3. Hukuk Dairesi 2022/4272 E. , 2022/6302 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK. AV. ... Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dav…
**3. Hukuk Dairesi 2022/4272 E. , 2022/6302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK. AV. ... Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ... sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı kurumun 21/06/2012 tarihli yazıları ile 2009 yılı protokolüne aykırılık nedeniyle 95.517,78TL reçete bedellerinin iadesi ve 553.672,20 TL cezai şart olmak üzere toplam 649.189,98 TL'nin tahsili için işlem başlattığını, ancak kurumu zararlandırıcı kasıtlı herhangi bir eyleminin olmadığını, kesin kanıtlara dayanmayan varsayımlar ile cezai müeyyide uygulanamayacağını, sahte rapor ve sahte rapora bağlı düzenlenen reçetelerden eczacının sorumlu tutulamayacağını belirterek kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davalı kurumun 21/06/2013 tarih 07/68494296 -66240430 Reç. Com. On. 357762 sayılı yazıları ile 19 adet sahte reçete bedeli 8.083,05 TL ve sahte reçete bedelinin on katı tutarında 80.830,50 TL cezai şart bedelinin ödenmesine ilişkin işlemin iptaline, davacının davalıya 88.913,55 TL borcu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair verilen karar, davacı ve davalı vekilinin temyizi üzerine; Yargıtay 13. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin, 05/12/2019 tarihli, 2016/30286 esas, 2019/12188 karar sayılı ilamıyla "... 01.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 2012 protokolü ve 1.1.2016 tarihinde yürürlüğe giren 2016 protokolü ile dava konusu cezai işlemin dayanağı olan 2009 protokolünün 6.3.3., 6.3.10 ve 6.3.19 maddelerinin değiştirildiği, ayrıca 2012 ve 2016 yılı protokolleri ile 6.17 maddesindeki ‘Bir fatura dönemi için uygulanacak cezai şartın hesaplanması reçete bazında yapılır. Bir reçetede birden fazla usulsüz fiilin tespit edilmesi durumunda cezai şartlardan en yüksek olanı esas alınır.’ hükmünün getirildiği,...Hal böyle olunca, 2012 ve 2016 yılı protokolleri mahkemece değerlendirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği halde bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı...” olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.