T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/723 KARAR NO : 2025/1101 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2023 NUMARASI : 2022/68 Esas 2023/289 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 26.09.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.10.2025 İlk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/723 KARAR NO : 2025/1101 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2023 NUMARASI : 2022/68 Esas 2023/289 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 26.09.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.10.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23.12.2015 tarihinde, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... ...'un işleteni olduğu ve davalı ... AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı çekici ve römork ile ...’in sürücüsü olduğu araca çarptığını, kazada, davacıların oğlu ve kardeşi olan ...’in vefat ettiğini ve davacı ...’e ait aracın hasar gördüğünü kaza tespit tutanağında ...’ın kusursuz olduğu belirtilmiş ise de, kusur tespitini kabul etmediklerini, ...’ın ehliyetsiz oluşunun başlı başına kusur olduğunu, davacıların maddi ve manevi zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, davacı anne ... için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000.00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 11.000,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için araç hasarı, çekme gideri ve park yeri ücreti olarak 1.000,00 TL’nin dava tarhinden itiaren işleyecek olan yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı anne ... için 40.000,00 TL, diğer davacı kardeşler için 20.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalılar ..., ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 30.07.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile davacı ... için destek zararını 65.156,01 TL, cenaze ve def’in giderini 9.000,00 TL olarak belirleyerek 74.156,01 TL’nin davalılardan tahsilini istemiş, Dairemiz kaldırma kararından sonra yeniden yapılan yargılamada, davacı vekili 06.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile destek tazminatına yönelik talebini 89.749,98 TL'ye, araç hasar bedeline yönelik talebini 3.030,25 TL'ye yükselterek, kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediğini, davalının aracını 15.04.2010 tarihinde Kırıkkale 6. Noterliğinin 4242 Yevmiye no’lu Taşıt kira sözleşmesi ile 3 yıllığına ...’a kiraya verdiğini, bu nedenle kaza nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca kazada ölenin kusurlu olması nedeniyle davalının da sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; Kaza yapan aracın davalıya ZMMS ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarını, sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacıların kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurun davacıda olduğunu, kazanın kendisi tarafından engellenmesinin mümkün olmadığını, her şeyden önce kazanın devriye görevi yapan kolluğun önünde gerçekleştiğini ve tutanakların bu şekilde tutulduğunu, ekip görevlileri tespit edilerek ve Mobese kayıtları temin edilerek olayın aydınlatılabileceğini, ehliyetsiz olmasının kusuru etkilemeyeceğini, talep edilen tazminatların yerinde olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının kaza yapan aracın dorsesinin maliki olduğunu ve işleten sıfatının olmadığını ve sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece daha önce verilen 25.12.2018 tarih 2016/11 E. 2018/836 K. sayılı kararın Dairemiz 18.11.2021 tarih 2019/1384 E. 2021/2104 K. Sayılı kararı ile davacıların, davalı ... ve davalı .... istinafı üzerine kaldırılması sonrasında yeninden yapılan yargılama neticesinde; Davanın; ölümle sonuçlanan trafik kazası sebebi ile açılan destek tazminatı, cenaze gideri ve araçta meydana gelen hasarın tazmini talebine ilişkin olduğu, Mahkemece verilen ilk kararın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 26. Hukuk Dairesi'nin kararı ile kusura yönelik İTÜ ya da Eski Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, destek/mütevveffa ...'in cenazenin defnedildiği yerleşim yeri müftülüğünden ve belediyesinden vefat tarihindeki salt cenaze defin giderlerinin neler olduğu ve yapılacak harcama miktarının sorulması, dosyaya delil olarak sunulan fotoğraflar çerçevesinde araçta meydana gelen hasar değerlendirilerek, belirlenebilen hasar durumuna göre kaza tarihindeki hasar bedeli tespit edilerek, davalıların sorumluluğu açısından kusur durumları da nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, destek tazminatının belirlenmesinde TRH2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam süresinin tespit edilerek, "progresif rant yöntemine" göre hesaplamanın yapılması, hesaplamada destek tazminatına yönelik olarak kararın davalılar tarafından istinaf edilmiş olmasına göre davalıların usulü kazanılmış hakları korunarak, kaldırılan kararın hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere göre hesaplamanın yapıldığı aktüer hesap raporu sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle kaldırıldığı; eski Karayolları Fen Heyetinden aldırılan 25.04.2022 tarihli kusura yönelik raporda; "Sürücü ...