2. Hukuk Dairesi 2014/27996 E. , 2015/13704 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın taraıfndan temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yerel mahkeme değerlendirmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine de u…
**2. Hukuk Dairesi 2014/27996 E. , 2015/13704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın taraıfndan temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yerel mahkeme değerlendirmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine de uygun bulunmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Dava, 09.05.2013 tarihinde açılmış ve davalı dilekçeler aşamasında maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmamıştır. “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır (HMK.md.141)." Buna göre süresinde talep edilmeyen maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesi gerekir. Davalı, ön inceleme duruşmasından sonra 07.10.2013 tarihli dilekçesi ile 30.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminat talep etmiş, davacı ise bu taleplerle ilgili olarak açık bir muvafakat beyanında bulunmamıştır. Mahkemece de davalının süresinde usulüne uygun maddi ve manevi tazminat talebinin bulunmadığı kabul edilmiştir. Durum böyleyken davalının bu talepleri hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm, oluşturacak şekilde bu talepler ile ilgili "ret' kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu kısmının düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK. md. 438/7). SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki "maddi manevi tazminat ve" sözcüklerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "maddi ve manevi tazminat talepleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına,” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu bölümünün düzeltilmiş şekliyle, diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.05.2015 (Salı)