T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2503 KARAR NO : 2026/686 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2025 NUMARASI : 2023/283 E - 2025/601 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2503 KARAR NO : 2026/686 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2025 NUMARASI : 2023/283 E - 2025/601 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlunun dava konusu tesisat adresinde ticarethane (otel) işlettiği,müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrolde, davalıların kullanımındaki dava konusu tesisatta " sayacın R ve S fazlarına ait klemens giriş-çıkış kısmına alttan bakır tel vasıtasıyla şönt yaptırarak sayacı eksik kayıt yapar hale getirmek suretiyle müdahale ederek enerji kullanıldığı" tespiti yapıldığı,davalıların bu şekilde elektrik kullanımı mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu,buna dair 05.11.2021 tarihli tespit tutanağının dilekçemizin ekinde olduğu,yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takibe konu kaçak tahakkukları tanzim edildiği,davalı borçluların, takibe dayanak faturaları ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapıldığı,davalıların alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnedsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibe itiraz ederek takibin durmasını sağladığı, usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı kapsamında davalıların kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğini, kaçak zabtının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olduğu,takibe dayanak faturaların kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olup, alacağın haksız fiile dayandığı,olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında kanunen aranan ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu,borçluların, abonelik üzerinden yasal şekilde elektrik kullanmak yerine kötü niyetli olarak, profesyonelce kurulan bir harici hat düzeneği ile '' sayacın R ve S fazlarına ait klemens giriş-çıkış kısmına alttan bakır tel vasıtasıyla şönt yaptırarak sayacı eksik kayıt yapar hale getirmek suretiyle müdahale ederek '' kaçak elektrik kullandığı,borçlunun işlettiği iş yerinin esas sermayesi elektrik olup, borçlu yüklü miktarda iş yapıp, bunun karşılığını hiçbir şekilde ödemediğini,davanın kabulü ile öncelikle teminatsız olarak, gereğinde %115 teminat karşılığı ile de olsa borçluların, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul etmemekle beraber davacının bir alacağı var ise bu alacağı diğer müvekkili .... Ltd. Şti.'nden tahsil etmesi gerektiği,bu şirketin yetkilisi müvekkili ...'nin işbu davada borçlu ve davalı sıfatı bulunmadığı, davanın ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği,sıfat yokluğunun kendiliğinden gözetileceği, davaya konu kaçak elektrik kullanımı ile alakalı olarak yürütülen savcılık soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiği,davalıya ait ... sözleşme numaralı elektrik abonesine davacı şirket yetkilileri tarafından kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini,bahse konu elektrik abonesine düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının tamamen, mesnetsiz ve haksız çıkar sağlamaya yönelik gerçek dışı iddia olduğu,kaçak kullanımının tespiti anında tutanak tutulurken tutanakta görevli personeller, tanık ve abonenin imzasının olması gerektiği, abonenin imzadan imtina etmesi durumunda kolluk veya muhtarın tanık olabileceği, tutanak incelendiğinde müvekkilinin imzası bulunmadığı,tutanakta müvekkilinin imzası olmadığı gibi muhtar ve tanık imzalarının olmadığının da görüldüğü, düzenlenen kaçak elektrik tutanağı dayanaktan yoksun olduğundan tahakkuk edilen borç ile ilgili haksız şart oluştuğundan, haksız olarak borç yükletilmek istenildiği,davalı aleyhine düzenlenen kaçak elektrik tutanağının geçerli belge olma özelliğini yitirdiğini, öncelikle kaçak elektrik tutanağının usulüne uygun olup olmadığının incelenmesi gerektiği,müvekkilinin borç tehdidi altında olduğu ve kaçak elektrik kullandığına dair tutanak düzenlendiğinden bu zamana kadar müvekkiline elektrik enerjisi verilmediğini, davacı yanın beyanlarının gerçeğe aykırı mesnetsiz ve kötüniyetli ayrıca ileri sürülen iddiaların hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, asıl alacak yönünden; bilirkişinin ek-2 raporundaki hesp hatası düzeltilerek temerrüt ve takip tarihi tespit edilen asıl alacak tutarı 33.911,66 TL'ye işlemiş avans