4. Hukuk Dairesi 2023/5372 E. , 2025/4656 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1639 E., 2020/128 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/438 Esas 2018/331Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…
**4. Hukuk Dairesi 2023/5372 E. , 2025/4656 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1639 E., 2020/128 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/438 Esas 2018/331Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.09.2014 tarihinde davalı ...'nin yayın sahibi, davalı ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu ...'nde davalı ... tarafından kaleme alınan köşe yazısı nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 13 üncü maddesine göre davalıların zarardan birlikte sorumlu olduklarını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın 16.09.2014 işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu habere ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararla hukuk hakiminin bağlı olmadığını, köşe yazısında basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının mütevelli heyeti başkanı olduğu vakıfla kendisini bağdaştırmasının hukuken mümkün olmadığını, köşe yazısının basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu köşe yazısında sarf edilen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, davalı eser sahibi hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği, basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.000,00 TL manevi tazminatın16.09.2014 tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF