4. Hukuk Dairesi 2015/6038 E. , 2015/8600 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 15/05/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetk…
**4. Hukuk Dairesi 2015/6038 E. , 2015/8600 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 15/05/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıların sahibi olduğu ... isimli internet sitesinde 13/06/2012 ve 14/06/2012 gününde yayınlanan “...” ve “”...” başlıklı haber içerikleri ile ve haberlerin altına yapılan iki adet yorumla hakkında kesinleşen bir mahkumiyet kararı bulunmamasına karşın suçlu gibi gösterilerek kişilik haklarına, mesleki kariyer ve şöhretine saldırıda bulunulduğunu iddia ederek gerçeğe aykırı mahiyette olan haberler nedeni ile manevi tazminat ödetilmesini, haksız saldırının kınanmasını, kararın yayınlanmasını istemiştir. Davalılar, haberlerin yayınlandığı tarihte internet sitesinin davalılardan ...'e ait olduğunu, dava konusu haberin gerçek ve güncel olduğunu, toplumsal ilgiye haiz olup yayınlanmasında kamu yararı bulunduğunu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığını davacının kişilik haklarına saldırı içermediğinden davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu haberde davacının adının baş harfleri yazılı ise de davacıya ait fotoğrafın da yayınlandığı, haberi okuyanların fotoğraftan davacıyı tanıyarak yorumlarına açıkça ismini yazdıkları, bu sebeple yapılan yayının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.