9. Ceza Dairesi 2021/14554 E. , 2023/7597 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/155 E. 2016/50 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar…
**9. Ceza Dairesi 2021/14554 E. , 2023/7597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/155 E. 2016/50 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli, 2010/155 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdurenin, suç tarihinde okul çıkışı evine geldiğinde, ailesinin evde olmaması üzerine, okul arkadaşının abisi olan sanığın, mağdureyi annenlere götüreceğim diyerek kandırmak suretiyle kendi evlerinin bahçesinde bulunan kulübeye götürdüğü ve mağdurenin çamaşırlarını çıkararak mağdureye livatada bulunduğu ve mağdureyi bu olanları kimseye söylememesi yönünde tehdit ettiği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; mağdurenin kollukta verdiği ilk ifadesinde suç tarihini ifade tarihi olan 28.04.2010 tarihinden iki yıl önce olarak belirttiği, yargılama aşamasında 04.11.2010 tarihli celsede "şu anda ilköğretim 7.sınıf öğrencisiyim, bu olayın olduğu zaman ilköğretim okulu 4.sınıfı bitirmiştim. Tatil olmuştu." şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyanlar karşısında mağdurenin suç tarihini tam olarak tarifleyemediği görülmekle birlikte, her iki beyanın aslında birbiriyle çelişmediği, zira emniyetteki ifadesinde genel olarak 2008 yılını tarif ettiği, öncelikle itibar edilmesi gereken ve daha ayrıntılı olan yargılama aşamasındaki beyanında ise 2008 yılı yazını, (2008 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos aylarını) tarif ettiği görülmekle birlikte mahkemece suç tarihi tam olarak tespit edilemese de, suç tarihinin 2008 yılının okulların kapandığı yaz ayları Haziran, Temmuz, Ağustos ayları olarak kabul edildiği, bu kabul karşısında sanığın getirtilen terhis belgesine göre 25.02.2008 tarihinde askeri eğitim birliğine teslim olarak silah altına alındığı, 14.05.2009 tarihinde ise terhis olduğu, bu süre zarfında 02.05.2008-09.05.2008 tarihleri ile 10.10.2008-29.10.2008 tarihleri arasında izin kullandığı, bunun dışında bu süreyi askerde geçirdiği anlaşılmakla, mağdurenin anlatımları doğrultusunda suç tarihi olarak kabul edilen 2008 yılı Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında sanığın izin kullanmaksızın askerde olduğu anlaşıldığından sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdure anlatımı dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli, 2010/155 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.