ın sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı dorse ile seyri sırasında meydan gelen kazanın oluşumunda %85 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'in; sevk ve idaresinde bulunan aracını zorunlu nedenlerden dolayı yolun sağına çekip araçtan inerek yaya olarak bulunduğu sırada, davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması ile meydana gelen kazada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/c, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/e-d maddelerini ihlal ettiğinden %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği; araçtaki hasara yönelik 05.05.2022 tarihli makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda; Dosyadaki fotoğraflara ve yedek parça fişlerine göre, dava konusu aracın kaza tarihindeki yedek parça tutarı ve fotoğraflardaki hasarlara göre işçilik bedellerine göre yapılan hesaplamaya göre dava konusu, davacı ...'e ait araçta 3.565.00- TL hasar ve zarar hesaplandığının belirtildiği; ilk kararı destek tazminatı yönünden sadece davalılar istinaf ettiğinden usuli kazanılmış hak korunarak, destek tazminatının hesaplanmasına yönelik alınan 10.11.2022 tarihli aktüerya raporunda; "Müteveffa ...'in yakınları için TRH 2010 Hayat Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına göre davacı anne ...'in kusur indirimli destekten yoksun kalma tazminatı 89.749,98 TL hesaplandığı; cenaze defin ücretine yönelik yapılan araştırmada, Sincan Belediye Başkanlığı'nın 09.11.2022 tarihli cevabi yazısında; defin tarihinde mezar ücretinin 500,00 TL olduğu, Sincan Müftülüğü'nün 14.02.2023 tarihli cevabi yazısında; cenaze defin ücretlerinden ücret alınmadığı belirtildiği; somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıların desteği ...’in kullandığı araç ile davalıların maliki/işleteni/sürücüsü/sigortalısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında, ...’in vefat ettiği, Eski Karayolları Fen Heyetinden görevli uzman bilirkişi heyetinden alınan 25.04.2022 tarihli rapora göre davalı/işleten/sürücü ...'ın kazanın oluşumunda %85 oranında, destek/müteveffa ...'in ise %15 oranında kusurlu olduğu, destek tazminatının hesaplanmasına yönelik alınan 10.11.2022 tarihli aktüerya raporuna göre, müteveffanın annesi olan davacı ...'in TRH 2010 Hayat Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanan destekten yoksun kalma zararının kusura göre 89.749,98 TL olduğu, ilk kararı destek tazminatı yönünden sadece davalılar istinaf ettiğinden usuli kazanılmış haklar korunarak, davada ilk karardaki miktar üzerinden 65.156,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile yapılan tahkikata göre Belediye ve Müftülükten gelen cevabi yazılara göre cenaze defin giderinin 500 TL olduğu, vefat edenin kusuruna isabet eden miktar mahsup edildiğinde, ...'in 425 TL cenaze defin gideri talep edebileceğinin anlaşıldığı, bu miktarlar üzerinden dava tarihi olan 07.01.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi uygulanarak dava kısmen kabulüne karar vermek gerektiği; davacı ...’in, araç hasarı, parka çekme ve park giderine yönelik maddi tazminat talebi yönünden yapılan tahkikatta; araçtaki hasara yönelik 05.05.2022 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporuna göre, dosyadaki fotoğraflara ve yedek parça fişlerine göre, dava konusu aracın kaza tarihindeki yedek parça tutarı ve fotoğraflardaki hasarlara göre işçilik bedellerine göre yapılan hesaplamaya göre dava konusu araçta 3.565.00 TL hasar ve zarar meydana geldiği, meydana gelen zararın kusur oranına göre yapılan hesaplamaya göre, davalı ...'ın kusur oranına isabet eden 3.030,25 TL yönünden davanın kısmen kabul edildiği; davalı ...'ın kazaya sebep olan aracın işleteni ve sürücüsü olarak, davalı ...'nın ise ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta olarak destek zararından, cenaze giderinden ve araçta meydana gelen hasardan müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varıldığı; manevi tazminat talebine yönelik olarak; davalı araç sürücüsünün kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, talep edilen manevi tazminat miktarı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay içtihatlarında kabul olunan esaslarda gözetilerek, takdir edilecek manevi tazminat miktarının zarara uğrayan davacıların manevi huzurunu doğurmayı gerçekleştirecek düzeyde olması düşünülerek, davacı ... için 15.000,00 TL, diğer davacıların herbiri için 7.