T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/675 - 2026/210 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/675 KARAR NO : 2026/210 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.04.2024 NUMARASI : 2022/161 Esas 2024/290 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/675 - 2026/210 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/675 KARAR NO : 2026/210 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.04.2024 NUMARASI : 2022/161 Esas 2024/290 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14.02.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Tekstil İnş. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 06.07.2020 tarihinde davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın diğer davalı ...... Ltd Şti'ne ait ile araç ile çarpışması sonucunda davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle 6 ay boyuncu bakıcı yardımına muhtaç olduğunu, bakıcıya 18.000,00 TL ödediğini, bakıcıya muhtaç olduğu dönemden sonra geçici ve sürekli iş görme sıkıntısı yaşadığını, bu nedenle yardımcı tuttuğunu ve 12 ay boyunca aylık 2.000,00 TL olmak üzere toplam 24.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 4.000,00 TL bakıcı gideri, 4.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik, 2.000,00 TL hastane masrafı ve yol gideri, olmak üzere 10.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın 06.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alındığını ve kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maddi tazminata ilişkin talebinin fahiş olduğunu, davalının poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ve dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ve eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle kusur ve maluliyet durumunun belirlenmesi gerektiğini, TRH ve teknik faiz yöntemi ile hesap yapılması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen bakıcı giderinin teminat dahilinde olmadığını, davalı şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde gerçek ve doğrudan zarar kalemleri için teminat verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada kusurlu olmadığını, kusur oranlarına ilişkin rapor da sunulmadığını, kusur oranlarının tespiti için ATK raporu alınması gerektiğini, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik sürelerinin çok uzun olduğunu ve bu hususu kabul etmediğini, hastane giderleri ile yol masrafının da belgelendirilmediğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tekstil ... Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı araç ile yaşanılan kaza sebebiyle davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davacının iddialarını belgelendirmediğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kusur ve malulliyetin oranlarının tespiti için ATK raporu alınması gerektiğini, davacı tarafından belgelendirilmeyen giderlerin kabul edilmediğini, davalının kazada sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama aşamasında davacı taraf davalılardan ... Sigorta AŞ ile maddi tazminat bakımından sulh olduğu ve dosyaya ibraname sunulduğu, davacının maddi tazminat isteminin davalılardan ... Sigorta AŞ tarafından karşılandığı anlaşılmakla maddi tazminat istemine ilişkin davanın konusuz kaldığı, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve mahkemece benimsenen 05.10.2023 tarihli kusur raporu gereğince kazanın oluşumunda davalı sürücü tamamen kusurlu olup alabileceği herhangi bir önlem bulunmayan ve yapmış olduğu bir kural ihlali görülmeyen davacının kusuru bulunmadığı, olaya ilişkin Ankara 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/262 Esas 2022/390 Karar sayılı dosyası ile sanık olarak yargılanan davalı sürücünün kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, davacının yaralanma derecesi, olay tarihi ve kazanın oluşumunda davalı sürücünün tamamen kusurlu olması gözetilerek 60.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin olay ve hakkaniyete uygun düştüğü belirtilerek, davacının maddi tazminat istemi konusuz kalmış olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat isteminin kabulüne, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ..., ... Tekstil İnşaat Pazarlama Ticaret ve Sanayi Lİmited Şİrketi ile ... Sigorta Anonim Şirketinden, sigorta şirketi bakımından dava tarihi olan 04.03.2022 tarihinden, diğer davalılar bakımından olay tarihi olan 06.07.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalılar ... Tekstil İnş. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili ve ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Tekstil İnş. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İtirazları incelenmeden hüküm kurulduğunu, dosyaya kazandırılan maluliyet raporu incelendiğinde güncel tarih dikkate alınarak tanzim edildiğini, olay tarihindeki duruma göre tespit ve değerlendirme yapılması gerektiğini, güncel yaşam koşulları dahi her insanda anksiyeteye sebebiyet vermekteyken ve depresyon vakalarının ülkemizde günden güne artarken bu iki hususun kazaya bağlanmasının kabul edilemeyeceğini, maluliyet olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınması talep edilmesine rağmen taleplerin değerlendirilmediğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı haline geldiğini, karşı vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, sulh protokolüne davalının taraf olmadığını, feragat sebebiyle yargılama giderleri (arabuluculuk ücreti) ve vekalet ücreti davacı üzerinde bırakılması gerekirken maddi tazminat yönünden tarafların sulh olmasına binaen taraf vekillerine lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ermiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava açılmadan önce davalı şirkete usulüne uyğun şekilde