12. Ceza Dairesi 2020/11762 E. , 2024/6642 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme, görevi kötüye kullanma Hüküm : Beraat Müşteki vekilinin temyiz istemi yönünden; müşteki İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesinin 16/09/2015 tarihli duruşmada katılma taleplerinin İnsan Hakları Derneğinin taraf ehliyeti bulunmaması ve CMUK 237. maddeye göre suçun mağduru veya zarar göreni olmaması nedeniyle reddedildiği anlaşıldığından; müşteki dernek tarafından yapılan temyi…
**12. Ceza Dairesi 2020/11762 E. , 2024/6642 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme, görevi kötüye kullanma Hüküm : Beraat Müşteki vekilinin temyiz istemi yönünden; müşteki İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesinin 16/09/2015 tarihli duruşmada katılma taleplerinin İnsan Hakları Derneğinin taraf ehliyeti bulunmaması ve CMUK 237. maddeye göre suçun mağduru veya zarar göreni olmaması nedeniyle reddedildiği anlaşıldığından; müşteki dernek tarafından yapılan temyiz itirazının şikayetçinin CMUK'un 366. maddesine göre doğrudan suçtan zarar gören sıfatı olmadığından hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmaması nedeniyle CMUK'un 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme ve görevi kötüye kullanma suçlarından, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Müşteki vekilinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemi; gerekçe içermemektedir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıkların Metris Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda cezaevi müdürü, müdür yardımcısı ve infaz koruma memuru oldukları, maktul ...'un Gaziosmanpaşa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/06/2014 tarihli tutuklama müzekkeresine istinaden tutuklanarak bu cezaevine gönderildiği, maktulün cezaevinde can güvenliği açısından tek kişilik T2 No'lu odaya yerleştirildiği, burada maktulün psikolojik sorunlarının olduğunun anlaşılması üzerine cezaevi psikoloğu tarafından muayene edildiği ve Bayrampaşa Devlet Hastanesi Psikiyatri servisine sevk edildiği, 04/07/2014 tarihinde burada yapılan muayene neticesinde maktulün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edilerek burada tedavisinin yapılmasına karar verildiği, 07/07/2014 tarihinde maktulün Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevki yapıldığı, maktulün 08/07/2014 tarihinde bu hastanede müşahede ve muayenesinin gerçekleştirildiği, muayene neticesinde 08/07/2014 tarihinde maktulün atipik psikoz simülasyon tanısı gördüğü ancak tutuklu servisinde yer olmadığı belirtilerek yatışı yapılmayarak ilaç tedavisi ile yakın gözetimi ve 10 gün sonra kontrolü önerilerek cezaevine geri gönderildiği, maktulün cezaevi şartlarında yakın kontrolü yapılabilecek şekilde müstakil tek kişilik odada muhafaza edildiği ve bunun dışında cezaevi şartlarında yakın gözetimini sağlamanın mümkün olmadığı, bu raporun tanık ...'ın beyanından da anlaşılacağı üzere 16:30-16:45 sıralarında cezaevine döndüklerinde, cezaevi revirine teslim edildiği, maktulün de tahsis edilen tek kişilik koğuşuna tekrar konulduğu, ancak maktulün 08/07/2014 'ü 09/07/2014 tarihine bağlayan gece yani 09/07/2014 tarihinde saat 01:30 sıralarında yapılan kontrolde, koğuşunun içerisinden ses vermemesi ve camından bakıldığında koğuş içerisinde görülmemesi nedeniyle koğuş kapısı açılarak koğuşa girildiğinde, maktulün banyoda bulunan duş fiskiyesine iple asmak suretiyle kendini intihar ettiğinin görüldüğü, bu şekilde gerçekleşen olayda, maktulün kendine zarar vermesinin engellenmesi için muayyen vakitlerde gerek koğuşun önünde bulunan havalandırma boşluğuna bakan penceresinden, gerekse kapı mazgalından bakılarak kontrolünün infaz koruma memurlarınca yapıldığı, bunun dışında daha aşırı bir kontrol yapılmasının mümkün olmadığı, odaya kamera yerleştirilmesinin ve bu şekilde kontrolünün insan haklarına aykırı olacağı gibi, cezaevi şartlarına da uymayacağı, ayrıca kontrol amacıyla sık sık odaya girilip kontrolünün yapılmasının da mahkumun huzur ve sükununu bozmak olarak değerlendirileceği, hak ihlali olarak görüleceği, bu nedenle müsait olan pencereden ve mazgaldan gözleme yapmak dışında sanıkların yapabileceği bir yakın takip muamelesinin cezaevi şartlarında olmasının mümkün olmadığı, sanıkların da bu vazifelerini ifa ettikleri, maktulü göremediklerinde derhal müdahale ettikleri, ancak neticenin ortaya çıkmasını engelleyemedikleri, bu bağlamda değerlendirildiğinde, sanıklarında üzerine atf-ı kabil bir kusurun bulunamayacağı, hükümlünün intihar amacıyla kullandığı ipin tüm cezaevleri kantininde mahkumların çamaşırlarını kurutmak amacıyla Bakanlıkça satışına izin verilen çamaşır ipi olduğu, bunun her zaman için cezaevinde kantinden temininin mümkün bulunduğu, bu açıdan da sanıklar hakkında, neticenin oluşmasında herhangi bir ihmallerinin bulunduğunun düşünülemeyeceği kabul edilerek sanıklar hakkında taksirle öldürme ve görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında sanıkların beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR 1.Müşteki vekilinin temyiz istemi yönünden; Müşteki İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesinin 16/09/2015 tarihli duruşmada katılma taleplerinin İnsan Hakları Derneğinin taraf ehliyeti bulunmaması ve CMUK 237.maddeye göre suçun mağduru veya zarar göreni olmaması nedeniyle reddedildiği anlaşıldığından; müşteki dernek tarafından yapılan temyiz itirazının şikayetçinin CMUK'un 366. Maddesine göre doğrudan suçtan zarar gören sıfatı olmadığından hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmaması nedeniyle CMUK'un 317.maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, 2.Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Hükmün gerekçe kısmında sanıkların kusurunun bulunmadığının belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında CMK'nın 223/2-a maddesine dayanılması suretiyle aynı Kanunun 232/6. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1. bendinin yerine “Sanıkların kusuru bulunmadığından üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma ve taksirle öldürme suçlarından CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince BERAATLERİNE” ibaresinin yazılması suretiyle, hükümlerin, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.