Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirkete ... hesabı açmak suretiyle 52.000,00 TL yatırdığını, müvekkilinin 18.11.2020 tarihinde para çakmak üzere sisteme giriş yapmak istediğinde sisteme giremediğini, hata mesajı aldığını, akabinde davalı şirketten aradığını bildirilen kişiler tarafından arandığını, sistemde arıza olduğu ve bilgileri paylaşmasının akabinde arızanın giderileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin güvenerek doğrulama kodu ve şifresini paylaştığını ancak daha sonra sisteme girdiğinde hesaptaki paranın çekildiğini, müvekkilinin davalı firma ile bir türlü iletişime geçemediğini, hesap açılmadan önce internet sistemlerinin çok güvenilir olduğu yönünde davalı tarafından beyan edildiğini, müvekkilinin aldatılarak mağdur edildiğini, tüm uyarılara rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe girişildiğini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını somutlaştırır delillerini sunmadığını, davanın husumetli tarafının müvekkili olmadığını, davacının bizzat kendisi tarafından paylaşılan şifre nedeniyle dolandırıldığından husumetin 3. kişilere yöneltilmesi gerektiğini, davacının sahte siteye giriş yapmaya çalıştığını, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkiline ait olmayan telefon numarasından davacının arandığını, davacının paylaşılmaması gereken bilgileri paylaştığını, bu bilgilerin müvekkilinin çalışanı dahil kimseyle paylaşılmaması gerektiğinin mesaj yoluyla davacıya bildirildiğini, müvekkiline ait bir güvenlik ihlali bulunmadığını, neticede davacının kendisinin taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal ederek kendi kusuruyla dolandırıcılık olayına sebebiyet verdiğini, bu nedenle zarara uğradığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, davacının tazminat talebinin reddi ile kötü niyetli başlatılan icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İstinafa konu karar, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/09/2021 tarihli 2021/469 Esas, 2021/704 Karar sayılı davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik kararıdır. Davalı vekili, mahkeme kararının yerinde olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde sayılan ticari davalar arasında yer aldığını, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceğini bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesine verilen görevsizlik kaarının yerinde olmadığını beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.