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiği; davalı ...’nın maliki bulunduğu römorkun tek başına hareket kabiliyetine sahip olmadığı, çekiciye bağlı olarak seyir halindeyken kazaya karıştığı, bu nedenle römork sahibi ... aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerektiği; davalı ... hakkında açılan davada ise; dosyaya sunulan noter tarafından düzenlenmiş kira sözleşmesinde kazaya karışan çekicinin davalı ... tarafından davalı ...’a uzun süreli olarak kiraya verildiği, çekicinin kayden maliki davalı ... ise de çekiciyi işleten ... olduğundan, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle; Davalılar ... ve ...’ya yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, davacı ...’in, davalılar ... ve ... Sigorta’ya yönelik maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 65.156,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 425 TL defin ve cenaze giderinin, dava tarihi olan 07.01.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta’dan müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...’e ödenmesine. fazlaya ilişkin talebin reddine. davacı ...’in, davalılar ... ve ... Sigorta’ya yönelik araç hasarı, parka çekme ve park giderine yönelik maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 3.030,25 TL’nin, kaza tarihi olan 23.12.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta’dan müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...’e ödenmesine. davacıların, davalı ...’a yönelik açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 15.000 TL, davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.500’er TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 07.01.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiş hüküm davalı ... AŞ vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; çekici ardına takılı dorse maliki davalı hakkında, dorsenin tek başına hareket kabiliyeti olmadığından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira dorsenin aracın tamamlayıcı parçası olduğunu, bu nedenle davalı ...’nın da sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini; mahkemece, davalı ...’un aracını Noterde tanzim edilen kira sözleşmesi ile kiraladığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, davalı ...’ın araç maliki olması nedeniyle sorumluluğu olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca mahkemece kira ilişkisinin gerçek olup olmadığını da araştırmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini; mahkemece usuli kazanılmış hak gözetilerek karar verilmesinin de hatalı olduğunu, Asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında nazara alınması gerektiğini, kamu düzenine aykırılık durumunda usuli kazanılmş haktan söz edilmeyeceğini; manevi tazminat miktarınında çok düşük takdir ediliğini, tamamının kabul edilmesi gerektiğini; vekalet ücreti yönünden; ilk karara bakıldığında, mahkemece davalı ...’a açılan davayı husumetten, dava... hakkındaki davayı ise esastan reddetmiş ve hüküm kurmuş iken, 13.04.2023 tarihli kararın tam aksi yönde olduğu ve vekalet ücretlerinin de buna göre belirlendiğini, davalıların daha önceki vekalet ücretine itirazlarının bulunmadığını, bu nedenle aleyhe hükmedilen vekalet ücretleri için usuli kazanılmış hak oluştuğunu, kabul etmemekle birlikte; dorsenin kusursuz olması durumda ... için tek 9.200,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, mahkemece, maddi tazminat için 14.520,00 TL vekalet ücretinin, davacı ...’dan, 3.030,25 TL vekalet ücretinin ...’den, manevi tazminata ilişkin 19.000,00 TL vekalet ücretinin ayrı ayrı davacılardan tahsili ile davalı ...’e verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca, vekalet ücretinin lehe verilen vekalet ücretini aşmaması kuralının ihlal edildiğini, buna göre bakıldığında verilebilecek vekalet ücreti 9.200,00 TL iken davacı tarafa verilenin aşılmasının da hatalı olduğunu, yine davalı ... için vekalet ücreti takdir edilmiş iken, davanın kısmen kabul ve reddi nedeniyle davalı ... lehine ayrıca vekalet ücreti takdir edilmesinin de hatalı olduğunu, davacılar lehine vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek vekalet ücreti takdirininde hatalı olduğunu, yargılama giderlerininde düzeltilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporunun hatalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, işleten değişikliği nedeniyle verilen kararın hatalı olduğu, zira mahkemece kaza yapan aracın uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığının tespit edildiğini, bu nedenle sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ... şirketinin işleten değişikliği nedeniyle zarardan sorumluluğu bulunmadığını, buna rağmen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu; davayı kabul etmemekle birlikte, kusur rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, Kaza Tespit Tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, bu durumun nazara alınmadığını, raporda belirtilen %85 kusuru kabul etmelerinin mümkün olmadığını, itirazlarının nazara alınmadığını; araç hasarı, parka çekme bedeli ve park giderlerinden sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, işleten değişikliği nedeniyle bu taleplerinde reddine karar verilmesi gerektiğini; cenaze ve def’in masraflarının poliçe teminatı kapsamında olmadığından davalının sorumluluğu olmadığını, bu taleplerin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu; kabul anlamına gelmemek üzere davalının sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf edenlerin sıfatlarına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, ilk derece mahkemesi kararının Dairemizce eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında yeninden karar verilmiş olması nedeniyle aleyhe kaldırma yasağı ve aleyhe hüküm verme yasağı çerçevesinde oluşan usulü kazanılmış haklarda nazara alınarak, yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemi ile araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davacıların desteğine çarpan aracın maliki ...'un, aracını uzun dönem kiraladığından işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle, çekici arkasına taklı dorse maliki ... hakkındaki talep yönünden, dorsenin motorlu araç olmaması nedeniyle, malikinin işleten sıfatı olmadığından sorumluluğuna gidilemeyeceğinden bu davalılar hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki maddi ve manevi tazminat talebi ile davalı ... AŞ hakkındaki maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde gece aydınlatmalı yolda 23.30 sıralarında, ...'in sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken, aracını bölünmüş yolda en sağ şeride bırakarak, araçtan taşıt yolu üzerine indiği sırada gerisinden gelen, davalı ...'ın sürücüsü, ...'un araç maliki olduğu ve davalı ... AŞ tarafından sigortalanan aracın, ...'in aracının sol yanına sürterek ve taşıt yoluna inen İsmail'i iki araç arasına sıkıştırarak ölümüne neden olduğu kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen kararda hükme esas alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %85 oranında, vefat edenin ise %15 kusurlu kabul edilmesi nedeniyle davalı ... ve davalı ... AŞ'nin istinaf talebi çerçevesinde, Dairemizce kusura ilişkin olarak kaldırılması sonrasında, Karayolları Trafik Fen Heyetinde görev yapmış üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda da, kazanın oluş şekli değerlendirilmek suretiyle davalı araç sürücüsünün %85 oranında asli kusurlu, vefat eden davacıların desteğinin tali %15 kusurlu olduğunun tespit ediliği, alınan kusur raporunun, taksirle ölüme neden olmak suçundan Ankara 37.Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2016/ 195 Esas, 2018/54 Karar sayılı dosyasında kabul edilen oluş ile uyumlu olduğu, ceza mahkemesi kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2018/1056 Esas - 2019/1457 Karar sayılı 16.05.2019 tarihli kararı ile kaldırılarak Dairece yeninden yapılan yargılamada, kazanın meydan gelmesinde sanığın (davalının) asli kusurlu, vefat edenin ise tali kusurlu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından Dairemiz kaldırma kararı sonrasında davacının ilk kararda hükmedilen destek tazminatına yönelik istinaf başvurusu olmaması nedeniyle destek tazminatına ilişkin önceki kararda hükmedilen miktarı aşmamak üzere davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür. 1-Davacı vekili tarafından, hükmedilen tazminatlardan, davalının sevk ve idaresindeki araç maliki davalı ...'un ve dorse maliki ...'