faizinin 23.691,24 TL olduğu, bunun KDV'sinin ise 4.264,42 TL olduğu, 29/08/2024 tarihi itibariyle davacının alacağının 61.867,32 TL olduğunun mahkemece hesaplandığı, davalı tarafça savcılık aşamasında yapılan 40.868,67 TL ödeme düşüldüğünde, davacının 29/08/2024 tarihi itibariyle bakiye 20.998,65 TL asıl alacağı kaldığı, takip tarihi itibariyle ise; 33.911,66 TL asıl alacak, 19/11/2021-03/12/2021 arası 217,87 TL işlemiş faiz ile 39,21 TL faizin KDV'si yönünden davacının haklı olduğu, bu suretle toplam değer olan 34.168,74 TL yönünden davacının haklı olduğu, ( 34.168,74 - 20.998,65) 13.170,09 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, kullanımın haksız fiil niteliğinde olduğu, bu nedenle alacağın likit olmadığı gerekçesi ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın 20.998,65 TL yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 20.998,65 TL asıl alacağa 29/08/2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi, işleyecek avans faizine %18 oranında KDV uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 13.170,09 TL yönünden dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, fazlaya ilişkin 101.270,70 TL yönünden istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE" karar vermiştir. Kararı davacı vekili ile davalılar vekili istinaf etmiş,ayrıca davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde ise davalıların istinaf talebinin reddi ile katılma yoluyla istinaf talebinde bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap ile istinaf ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; istinaf eden davalıların istinaf taleplerinin reddi ile ;istinaf sebepleri olarak ;bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ve hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede kaçak tespiti sonrasındaki yeni tüketimleri ile geçmiş dönem tüketimleri karşılaştırılarak 90 günlük kaçak tüketim hesaplaması yapılması gerektiği belirtilmiş ve yeni sayaca ait tüketimleri referans alınarak kaçak tüketim hesaplaması yapıldığını,bilirkişice muhakkak sayaç mahallinde kaçak tutanağını düzenleyen personellerce yapılan en son işlem tarihi dikkate alınmalıyken hatalı raporla hüküm tesis edildiğini,bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken tek bilirkişiden rapor alındığını,icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gibi ayrıca tüm yargılama giderlerinin davalıdan tahsili gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kaçak tespit tutanağının usulen geçersiz olduğu ve hükme esas alınamayacağını, ceza soruşturması kapsamında yapılan ödemenin borcu itfa ettiğini,buna rağmen mükerrer bakiye borç çıkartıldığını belirterek davanın tümden reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında 134.172,85 TL asıl alacak, 1.073,38 TL gecikmiş gün faizi ile 193,21 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 135.439,44 TL nın tahsiline ilişkin yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür. Alınan 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda raporunda özetle; " Davacı kurumca düzenlenmiş olan kaçak tutanağının aksini gösterecek herhangi bir bilgi veya belge olmadığı anlaşılmakla birlikte davacı kurumca düzenlenmiş olan kaçak tutanağının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olduğu, bununla birlikte davacı şirketçe davalı adına düzenlenmiş olan 18.11.2021 son ödeme tarihli 80.132,35-TL tutarındaki kaçak elektrik faturasının analiz ve incelemeler neticesinde Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde yapılan 18.11.2021 son ödeme tarihli 33.911,66 TL olması gerektiği ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 45/1-ç maddesine göre bahse konu 90 günlük kaçak kullanım dönemi dışında kaçak elektrik kullanımını destekleyen doğru bulgu ve belgelerin mevcut olmadığından 18.11.2021 son ödeme tarihli 50.040,50-TL tutarında normal dönem elektrik faturasının iptali gerektiği,davacı şirketçe davalı aleyhine ödenmeyen kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası kapsamında; 33.911,66 TL kaçak elektrik bedeli 271,29 TL gecikmiş gün faizi (fatura son ödeme tarihi ile icra takip tarihi arası) 48,83 TL faizin KDV'si 34.231,78 TL olmak üzere davacı kurumca icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan 34.231,78 TL talep edilebileceği" belirtilmiştir. Alınan 1.ek bilirkişi raporunda kök rapordaki aynı şekilde hesaplama yapıldığı görülmüştür. Daha sonra alınan 2.ek bilirkişi