(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3462 E. , 2009/5164 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydına vakıf şerhinin yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair verilen 12.12.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3462 E. , 2009/5164 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydına vakıf şerhinin yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair verilen 12.12.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili, 24.04.2003 tarihli dilekçesiyle 42 sayılı parsel 318 m2 arsa cinsli taşınmaz kaydına evveliyatı Kefenbağı Vakfından olduğu nedeni ile tapuya vakıf şerhinin yazılmasını istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, kadastro tutanağının 29.04.1961 tarihinde vakıf şerhi bulunmadan kesinleştiği, davanın 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı nedeni ile 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesi gereğince hak düşürücü süre yönünden reddine 12.12.2003 tarihinde karar verilmiştir. Hükmü, davacı ... İdaresi vekili temyiz etmiştir. 5737 sayılı ... Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 5.maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer ... zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı kuralı getirildiğinden burada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin, dolayısı ile 02.04.2004 tarihli ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanma olanağı yoktur. Az önce sözü edilen 5737 Sayılı ... Kanununun 18.maddesi hükmü gereğince; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan ... ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3. maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf; zemini vakfa, üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığın çözümü için, kayda işlenen vakfın mukataalı veya icareteynli vakıf olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması gerekir.