ın da sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüş ise de, Davalı ... araç (çekici) maliki olmakla birlikte, aracın uzun dönem kira sözleşmesi ile kiraya verdiğini, Kırıkkale 6. Noterliğince düzenlenen 4242 Yevmiye no'lu 3 yıl süreli ve sonrasında 2013 yılında ve 2015 yılında resmi şekilde düzenlenen sözleşmeler ile kanıtlamış olmasına, kazanın da, aracın kiracı olan davalının fiili kullanımında iken meydana gelmiş olmasına göre, davalı ...'un işleten sıfatının bulunmadığı kanıtlandığından, bu davalı hakkındaki davanın reddedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmaması yanı sıra, davalı ... açısından ise, çekiciye bağlı olarak karayolunda kullanılabilen dorsenin malikinin KTK'nın 85/1 ve 102. maddesi çerçevesinde motorlu aracın işleteni olarak değerlendirilmeyecek olmasına ve çekicinin işleteninin sorumlu olmasına göre bu davacılar hakkında verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacının bu sebeple yaptığı istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekili tarafından kaldırma kararı sonrasında yeninden yapılan yargılamada usuli kazanılmış hakların uygulanmayacağını, ileri sürmüş ise de, HMK'nın 355/1 maddesi gereğince istinaf incelemesi kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmasına, davacının daha önce hüküm altına alınan destek tazminatını istinaf etmemiş olması karşısında, davalıların istinaf sebepleri doğrultusunda verilen kararda, aleyhe hüküm verme yasağının uygulanacak olmasına göre mahkemece, davacı lehine hüküm altına alınan miktarı aşmamak üzere davanın esası hakkında karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. 3-Davalı ... AŞ tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de, Dairemiz kaldırma kararı sonrasında alınan rapor ile davalının kusura yönelik itirazlarının 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor ile değerlendirilmiş olmasına, alınan raporun ceza mahkemesinde kesinleşen oluşa uygun olmasına, ceza mahkemesince yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumundan alınan raporda da kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in asli kusurlu, vefat edenin tali kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasına, hükme esas alınan rapor ile gerek kaldırma kararı öncesinde alınan kusur raporu, gerekse de ceza dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporları arasında çelişki bulunmamasına göre davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 4-Davalı ... şirketi işleten değişikliği nedeniyle zarardan ve talep edilen araç hasarına ilişkin çekici ve park ücretinden sorumlu olmayacağını ileri sürmüş ise de, kazaya karışan davalıya ait aracın davalı tarafından, kaza tarihi itibariyle ZMMS kapsamında sigortalı olmasının uyuşmazlık konusu olmamasına, bu durumda işleten sıfatının, uzun dönem kira sözleşmesi ile değişmiş olmasının sigorta şirketi tarafından haksız fiil nedeniyle zarar görenlere karşı ileri sürülemeyecek olmasına, araç hasarı çerçevesinde talep edilen zarar kalemlerinin de, doğrudan zarar mahiyetinde olduğundan teminat kapsamında olmasına göre davalının buna ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir 5-Davacılar vekili tarafından manevi tazminatın düşük takdir edildiği ileri sürülmüş ise de; kaza tarihi, kaza tarihi itibariyle paranın satın alma gücü, ölümle neticelenen olayın taksirli eylem olması, ölenin kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı, zarar görenlerin sayısı nazara alındığında, takdir edilen manevi tazminatın TMK'nın 4. maddesi çerçevesinde hak ve nesafet ölçüsünde takdir edilmiş olmasına göre davacıların manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Buna göre; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin ve davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6-Davalı ... AŞ vekilinin faiz başlangıcına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece araç hasarından kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olarak, davalı ... şirketinin de kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile sorumluluğuna karar verildiği hüküm fıkrasından anlaşılmaktadır. Dava tarihi olan 07.01.2016 tarihinde yürürlükte olan KTK'nın 99. maddesi gereğince, davalı ... şirketi ancak kendi temerrüt tarihinden itibaren zarardan sorumlu tutulabileceğinden, dava tarihinden öncesi içinde temerrütü kanıtlanamadığından, araç hasarından kaynaklanan zararlar yönünden de dava tarihinden itibaren faizi ile sorumlu tutulması gerekirken, olay tarihinden itibaren faiziyle sorumlu tutulmuş olması doğru görülmemiştir. 7-Davacılar vekilinin yargılama sonunda takdir edilen vekalet ücretlerine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; dava neticesinde kendilerini vekil ile temsil ettiren taraflar açısından yargılama gideri olarak takdir edilecek vekalet ücretlerinin belirlenmesinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri esas alınırken, ihtiyari dava arkadaşlığında her bir davacı ve davalının davaları birbirinden bağımsız olduğundan, haklılık durumuna göre takdir edilecek vekalet ücretlerinin belirlenmesinde her bir davacı ve davalı yönünden takdir edilecek vekalet ücreti kural olarak ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ancak davanın reddi durumuna özgü olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2 maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesine yer verildiğinden, davanın reddi durumuna özgü olarak, birden fazla kişi hakkında açılan davanın aynı sebeple reddi durumunda davalılar ayrı vekil ile temsil edilse dahi davalılar lehine tek vekalet ücreti kabul edildiğinden, ret ile sonuçlanan davalarda Tarife'nin ilgili hükmü nazara alınmalıdır. Bunun yanı sıra hakkında dava açılan bir kısım davalılar hakkında davanın kısmen ya da tamamen kabulüne karar verilmiş olması rağmen, bir kısmı hakkındaki davanın tamamen reddi durumunda, hakkındaki davanın tamamen reddine karar verilen davalılar açısından takdir edilecek vekalet ücretinin belirlenmesinde dava konusu para veya para ile ölçülebiliyor ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi hükmü göz ardı edilmemeli, bir kısım davalılar hakkında davada kabul ya da kısmen kabul kararı olsa dahi hakkındaki dava tamamen reddedilen davalı açısından Tarife'nin 13/4 maddesindeki " Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmü gereğince, bu kişi hakkında kısmen dahi kabul edilen kısım olmadığından, takdir edilecek vekalet ücreti, dava değerini aşmamak üzere hüküm tarihindeki maktu vekalet ücretine göre takdir edilmelidir. Diğer bir durum ise; davanın kısmen kabulü halinde yine Tarife'nin 13/2 - 3 maddelerinde " 2-Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükümlerini içerdiğinden, taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretinin kabul veya reddedilen miktarı aşmamasına (kabul edilen miktara açısından davacı lehine takdir edilecek vekalet ücretinin hüküm altına alınan miktarı aşmaması, reddedilen kısım yönünden davalı yarına takdir edilecek vekalet ücretinin reddedilen miktarı aşmaması) dikkat edilmesi, bunun yanı sıra kısmen reddedilen kısım yönünden takdir edilecek vekalet ücretinin, kısmen kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine takdir edilen miktarı aşmaması nazara alınarak hüküm oluşturulmalıdır. Yine manevi tazminat talepleri açısında da Tarife'nin 10/3. maddesinde "Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." denildiğinden, manevi tazminat talebinin reddi nedeniyle takdir edilecek vekalet ücreti Tarife'ye göre reddedilen dava değerini geçmemek üzere maktu olarak takdir edilmelidir. Somut olayda davacılar trafik kazasından kaynaklanan ölüm ve araç hasarı nedeniyle, davalılar ..., ..., ... ve ...'den zararlarını talep etmiş, davalılar ..., ... Sigorta AŞ ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirmiş, yargılama sonucunda davalılar Yıldıray ve ...'nın meydana gelen zarardan sorumlulukları bulunmadığından haklarındaki davaların reddine, davalılar ... ve ... Sigorta hakkındaki davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hakkındaki davalar reddedilen ...'nın kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davalıya, davacı ...'nın maddi tazminat talebi yönünden 14.520,00 TL, davacı ...'in maddi tazminat talebi yönünden 3.030,25 TL, ayrıca davacıların herbirinin manevi tazminat talebi yönünden ayrı ayrı 19.000,00 TL davalı vekili yararına vekalet ücreti takdir edildiği, yine haksız fiil kapsamında zarardan sorumlu olan davalı ...'da kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım üzerinden davalı yararına her bir davacıdan ayrı ayrı alınmak üzere 9.200,00'er TL vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, ihtiyari dava arkadaşı olan davalılardan ... hakkındaki davanın tamamen reddine karar verilmiş olması nedeniyle, bu davalı lehine haklarında kısmen kabul kararı verilen davalılardan ayrı olarak vekalet ücreti takdir edilmiş olmasında ve her bir davacının davası birbirinden bağımsız olması nedeniyle, her bir davacının davası açısından vekalet ücreti takdir edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmuyor ise de; ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi gereğince maddi tazminat talepli davada takdir edilen vekalet ücretinin davacı ...'nın maddi tazminat talebi yönünden maktu vekalet ücreti olan 9.200,00 TL'yi aşarak 14.520,00 TL olarak takdir edilmesi, yine davacıların manevi tazminat talepleri yönünden her bir davacının manevi tazminat talebi açısından Tarife'nin 10/3. maddesi nazara alınarak 9.200,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davalı ... yararına ayrı ayrı 19.000,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiş olması, doğru olmadığından davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik olarak istinaf sebepleri bu nedenlerle yerinde görülmüştür. Buna göre yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile yukarıda 6 ve 7 no'lu bente yazılı nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin olarak davacılar yararına, araç hasarına