Başvuru, aynı eylemden dolayı iki ayrı dava açılması, ilk davada verilen beraat kararına rağmen yargılamaya devam edilmesi nedenleriyle aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkının; şartları oluşmaksızın beraatla sonuçlanan davada yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi, suçun nitelendirilmesinde, zamanaşımının hesabında ve cezanın tespitinde hata yapılması, yargılamanın uzun sürmesi ve Yargıtayın nihai kararının tebliğ edilmemesi nedenleriyle hakkaniyete uygun yargılama, mah
Başvuru; aynı eylemden dolayı iki ayrı dava açılması, ilk davada verilen beraat kararına rağmen yargılamaya devam edilmesi nedenleriyle aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkının; şartları oluşmaksızın beraatla sonuçlanan davada yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi, suçun nitelendirilmesinde, zamanaşımının hesabında ve cezanın tespitinde hata yapılması, yargılamanın uzun sürmesi ve Yargıtayın nihai kararının tebliğ edilmemesi nedenleriyle hakkaniyete uygun yargılama, mahkemeye erişim ve makul sürede yargılanma haklarını içerecek biçimde adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 25/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 29/05/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 4/8/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 18/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 27/8/2014 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında, müdür yardımcısı olarak görev yaptığı yetiştirme yurduna bebek bezi alımında “usulsüzlük” yaptığı iddiası ile soruşturma açılmıştır. Bahçelievler Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 30/6/1994 sayılı kararı ile sahte belge düzenlemek suretiyle bir firmaya usulsüz ödeme yaptığından bahisle 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun maddesi uyarınca başvurucu hakkında 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesi gereğince Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmasına karar verilmiştir. Dava, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinin 1994/1174 sayılı esasına kaydedilmiştir. Öte yandan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14/11/1994 tarihli ve E.1994/22258 sayılı iddianamesi ile başvurucunun “ihaleye fesat karıştırmak” suçundan cezalandırılması istemiyle Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine ayrı bir kamu davası daha açılmıştır. Başvurucunun ve diğer sanıkların, 1993 yılında bez alımına ilişkin yapılan üç ihaleye fesat karıştırmak suretiyle menfaat temin ettikleri ileri sürülmüştür. Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinin 5/12/1996 tarihli ve E.1994/1174, K.1996/1076 sayılı kararı ile başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Mahkeme, atılı suçun sübut bulmadığı ve iddiadan başka delil elde edilemediği sonucuna ulaşmıştır. Bu karar, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda devam eden yargılamada ise Mahkemenin 24/11/2000 tarihli ve E.1994/462, K.2000/497 sayılı kararı ile Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat kararı dikkate alınarak başvurucu hakkında yargılamanın durdurulmasına hükmedilmiştir. Bu davada yargılanan diğer dokuz sanığın beraatine, üç sanığın ise ihaleye fesat karıştırma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararının başvurucuyla ilgili kısmı şu şekildedir: “1- Her ne[] kadar sanıklardan İFFET İNCİ GÜLTEKİN hakkında ihaleye fesat karıştırmak suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise[] de aynı sanık hakkında aynı eylemi nedeni[] ile Bakırköy [] Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı[,] bu mahkemece 1996 tarihinde 1994/1174 esas 1996/1076 karar sayılı ilamı ile beraat kararı verilmiş ise[] de, dosyamızda toplanan delillerle bilgi ve belgelere göre beraat kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporlarına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediği konusunda güçlü deliller bulunduğundan bu sanık yönünden CMUK’un 253 maddesi gereğince YARGILAMANIN DURDURULMASINA,Bakırköy [] Asliye Ceza Mahkemesinin beraat kararının iadeyi muhakeme kararı ile CMUK' 330 ve devamı maddeleri gereğince ortadan kaldırılması için karar kesinleştiğinde mahkememizce gereğinin yapılmasına,” Yargıtay Ceza Dairesinin 28/10/2004 tarihli ve E.2003/2490, K.2004/6979 sayılı ilamı ile başvurucuyla ilgili olarak “hakkındaki yargılamanın durdurulmasına ilişkin karar davanın esasını halletmemesi nedeniyle itirazı mümkün olup temyiz dilekçeleri itiraz mahiyetinde bulunduğundan bu hususta gereği mahallinde yerine getirilmek üzere bu sanık hakkında[ki] hükmün inceleme dışı bırakılmasına” karar verilmiştir. Mahkumiyetlerine hükmedilen üç sanık bakımından ise “hakkındaki yargılama durdurulan sanık İffet İnci Gültekin'in yargılama ve dava akıbeti beklenip sonucuna göre suç niteliklerinin tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Yargıtay ayrıca beraat eden sanıklar hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar vermiştir. Yargılamaya, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/505 sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir. Mahkeme, 4/2/2005 tarihli ilk duruşmada yargılamanın yenilenmesi hususunu değerlendirmek üzere Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine yazı yazılmasına karar vermiştir. Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet savcısının yargılamanın yenilenmesi yönündeki görüşünü almış, gerekli şartların oluştuğunu belirterek 31/5/2005 tarihinde yargılamanın yenilenmesine karar vermiştir. Mahkeme, yargılamanın yenilenmesine karşı diyeceklerinin sorulması için başvurucuya davetiye çıkartılmasına ve duruşmanın 13/7/2005 tarihine bırakılmasına karar vermiştir. Dosya içerisinde başvurucunun bu duruşmada hazır olup olmadığına ve yargılamanın yenilenmesine itiraz edip etmediğine ilişkinherhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi, yargılamanın yenilenmesine karar vermesinin ardından birleştirme hususunda Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinden muvafakat almıştır. Mahkeme, 27/11/2006 tarihli ve E.1994/1174, K.1996/1076 sayılı kararı ile dosyanın Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/505 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2007 tarihli ve E.2004/505, K.2007/289 sayılı kararı ile başvurucunun ve diğer üç sanığın nitelikli zimmet suçundan lehe kanun olduğu değerlendirilen 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarıncasonuç itibarıyla 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Mahkeme, ilgili kurumda görevli olan sanıkların 1993 yılındaki eylemleriyle gerçekte alınmadığı hâlde 605 paket çocuk bezini alınmış gibi gösterdikleri ve 000 eski Türk lirası ödeme yaptıkları sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme, 765 sayılı mülga Kanun’un maddesi ile maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası, maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi ve maddesinin (1) numaralı fıkrasıuyarınca 22 yıl 6 ay olarak hesaplanan olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığını belirtmiştir. Dava zamanaşımı bakımından ise sanıkların savunması, mahkûmiyet hükmü ve Yargıtay bozma ilamı tarihleri dikkate alındığından dava zamanaşımı süresinin de dolmadığı değerlendirilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi ayrıca “İffet İnci Gültekin hakkında Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesince her ne kadar beraat kararı verilmiş ise de yargılamanın iadesinin kabulü ile dosyanın ... birleştirimesine ilişkin karar[ı] ve sanık İffet İnci Gültekin'in nitelikli zimmet eyleminin sübutu karşısında sanık hakkındaki beraat kararının iptaline” hükmetmiştir. Başvurucu bu kararı, suçun unsurlarının oluşmadığı, suçun niteliğinde hata yapıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu, 1412 sayılı mülga Kanun’un maddesinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle temyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi, 20/5/2013 tarihli ve E.2012/5341, K.2013/5408 sayılı ilamı ile kararı onamıştır. Başvurucu, onama ilamından 26/11/2013 tarihinde haberdar olduğunu belirtmektedir. Dosya içerisinde, başvurucunun nihai karardan daha erken bir tarihte haberdar olduğuna ilişkin bir bilgi tespit edilememiştir. Başvurucu 25/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından itiraz yoluna gidilmesini talep etmiş ise de 15/1/2014 tarihli yazı ile bu talebinin kabul edilmediği bildirilmiştir.B. İlgili Hukuk 1412 sayılı mülga Kanun’un ve maddeleri yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul veya reddine ilişkindir. 1412 sayılı mülga Kanun’un “İade talebi hakkındaki karar aleyhine acele itiraz” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “336 ve 338 inci maddeler gereğince verilen kararlara karşı acele itiraz yoluna gidilebilir.” 1412 sayılı mülga Kanun’un “Yeniden duruşma sonrasında verilecek hüküm” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yeniden yapılacak duruşma neticesinde mahkeme ya evvelki hükmü tasdik eder veya iptal ile dava hakkında yeni baştan hüküm verir.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yenileme isteminin esassız olmasından dolayı reddi, aksi takdirde kabulü” kenar başlıklı maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:“(2) Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir.(3) Bu madde gereğince verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.”