşma esnasında gerekse de mahkemeye sunulan dilekçelerde bir takım sert ifadelere yer verilmesi tabii bulunmaktadır. Müvekkiline veya şahsına karşı yöneltilen iddialara karşı dava konusu uyuşmazlıklarla alakalı olarak iddiaya yanıt kapsamında değerlendirilebilecek ifadelerin kullanılması kutsal olan savunma hakkının dokunulmazlığı ilkesinin bir gereği olduğu gibi hak arama hürriyetinin de bir parçasıdır. Ancak, avukatların dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan, sorunun çözümüne ilişkin hukuksal gerekçeler yerine tamamen incitici, aşağılayıcı ifadelere yer verdiği ifadelerin savunma dokunulmazlığı kapsamında düşünülemeyeceği kuşkusuzdur. Avukatların savunma sırasında yapacağı değerlendirmelerde davanın karşı tarafını aşağılayıcı ve somut bir tespit olmadan suçlayıcı nitelikte söz ve davranışlara girmemesi gerektiği; başka bir deyişle, savunma hakkının dokunulmazlığı ilkesinin amacına aykırı biçimde kullanılmaması ve savunma sınırlarını aşmamaları gerektiği ortaya çıkmaktadır. Savunma özgürlüğünün sınırlarının; hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkili ve zorunlu açıklama olması, uyuşmazlıkla bağlantılı olması, gerçek ve somut vakalara dayanması, objektif olması ve hukuki açıklama niteliğinde olması şeklinde ortaya çıktığı görülmektedir. Davacının, kullandığı ifadelerin iddia ve savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığından, bu eyleminin Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 5. maddesine aykırılık oluşturduğundan dava konusu bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davaya konu Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 5. maddesi yönünden oybirliği, davaya konu bireysel işlem yönünden oyçokluğu ile DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/12/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, TBB Meslek Kurallarının 3. 4. ve 5. maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle ...Barosu tarafından verilen uyarma cezasının onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile dayanak TBB Meslek Kurallarının 5. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; F.Ş.'in açmış olduğu ... Aile Mahkemesi'nin ... E. sayılı velayetin değiştirilmesi konulu dava dosyasında, karşı tarafın avukatı olan işbu davanın davacısı ...'in, davalı vekili olarak verdiği iki dilekçede F.Ş. hakkında yazmış olduğu "... davacı çok sık partner değiştirdiğinden cinsel hastalık taşımaktadır." "... Aynı zamanda müvekkilimi aldattığı erkekleri de aldattığı reddedilemez kanıtlarla ortaya çıkmıştır." "... müşterek çocuğunun bulunduğu ortamlarda dahi erkeklerle ilişki kurmaktan çekinmemesi" şeklindeki beyanları nedeniyle şikayet edildiği ...Barosu ile ...Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de; şikayetçinin yaptığı itiraz üzerine TBB'nin bu kararı kaldırması üzerine, ...Barosunca "meslek kurallarının 3, 4 ve 5. maddelerini ihlal ettiği" gerekçesiyle hakkında uyarı cezası verildiği, TBB Disiplin Kurulunun dava konusu edilen ... tarihli, ... E. ve ... K. sayılı kararı ile, ...Barosu tarafından verilen uyarma cezasının onandığı anlaşılmıştır. Anayasamızın 36. maddesinde yer alan “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” hükmü ile iddia ve savunma dokunulmazlığı anayasal ve yasal teminat altına alınmıştır. Yerleşik İçtihatlar değerlendirildiğinde, savunma dokunulmazlığının sınırının, başkalarının kişilik hakları olduğu ve başkalarının kişilik haklarını ihlal eden söz ve davranışların savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmakla birlikte, savunma görevini yürüten bir avukatın, başkalarının kişilik haklarını ihlal etmeyen, somut vakıalara dayanan, eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışlarının savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Olayda; F.Ş.'in açmış olduğu velayetin değiştirilmesi konulu dava dosyasında, karşı tarafın avukatı olan işbu davanın davacısı ...'in, davalı vekili olarak verdiği iki dilekçede F.Ş. hakkında yazmış olduğu ifadelerin onur şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmadığı, müvekkilinin bilgilendirmesi doğrultusunda yazıldığı, müvekkilinin hak ve menfaatlerini korumaya ve haklılığına vurgu yapmak amacına yönelik olduğu, davanın niteliği de göz önüne alındığında söz konusu ifadelerin savunma ve iddia kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, buna göre 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile Meslek Kurallarına aykırı bir eyleminin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılan davacının uyarma cezası ile cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğundan bireysel işlemin iptali gerektiği düşüncesi ile bu kısma yönelik verilen ret kararına ilişkin aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.