yönelik tazminata işleten faiz yönünden davalı yararına HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak, vekalet ücretine ve söz konusu faiz başlangıcına ilişkin olarak kararın düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacılar vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/04/2023 tarihli, 2022/68 Esas 2023/289 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davalılar ... ve ...’ya yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davalarının REDDİNE, a)Davalı ... yargılamada vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde (ilk derece mahkemesi karar tarihi) AAÜT'nin 13/4 maddesi gereği maddi tazminat talebi yönünden 9.200,00 TL vekalet ücretinin ...'den, 3.030,25 TL vekalet ücretinin ...'den, manevi tazminat talebi yönünden Tarife'nin 10/3 maddesi gereği, davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'den ayrı ayrı olmak üzere 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ...'ya ödenmesine, b) Davalılar ... ve ...’ya yönelik davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 2-Davacı ...’in, davalılar ... ve ... Sigorta’ya yönelik maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 65.156,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 425 TL defin ve cenaze giderinin, dava tarihi olan 07/01/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta’dan müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...’e ödenmesine. Fazlaya ilişkin talebin reddine. a)Davacı ... ve davalılar ... ile ... Sigorta AŞ yargılamada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebinin kabul ve ret oranına göre AAÜT gereği 10.492,98 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e, 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalılar ... ile ... Sigorta AŞ'ye ödenmesine, 3- Davacı ...’in, davalılar ... ve ... Sigorta’ya yönelik araç hasarı, parka çekme ve park giderine yönelik maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 3.030,25 TL’nin, kaza tarihi olan 23.12.2015 tarihinden (davalı ... şirketi yönünden 07.01.2016 dava tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta’dan müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...’e ödenmesine. Fazlaya ilişkin talebin reddine, a)Davacı ... yargılamada vekille temsil edildiğinden AAÜT gereği 3.030,25 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta AŞ ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 4-Davacıların, davalı ...’a yönelik açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; davacı ... için 15.000 TL, Davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.500’er TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 07.01.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsil edilerek davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, a)Davacılar ve davalı ... yargılamada vekille temsil edildiğinden AAÜT gereği her davacı için ayrı ayrı 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile her bir davacılara ayrı ayrı ödenmesine, reddedilen kısım yönünden her bir davacıdan ayrı ayrı 9.200,00 TL'er vekalet ücretinin tahsili ile davalı ...'a, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.760,79 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan harcın ve ıslah harcının mahsubu ile kalan 6.794,94 TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 875,05 TL harç giderinin davalı ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan davalı ... ve ... yönünden yapılan giderler hariç 687,01 TL tebligat ve posta gideri, 8.900 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.587,01 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 5.071,20 TL.nin davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-HMK 333. maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-İstinaf edenler tarafından yatırlan istinaf karar harcının talep halinde istinaf edenlere iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 492,00 TL İstinaf Başvuru Harcı, 199,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 691,00 TL'nin sadece davalı ... hakkındaki karara yönelik istinaf başvurusunun kabul edilmiş olmasına göre takdiren 172,75 TL'nin davalı ...'dan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf talebi talebi kabul edilen davalı ... AŞ tarafından yapılan 492,00 istinaf başvuru harcının, davacılardan sadece ... yönünden kabul edilmiş olması nedeniyle takdiren 123,00 TL'nin davalı ...'den alınarak davalı ... AŞ'e verilmesine, fazlaya ilişkin giderin davalı üzerinde bırakılmasına ; 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın, 7550 Sayılı Yasanın 20 maddesi ile değişik EK Madde 1-3 maddesi ve 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.