21. Ceza Dairesi 2015/4372 E. , 2016/997 K. "" MAHKEMESİ : .... Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik Kolluk görevlilerince, ...... isimli şahıs hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından ....Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında..... Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği'nce adı geçenin evi ol…
**21. Ceza Dairesi 2015/4372 E. , 2016/997 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : .... Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik Kolluk görevlilerince, ...... isimli şahıs hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından ....Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında..... Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği'nce adı geçenin evi olduğu belirtilen “............” adresine arama yapılmasına dair verilen 07.10.2011 gün ve 2011/2590 Değişik İş sayılı arama kararının infazı için gidildiğinde, söz konusu adreste .....in değil, sanığın ikamet ettiğinin tespit edilmesine rağmen evin arka kiler kısmında yapılan arama neticesinde ele geçirilen suça konu sahte plakalardan dolayı resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, başkası hakkında verilen arama kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramanın hukuka uygun olup olmayacağı ve bu aramada elde edilen kanıtların yargılamada kullanılıp kullanılamayacağına dair hukuki sorunun sağlıklı bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi bakımından arama ve arama sırasında tesadüfen elde edilen delillere ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuat hükümlerinin ortaya konulması ve somut olayın bu kurallar ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir. Konuya ilişkin olarak “İnsan Haklarını ve Temel Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 8. maddesinde; "1- Herkes, özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2- Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir" şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. İç Hukukumuzda ise, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 03.10.2001 gün ve 4709 sayılı Yasa ile değişik 20. maddesi; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar” hükmünü içermektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 119. maddesine göre;