4. Hukuk Dairesi 2010/14689 E. , 2012/15905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... mirasçıları ve diğerleri aleyhine 27/05/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildik
**4. Hukuk Dairesi 2010/14689 E. , 2012/15905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... mirasçıları ve diğerleri aleyhine 27/05/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27/09/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, idari yargı kararı gereğinin yerine getirilmemesinden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar taraflarca temyiz olunmuştur. Davacı, maliki bulunduğu taşınmaz üzerine ruhsatlı akaryakıt istasyonu inşa etmekte olduğunu, yasal mevzuattaki değişiklik nedeni ile istasyonun imar planına işlenmesi gerektiğini, bu yönde karar alınmak üzere belediyeye başvuruda bulunduğunu, belediyenin istemini reddettiğini, ret kararının iptali için idari yargıya gittiğini ve kararın iptal edildiğini ancak yargı kararının süresi içinde uygulanmadığını iddia ederek, dönemin belediye başkanı olan davalıdan uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı mirasçıları, dava konusu edilen istemin belediye meclisince yerine getirilebilir nitelikte bir istem olması nedeni ile belediye başkanına husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönden de idari yargı kararlarının uygulanması için evrakın süresi içinde murisleri olan belediye başkanı tarafından belediye meclisine sevk edilmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, davacının isteminin yerine getirildiği, işlemlerin davacı tarafından takip edilmediği, bu nedenle yaşanılan gecikmenin kendi kusuruna dayalı olmasından dolayı doğan zararın talep edilemeyeceği gerekçesi ile istem reddedilmiştir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacının Bursa Büyükşehir Belediyesinin 26.09.2007 gün ve 534 sayılı meclis kararının iptali için Bursa 1. İdare Mahkemesinin 2007/2000 sayılı dosyası ile dava açtığı, 18.11.2008 günü istemin kabul edilerek kararın iptal ./.. -2- 2010/14689-2012/15905 edildiği, davalı belediyeye gerekçeli kararın 06.01.2009 günü tebliğ olunduğu, davalıların murisi olan belediye başkanınca mahkeme kararının yerine getirilmesi için 12.01.2009 günü meclise sevk edildiği anlaşılmaktadır. İdari yargı kararı, belediyeye tebliğ olmasından sonra 30 gün içinde yerine getirilmemiş, 16.07.2009 günü belediye meclisince kabul edilerek yerine getirilmiş ise de, davalıların murisi olan belediye başkanınca 30 günlük süre içinde istemin yerine getirilmesi konusunda yetkili mercii olan belediye meclisine evrak havale olunarak işlemler başlatılmış bulunduğundan davanın reddi yerine, zararın davacının süreci takip etmeyerek gecikmeye kendisinin sebep olmasından dolayı doğduğu gerekçesi ile reddi doğru değil ise de mahkeme kararı sonuç olarak doğrudur. O nedenle 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/9. maddesi uyarınca gerekçe değiştirilerek karar onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilmesine, davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...