3. Hukuk Dairesi 2024/3647 E. , 2025/2538 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1115 E., 2024/1600 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/433 E., 2022/282 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3647 E. , 2025/2538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1115 E., 2024/1600 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/433 E., 2022/282 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin bel fıtığı ağrıları nedeniyle 30.05.2014 tarihinde davalı ... Hastanesinde davalı ... tarafından ameliyat edildiğini, ameliyat sonrası şikayetlerinin devam etmesine rağmen taburcu edildiğini, ameliyatta omurilik zarının delindiğini ve buna bağlı BOS sıvı kaçışı ve enfeksiyon oluştuğunu, ameliyatın gereği gibi yapılmadığını, fıtık parçası alınmadığı gibi ameliyat sonrası komplikasyonları önleyecek herhangi bir tedavi yapılmaması nedeniyle davacıda %11 oranında özür tespit edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın 10.06.2014 tarihinden itibaren işlayecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davalılara izafe edilebilecek kusur bulunmadığını, tedavinin tıbbi usullere uygun yapıldığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2015/361 E., 2018/128 K. sayılı kararıyla; davalı doktorun dava konusu olaya ilişkin atfı kabil kusuru bulunmadığı, davalı hastanenin ise dava konusu olayda kişinin tedavisine katılan sağlık görevlilerinin uygulamalarının tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu, ilgili sağlık çalışanlarına atfı kabil kusur bulunmadığı ve davacının tedavisi boyunca davalı hastanece gerekli özenin gösterildiği belirlenerek, her iki davalı yönünden maddi ve manevi tazminata ilişkin davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli kararıyla; kabule göre, uyuşmazlığın çözümü için bel fıtığı şikayeti ile sağlık merkezine başvuran davacıda, davalı yanca yapılmış olanların dışında başka tetkik ve tedavi yapılması gerekip gerekmediği, bu bağlamda davalı yanın teşhis ve tedaviye yönelik kusuru olup olmadığının tespit edilmesi zorunlu olduğu, hükme esas alınan rapor ve ek raporda bu hususta herhangi bir inceleme ve değerlendirme bulunmadığı, üniversitelerin akademik kadrosunda yer alan öğretim üyesi bilirkişilerden belirtilen hususları da kapsar şekilde rapor aldırılarak tarafların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve Yasaya aykırı olduğu, dava tarihi itibari ile görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu halde davanın genel mahkemede açılıp genel mahkeme sıfatıyla sonuçlandırıldığı belirlenerek, davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ege Üniversitesinden alınan raporda; davalı yanın teşhis ve tedaviye yönelik kusuru olmadığı, tıp kurallarına uygun işlem yapıldığı, tıbbi dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranıldığı, tıbbi hata ve kusur olmadığı, komplikasyonlar hakkında davacının bilgilendirildiği, BOS kaçağının bu tür ameliyatlardan sonra ortaya çıkabilen herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmalden kaynaklanmayan "komplikasyon” olarak nitelendirildiği komplikasyon yönetiminin uygun olduğu, davalı doktor ve hastaneye kusur atfedilemeyeceği görüşünde rapor verildiği, dosya içine alınan Adli Tıp Kurumu raporu da aynı nitelikte olduğunu, raporlar arasında çelişki olmadığı, her iki raporda hükme esas alınarak ve önceki gerekçeler ile davalı doktorun dava konusu olaya ilişkin atfı kabil kusuru bulunmadığından, davalı hastanenin ise dava konusu olayda kişinin tedavisine katılan sağlık görevlilerinin uygulamalarının tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu, ilgili sağlık çalışanlarına atfı kabil kusur bulunmadığı ve davacının tedavisi boyunca davalı hastanece gerekli özenin gösterildiği belirlenerek, her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her iki davalı yönünden maddi ve manevi tazminata ilişkin davanın reddine ilişkin kararın usul ve Yasaya uygun olduğu belirlenerek, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararına esas olarak kabul edilen 30.03.2022 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi adli sağlık kurulu raporunun eksik ve hatalı olarak düzenlendiğini, Mahkemece rapora ilişkin beyan ve itirazların değerlendirilmeden hüküm kurduğunu, yine davaya konu dosyada, davacı müvekkilin hukuka uygun şekilde aydınlatılıp aydınlatılmadığının araştırılması gerekirken bu hususta hukuki değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına,dayandıkları belgelere, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Raporu ile Ege Üniversitesinden alınan rapor ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcının iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.