4. Hukuk Dairesi 2024/10708 E. , 2025/593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2024/238 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen davanın reddi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra
**4. Hukuk Dairesi 2024/10708 E. , 2025/593 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2024/238 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen davanın reddi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ...hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, adı geçen borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını davalı ...’na devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu alacak ile ilgili olarak Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığına şikeyette bulunulduğunu ve alacaklı hakkında ceza davası açıldığını, davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2017 tarihli ve 2015/168 Esas 2017/542 Karar sayılı kararıyla, satışın mal kaçırma amacı ile yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2018/846 Esas, 2018/706 Karar sayılı kararıyla, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ,Dairenin 08.06.2021 tarihli ve 2021/1931 Esas, 2021/2552 Karar sayılı ilâmı ile;"..Somut olayda, borcun kaynağı 04.11.2013 tanzim tarihli bono olup, tasarruf bu tarihten sonra 17.06.2014 tarihinde gerçekleşmiş, dava 23.03.2015 tarihinde 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmış, borçlu hakkındaki takip kesinleşmiş ve 12.09.2015 tarihli haciz tutanağının aciz belgesi niteliğinde olduğu görülmüştür. Sayılan bu koşullardan “alacaklının borçluda gerçek bir alacağının olması” koşulunun irdelenmesi, somut olayın çözümünde önem taşımaktadır. Eğer tasarrufta bulunanın alacaklıya gerçek bir borcu olmadığı iddia ediliyorsa, bu durumda tasarruf sahibinin öncelikle borçlu sıfatı çözümlenmelidir. Bu nedenledir ki, üçüncü kişi-davalının, borcun gerçek olmadığı iddiası yönündeki savunmasının araştırılmasında zorunluluk vardır. Davalı borçlu alacağın gerçek olmadığını bu konuda Kuşadası 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/184 Esas sayılı dosyasından davanın devam ettiğini belirtmiştir. Anılan dosyanın UYAP kayıtlarından dava dayanağı takip konusu bononunda dahil olduğu borç ile ilgili olarak davacı alacaklının tefecilik yaptığı, takip dayanağı bononun aslında ödenmiş olduğu halde, yeniden birkısım yerlerin alacaklı tarafından doldurularak takibe konulduğunun belirtildiği, yapılan yargılama sonunda davacı alacaklı hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından bozulduğu, bozmadan sonra yeniden Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/424 Esas 2019/417 Karar nolu ilamı ile alacaklı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin arşivinde beklemekte olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Kuşadası 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/424 Esas 2019/417 Karar sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılarak, takip dayanağı alacağın gerçek olduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi davanın kabulüne aksi durumda ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...." gerekçesi ile kararın bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamına uyarak davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde , ceza dosyası kararının borcu ortadan kaldırmadığını, borçlunun takibe itiraz etmediğini ve menfi tesbit davası açmadığını, davalılar arasında mal kaçırma amacının sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinden oy birliğiyle karar verilmiştir.