1. Ceza Dairesi 2013/320 E. , 2013/3450 K. Tebliğname No : 1 - 2012/114100 MAHKEMESİ : Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ VE NO : 24/11/2011, 2009/259 (E) ve 2011/309 (K) SUÇ : Kasten öldürme, bu suça iştirak, kasten yaralama TÜRK MİLLETİ ADINA 1-Katılan M. Ş. 30.01.2012 tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde sanık Nevzet hakkında maktul Nejdet'i kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar Mehmet , Muzaffer, Veysi, Faris, Nurullah ve Gürbüz hakkında kuru…
**1. Ceza Dairesi 2013/320 E. , 2013/3450 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 1 - 2012/114100 MAHKEMESİ : Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ VE NO : 24/11/2011, 2009/259 (E) ve 2011/309 (K) SUÇ : Kasten öldürme, bu suça iştirak, kasten yaralama TÜRK MİLLETİ ADINA 1-Katılan M. Ş. 30.01.2012 tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde sanık Nevzet hakkında maktul Nejdet'i kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar Mehmet , Muzaffer, Veysi, Faris, Nurullah ve Gürbüz hakkında kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği anlaşılmış işe de; katılan M.Ş. mahkemeye hitaben verdiği 15.03.2012 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçmesi karşısında, katılan M.Ş. temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. 2-Mağdurlar M. Ş., Cezmi ve Halit'i kasten yaralama suçundan sanık Nevzet hakkında verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na dair karar, 5271 sayılı CMK.nun 231/12.maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, temyizi olanaklı olmadığından bu hususta mahallince değerlendirme yapılması mümkün görülmüş ve bu hükümler inceleme dışı bırakılmıştır. 3-Temyiz kapsamına göre, sanık Nevzet müdafiinin kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi nedeniyle sanık hakkında maktul Nejdet'i kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği ve haksız tahrikin varlığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde suç vasfına, yasal savunma koşullarının varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak; a-Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık Nevzet'in şehir içi minibüs hattının bulunduğu ayrıca, şehir merkezinde bulunan .. Pasajındaki .. Tekstil isimli işyerinde çalıştığı, olay tarihinden bir gün önce sanığın aracını cadde üzerine park ederek işyerine çıktığı, cadde üzerinden aracı ile geçmek isteyen maktul Nejdet'in babası M. Ş. sanığın yol kenarına park ettiği araç yüzünden geçiş yapamaması nedeniyle sanığa gıyabında küfrettiği, M.Ş.sarfettiği sözlerin çevredeki esnaflar tarafından sanığa iletildiği, olay tarihinde sabah saatlerinde şehir merkezindeki çayocağı önünde M.Ş.gören sanığın, M.t Ş. yanına giderek kendisine neden küfrettiğini sorduğu, çıkan tartışma üzerine sanığın da küfür ederek M.Ş. saldırdığı ancak, çevredekilerin araya girmesi ile olayın yatıştırıldığı, kavga olayının kolluk güçlerine bildirilmesi üzerine olay yerine polis memurları olan tanıklar Ömer ve Emin'in geldiği, M. Ş. bu olayı cep telefonu ile kardeşlerine haber vermesi üzerine oğlu maktul Nejdet ve kardeşleri Cezmi ile Halit'in olay yerine geldikleri, M. Ş., oğlu maktul Nejdet ve "kardeşleri Cezmi ile Halit'in ellerinde bulunan kazma sapı tabir edilen sopaları alarak sanık Nevzet'in işyerinin bulunduğu pasaja birlikte saldırdıkları,sanığın bulundugu işyerinin camlarının kırıldığı, sanık ve akrabaları ile maktul Nejdet'in de içinde bulunduğu grup arasında çıkan kavga sonucunda, sanığın maktulü bıçakla yaralaması sonucu maktulün hayatını kaybettiği, olay yerinde bulunan emniyet güçlerinin araya girmesi ile kavganın ayrıldığı, pasajdan çıkarılan M. Ş. elinde ayrıca bıçak da bulunduğu olayda; İlk haksız hareketin maktulün babası M. Ş. gelmesi, maktul ve yanındakilerin haksız tahrik teşkil eden eylemlerinin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alınarak, 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 29.maddesi gereğince yapılan uygulama sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini belirlenmesi yerine 18 yıl hapis cezası verilmek suretiyle fazla ceza tayini, b-TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki "velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), bozma nedenine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık müdafiinin tahliye isteminin reddine, 30/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi. 30/04/2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık N.. A.. müdafiileri avukatlar ... ile ..., yokluklarında 09/05/2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.