raporunda ise ,bu kez , davalı tarafça İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/212133 soruşturma dosyasına yatırılan bedel nedeniyle zararın karşılandığı gözetilerek KYOK kararı verildiği anlaşıldığından, yapılan ödemenin işbu dava konusu ile bağlantılı olup olmadığı, davacının talebini itfa edici nitelikte olup olmadığı, bağlantılı ise davacının zararının bu ödeme dikkate alınarak ne kadar olduğuna ilişkin ek rapor istenildiği,kök raporda; davacı kurumca davalı .... Tic. Ltd. Şti adına düzenlenmiş olan ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde yapılan detaylı teknik inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davacı kurumca davalı adına 18.11.2021 son ödeme tarihli 33.911,66 TL bedelinde kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirilmesi gerektiği, bu doğrultuda davacı kurumca dava konusu icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan 34.231,78 TL talep edilebileceği görüş ve kanaatine ulaşıldığı,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/212133 soruşturma dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda ... seri no.lu kaçak usulsüz elektrik tespit tutanağına istinaden şüphelinin sayaç haricinde doğrudan kullandığı kaçak elektrik bedelinin vergisiz ve cezasız olarak 40.868,67 TL olarak hesaplanmış olup savcılık dosyasına sunulan dekonta göre davalı tarafça 29.08.2024 tarihinde ödemenin gerçekleştirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça yapılmış olan ödemenin işbu dava konusu ile bağlantılı olduğu, bir başka deyişle davalının savcılık dosyasında yapmış olduğu ödemenin dava konusu ... seri no.lu kaçak usulsüz elektrik tespit tutanağı doğrultusunda yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan düzenlenmiş olan kök raporda 15.12.2021 tarihi itibariyle davacı kurumun zararının 34.231,78 TL olduğu hesaplanmış olup davalı tarafça savcılık dosyasına yapılmış olan ödeme tarihinin 29.08.2024 olduğu görülmektedir. Kök rapordaki hesaplamaya göre 15.12.2021 tarihindeki davacı kurum zararının 29.08.2024 tarihinde gecikme faizi ile birlikte 63.636,88 TL olduğu (https://gecikme-zammi.hesaplama.net/) tespit edilmiştir. Bu bağlamda savcılık dosyasındaki ödeme ve anılan ödemenin tarihi dikkate alınarak davacı kurum zararının 29.08.2024 tarihi itibariyle; 63.636,88 - 40.868,67 = 22.768,21 TL olduğu" bildirilmiştir. Ancak mahkemece resen yapılan hesaplamada ;18.11.2021 son ödeme tarihli 50.040,50-TL tutarında normal dönem elektrik faturasının iptali gerektiği, 18.11.2021 son ödeme tarihli 80.132,35-TL tutarındaki kaçak elektrik faturasının 33.911,66 TL olması gerektiği, davalılar tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/212133 soruşturma dosyasına 29.08.2024 tarihinde 40.868,67 TL yatırılmış olduğu, yapılan ödemenin icra takibi ve dava tarihinden sonraki tarihli olduğu, bilirkişi tarafından hesaplanan 33.911,66 TL fatura bedeline kısmi ödeme tarihi olan 29/08/2024 tarihi itibariyle davacının alacağı hesaplandığında, 18/11/2021 faturanın son ödeme tarihi olup, temerrüt tarihinin 19/11/2021 olduğu, 19/11/2021-takip tarihi 29/08/2024 arası 33.911,66 TL'ye işlemiş avans faizinin 23.691,24 TL olduğu, bunun KDV'sinin ise 4.264,42 TL olduğu, 29/08/2024 tarihi itibariyle davacının alacağının 61.867,32 TL olduğunun mahkemece hesaplandığı, davalı tarafça yapılan 40.868,67 TL ödeme düşüldüğünde, davacının 29/08/2024 tarihi itibariyle bakiye 20.998,65 TL asıl alacağı kaldığı anlaşılmış; İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın 20.998,65 TL yönünden kısmen iptaline, icra takibinin 20.998,65 TL asıl alacağa 29/08/2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi, işleyecek avans faizine %18 oranında KDV uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerektiği,takip tarihi itibariyle ise; 33.911,66 TL asıl alacak, 19/11/2021-03/12/2021 arası 217,87 TL işlemiş faiz ile 39,21 TL faizin KDV'si yönünden davacının haklı olduğu, bu suretle toplam değer olan 34.168,74 TL yönünden davacının haklı olduğu, ( 34.168,74 - 20.998,65) 13.170,09 TL yönünden ise davanın konusunun kalmadığı anlaşılmıştır. 