Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1834 E. , 2024/3569 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1834 Karar No : 2024/3569 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Sahili Koruma ve Güzelleştirme Derneği 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Sanayii Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmekt…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1834 E. , 2024/3569 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1834 Karar No : 2024/3569 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Sahili Koruma ve Güzelleştirme Derneği 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Sanayii Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli ili, Körfez ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Gübre Üretim Tesisi Kapasite Artışı ve Liman Revizyonu" projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; proje alanının, doğal bitki örtüsü alanı, ekili alanlar, hayvancılık alanları, yer altı ve yer üstü suları alanları içerisinde kalmadığından toprak yapısını ve hayvanlar için doğal hayatı olumsuz etkilemeyeceği, ÇED raporunda incelenen projenin çevresel etkilerinin yeterli olduğu, verilen taahhütlerle birlikte çevre üzerinde meydana getireceği etkilerin çevre mühendisliği açısından kabul edilebilir seviyelerde olduğu, limanda yapılan kapasite artışı ve dip tarama faaliyetinin deniz trafiğine doğrudan veya dolaylı olarak ilave bir risk oluşturmayacağı, davaya konu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; davalı yanında müdahil şirketin kapasite artışı ve liman revizyonu projesi hakkında verilen "ÇED Olumlu kararı"nın iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen derdest davanın bulunduğu, işbu dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğu, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, projenin çevresel etkilerinin olumsuz etkilerine değinildiği; görülmekte olan davada düzenlenen bilirkişi raporunun jeoloji ve inşaat mühendisliği bölümlerinde sıvılaşma tehlikesi bakımından önemli alan niteliğindeki proje alanında, uygulama safhasında titizlikle kontrol sağlanması gerektiği belirtilmesine karşın, bunun nasıl yapılacağına dair bir açıklamaya yer verilmediği, aynı bölgede açılan farklı davalarda yaptırılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, dip tarama faaliyeti ve hava kirliliği bağlamında etkilere dair detaylı değerlendirmeler yapıldığı, buna karşın bu dosyada bu konuda yeterli inceleme yapılmadığı, çevrede bulunan diğer tesisler ile projenin kümülatif etkilerinin yeterince değerlendirilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1- Davalı tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun tesis edildiği, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu savunulmuştur. 2- Davalı yanında müdahil tarafından; davacının görülmekte olan davayı açmakta kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin bulunmadığı, şirketlerince, aynı proje alanında yapılması planlanan kapasite artışı ve liman revizyonu projesi hakkında verilen "ÇED Olumlu kararı"nın iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen davanın reddine karar verildiği, dava konusu "ÇED Olumlu kararı"nın usul ve yasaya uygun olduğu, davacıların beyanlarının bilimsel verilerden uzak olduğu, bu nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararının karşı oyunda belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 30/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; çevresel etki değerlendirmesi, gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar olarak tanımlanmış; 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266. maddesi, "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmünü; "Bilirkişi sayısının belirlenmesi" başlıklı 267. maddesi, "(1) Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmünü; aynı Kanunun "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinin 2. fıkrası ise, "(2) Raporda, tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir..." hükmünü içermekte olup; "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde ise, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince Çevre Mühendisi ..., Deniz Ulaştırma Mühendisi ..., Su Ürünleri Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ..., Jeoloji Mühendisi ..., Şehir Plancısı ..., Ziraat Mühendisi ..., Harita Mühendisi ... ve Kılavuz Kaptan ...'den oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; hazırlanan bilirkişi raporunda dava konusu "ÇED Olumlu kararı"nın teknik altlıklarıyla birlikte uygun olduğu, işlemin iptalini gerektiren teknik bir bulgunun bulunmadığı yolunda görüş bildirildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta; dava konusu "ÇED Olumlu kararı"nın dayanağı niteliğindeki nihai ÇED raporu ekinde hidrografik ve oşinografik etüt raporunun, deniz jeolojisi ve jeofiziği alanında uzman jeoloji mühendisi ile hidrografi uzmanı tarafından hazırlandığı; hükme esas alınan bilirkişi raporunun jeoloji mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, projenin depremsellik açısından alınan önlemler bağlamında birtakım değerlendirmelere yer verilmesine karşın, deniz jeolojisine yönelik herhangi bir tespite ve değerlendirmeye bu kısımda yer verilmediği; çevre mühendisliği açısından değerlendirmeler içeren kısımda ise deniz dolgu alanına etkiler ile dip tarama projelerinin etkileri açısından yapılan değerlendirmelerin, nihai ÇED raporunun ilgili kısımlarında yer alan ifadelerin aynen aktarılmasından ileri gitmediği gibi, deniz dolgu alanı ile dip tarama projelerinin deniz ekosistemine etkileri konusunda, bilirkişi heyetinde yer alan deniz jeolojisi alanında uzman jeoloji mühendisinin herhangi bir değerlendirme yapmadığı, öte yandan, belirtilen konularda değerlendirme yapacak deniz biyolojisi alanında uzman biyologun bilirkişi heyetinde görevlendirilmediği görülmektedir. Yukarıda verilen bilgiler ışığında, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, bilirkişi raporuna itiraz ve temyiz dilekçelerindeki iddialar ile yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin, kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile (nihai ÇED raporunda yer verilen taahhütlerin bilimsel olarak değerlendirilmesi yapılmak suretiyle) bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığının, aralarında çevre mühendisi, deniz jeolojisi alanında uzman jeoloji mühendisi, deniz biyolojisi alanında uzman biyolog olmak üzere, gerekirse başka dallardan uzmanlar (mümkünse öğretim üyelerinden) seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden; eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.