başvuru yapılmadığını, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin davalı şirkete başvurulmuş olmakla birlikte belirtilen belgelerden maluliyet raporu sunulmadığını, dosyaya ilişkin delil örneklerinin davalıya tebliğ edilmediğini, davalı tarafından kazaya karışan ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesi akdedilmiş olup davalının İMMS teminat limiti maddi ve manevi zararlar için toplam 250.000,00 TL olup teminat limiti dahilinde sorumlukları bulunduğunu, maddi zararlar açısından, ZMMS poliçe teminat limiti tüketildiği takdirde sorumlu olacaklarını, kabul manasında olmamak üzere davacının manevi tazminata ilişkin talebinin fahiş olduğunu, davalı tarafından yaptırılan medikal eksper görüşünde görüleceği üzere davacının işbu kaza nedeniyle kalıcı maluliyeti oluşmadığını, post travmatik sendromun kalıcı psiyatrik bozuluk geliştiğinin tespiti için iyileşme süresinin dolmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca tespiti için dosyanın ATK 3. İhtıisas Kurumu'na, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğni, tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ermiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğrayan davacının işleten/sürücünün hukuki sorumluluğu ile ZMMS ve İMMS poliçeleri kapsamında sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri ile manevi tazmnat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının maddi tazminat istemi yönünden konusuz kalmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre 06.07.2020 tarihinde davalı ... Tekstil şirketinin maliki ve işleteni olduğu, davalı ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile , davalı ... Sigorta AŞ'ne ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı davalı sürücü ...'nun idaresinde bulunan ... plakalı kamyonetiyle seyri sırasında duraklayarak aracını geri manevra ile park etmek istediği sırada yolun karşısına geçiş yapmakta olan davacı yaya ...'e çarparak yaralanmasına neden olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri ile Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre poliçe kapsamında ihtiyari mali mesuliyet klozu ile teminat altına alınmış olması nedeniyle trafik kazası nedeni ile davacının oluşan manevi zararından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur. Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalı ... idaresinde bulunan aracını park etmek için geri manevra yaptığı sırada yaya ...'e çarptığı olayda yaya ...'in kusursuz, sürücü ...'nın ise tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, kaza tespit tutanağı ile uyumlu kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracıyla olay mahalli olan tek yönlü ve üç yönlü T kavşağın olduğu caddede, geri manevranın yasak olmasına rağmen ve aracının arkasını sağ, sol ve iç dikiz aynasının yardımıyla kontrol etmeden geri manevra yaptığı sırasında aracının arkasından kurallara uygun olarak geçiş yapan davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen olayda % 100 oranında asli kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunun tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370) Somut olayda manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak mahkemece davacı hakkında kaza sonrası düzenlenip dosyaya kazandırılan Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 06.03.2024 tarihli raporda davacıda kaza sonrası sol el bileğinde distal radius ve ulnada fraktür, sağ distal radiusta fraktür mevcut olduğu, bu kırıklar nedeniyle ameliyat edildiği, psikiyatrik araz geliştiği belirtilmiştir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur ve malüliyet bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde kaza tespit tutanağı ile uyumlu olacak ve olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusurun maddi olayın oluş şekline uygun olarak tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemi bakımından işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücü ile İMMS poliçesi kapsamında manevi tazminat klozu nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ'nin sürücünün kusuru oranında müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunmasına, anılan ilke ve esaslar çerçevesinde davacının dava konusu kaza sonrası iki el bileğinin de kırılmış olması bu kırıklar nedeniyle ameliyat olması gözetildiğinde maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık davacıda, bir huzur duygusunun oluşabilmesi için kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek, manevi zararın karşılığı olarak maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, davanın devamı sırasında maddi tazminat istemi yönünden ödeme nedeniyle maddi tazminat istemi yönünden davanın konusuz kalmasına, 6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilecek olmasına, dava tarihi itibariyle davaya konu kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli ve tam kusuru olması nedeniyle zarar gören davacı dava açmakta haklı olup davanın açılmasına davalının neden olduğunun anlaşılmasına, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, sorumluluk limiti ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT ve Harçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinafa başvuran tarafların istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalı ... Tekstil İnş. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Tekstil İnş. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... Tekstil İnş. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den ve ... Sigorta AŞ'den alınması gereken 4.098,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,65+1.024,65 TL olmak üzere toplam 2.049,30 TL'nin mahsubu ile kalan 2.49,30 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.