(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/13535 E. , 2007/14846 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.02.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtl…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/13535 E. , 2007/14846 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.02.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı Hazine, davalılara ait 652 ada 2 ve 5 parsel ile 654 ada 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların öncesinin mera olduğunu, imar uygulaması sonucunda taşınmazların özel kullanıma elverişli hale gelmesi durumunda hazine adına tescilinin gerekeceğini belirterek tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuştur. Mahkemece çekişme konusu taşınmazın imar planı kapsamına alınan mera olduğu 4342 Sayılı Kanunun değişik geçici 3. maddesi uyarınca yerleşim yeri olarak tespit edilen yerde kalan taşınmazların belediye adına tescil edilmiş olması nedeniyle bedel talep edilmeksizin tescillerinin aynen korunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık konusu 652 ada 2 ve 5 parsel ile 654 ada 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların öncesi 652 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olup, dosya kapsamında toplanan delillere göre, 652 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 20.02.1973 tarihinde ... Belediyesi adına mera olarak kaydedilmiş ve 14.12.1984 tarihinde imar planı kapsamına alınmıştır. İmar uygulaması sonucu yol, yeşil saha, ... gibi alanlar dışında kalan yerler arsa niteliği ile belediye ve 3194 Sayılı Kanunun 18. maddesince davalı şahıslar adına tapuya tescil edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için meraların hukuki niteliğinin saptanması, meralık vasfının ne şekilde değişeceğinin belirlenmesi ve imar planı kapsamında kalan meraların hukuki durumu üzerinde durulması gerekmektedir. 4342 sayılı Mera Kanununda, hayvan otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri kullanılan taşınmazlar (m 3/a) mera olarak tanımlanmış ve kullanım hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olan meraların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilmiştir. (m 4/1) Ayrıca meraların özel mülkiyete geçirilemeyeceği de yasada düzenlenmiştir. (m 4/3) 3194 Sayılı Yasanın 11. maddesi yine anılan Yasa ile değiştirilmiş, imar planı sınırları içindeki kadastrol yollar ile meydanların, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanım amacına konu olacağı belirtilmiştir. (m 35.) Böylece mera sözcüğü 3194 Sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamından çıkarılmış ve meraların belediyeler tarafından imar planı kapsamına alınarak bu vasfını yitirmesinin önüne geçilmiştir. Mera olarak sınırlandırılan taşınmazın bu niteliğinin değişimi ise Mera Kanunun 14.maddesinde düzenlenmiştir.