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde; Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. Buna göre KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.,şeklinde düzenleme içermektedir. Kök bilirkişi raporu kapsamında; davacı kurumca davalının sayacın R ve S fazlarına ait klemens giriş-çıkış kısmına alttan bakır tel vasıtasıyla şönt yaptırarak sayacı eksik kayıt yapar hale getirmek suretiyle müdahale ederek enerji kullanıldığı ... seri nolu kaçak tutanağı ve ekindeki fotoğraflar ile tespit edilmiş olup Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılmasının kaçak elektrik tüketimi kapsamında olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42/1-c maddesi kapsamında yapılan hesaplamada ;tüketim endeks değerleri incelendiğinde; kaçak tutanağının düzenlenmiş olduğu tarih 05.11.2021 olup tesisata ilişkin olarak kaçak tutanağı öncesi son 1 yıllık tüketimler incelendiğinde 30.11.2020 - 31.08.2021 tarihleri arasındaki dönemde günlük ortalama tüketim değeri 146,78 kW seviyesinde iken 31.08.2021 ile 30.09.2021 tarihleri arasındaki dönemde 90,10 kWh seviyesine düştüğü, 30.09.2021 tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı 05.11.2021 tarihi arasında ise günlük ortalama tüketim değerinin 69,05 kWh seviyesine düştüğü, kaçak tutanak tarihi ve sayaç değişim tarihi sonrası 13.12.2021 - 31.12.2022 tarihleri arasında yaklaşık 1 yıllık dönemde günlük ortalama tüketimin 154,42 kWh seviyelerine yükselmiş olduğu ,davacı şirketçe elektrik kaçak kullanım süresinin 05.11.2021 - 07.08.2021 tarihleri arası 90 gün olarak ele alındığı görülmekle birlikte Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 44/1-a-b maddeleri çerçevesinde 05.11.2021 - 07.08.2021 tarihleri arası 90 günlük sürenin kaçak kullanım süresi olarak ele alınabileceği, nitekim tam da bu dönemde günlük ortalama tüketimlerde bariz bir düşüşün meydana geldiğinin tespit edildiği, 90 günlük dönemden 270 gün daha geriye gidildiğinde ise günlük ortalama tüketim değerinin 146,78 kWh seviyelerinde olduğu, kaçak tespit tarihinden 1 yıl ileriye gidildiğinde ise ihtilafsız sayacın kaydetmiş olduğu günlük ortalama tüketim değerinin 154,42 kWh seviyelerinde olduğu, tüketim değerlerinin çok yakın olduğu, bu doğrultuda bahsedilen 90 günlük dönem dışında kaçak kullanımı doğru bulgu ve belgelerle destekleyecek verinin bulunmadığı, öte yandan kaçak kullanım tespit edilen 90 günlük dönem ile aynı dönemi içeren 1 yıl sonrası ve 1 yıl öncesi günlük ortalama değerleri yukarıda incelenmiş olup kaçak tespit edilen dönemle kıyaslandığında yaklaşık 1,5 kat fazla bir tüketimin söz konusu olduğu, bu durumun da 05.11.2021 - 07.08.2021 tarihleri arası 90 günlük süreçte kaçak kullanımın mevcut olduğuna işaret ettiği ve tüm tüketim dönemleri irdelendiğinde kaçak kullanım miktarına esas olarak kaçak tespit tarihi sonrası ihtilafsız sayacın kaydetmiş olduğu günlük 154,42 kWh tüketim miktarının alınmasının teknik açıdan makul olacağı tespit edilerek , kaçak elektrik tüketim miktarının E = 154,42 x 90 = 13.897,80 kWh olarak hesaplandığı, mükerrer kaçak tutanağı (...) nedeniyle enerji ve dağıtım birim fiyatlarının 2 katı ile çarpılarak fatura tahakkuk edildiğinde ; TAHAKKUK KALEMİ TÜKETİM (kWh) BİRİM FİYAT(TL)TUTAR(TL) ENERJİ BEDELİ 13897,800 1,412694 19.633,34 DAĞITIM BEDELİ 13897,800 0,542150 7.534,69 ENERJİ FONU 196,33 TRT PAYI 392,67 BTV 981,67 KDV 5.172,97 TOPLAM 33.911,66 TLnın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 45/1-ç maddesine göre bahse konu 90 günlük kaçak kullanım dönemi dışında kaçak elektrik kullanımını destekleyen doğru bulgu ve belgelerin mevcut olmadığı belirlenmiş,2.ek ek rapordaki hesaplama hatası mahkemece resen giderilerek davalıların ceza soruşturmasında ödedikleri tutar borcun temerrüt ve takip tarihi itibarıyla hesaplanması ile olması gereken alacak tutarı ve ödenen kısım mahsubu yapılarak takipte davacının asıl alacak tutarının 20.998,65 TL olarak hesaplandığı görülmekle,bu tutara 29.08.2024 tarihinde savcılığa ödeme yapıldığı gözetilerek bakiye kısma bu tarihten itibaren avans faizi ve faizin KDV sinin uygulanarak takibin devamında aykırılık görülmemiştir. Davalının itirazında kısmen haklı olduğu gözetilerek yargılama giderinin tamamından sorumlu olmaması da yerinde olmakla birlikte,ayrıca kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olduğundan ,alacağın likit olmadığı,bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının da davada oluşmadığı açıktır. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının ve davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalılardan alınması gereken 1.434,41 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 819,01 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/03/2026