4. Hukuk Dairesi 2011/8186 E. , 2012/9820 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı DEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine 13/06/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 31/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik …
**4. Hukuk Dairesi 2011/8186 E. , 2012/9820 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı DEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine 13/06/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 31/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, elektrik çarpması sonucu yaralanma nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu olay, davacıların misafirliğe gittikleri evin damında oynarken küçük kızları...'nın elektrik çarpması sonucu yaralanması şeklinde olmuştur. Olaydan hemen sonra polis memurları tarafından düzenlenen tutanaktan binanın üst katının inşaat halinde olduğu, davalı idareye ait yüksek gerilim hattının binadan yaklaşık 1 metre mesafede olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Sulh Ceza Mahkemesi dosyası için düzenlenen 24/03/2008 tarihli elektrik bilirkişi raporunda da, bina ile hat arasındaki mesafenin "Kuvvetli Akım Yönetmeliği'ne" göre 2 metre olması gerekirken 92 cm. olduğu belirtilmiş, inşaat bilirkişi raporunda ise, 2 katlı bina inşaatının kaçak yapı olmadığı belediye kontrolünde gerekli başvuru ve onaylar alındıktan sonra yapıldığı, beton elektrik direğine yola doğru konsol yapılmış olsaydı bu olayın meydana gelmeyeceği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 02/01/2009 günlü bilirkişi raporunda dava dışı bina malikinin inşaata başlamadan önce davalı idareye yazılı bir başvurusu bulunmadığı belirtilerek davalı tarafa kusur verilmemiş, 28/10/2009 tarihli bilirkişi raporunda ise binanın ve enerji hattının durumları hiç değerlendirilmeden ev sahibinin belediyeye başvurusu bulunmadığı, belediyenin de inşaat ruhsatı vermemesi gerekirdi, denilerek davalı işletmenin olayda kusuru bulunmadığı bildirilmiştir. Somut olayda, davalının yürüttüğü faaliyeti nedeniyle tehlike sorumluluğu söz konusudur. Tehlike sorumluluğunda faaliyet her zaman "tehlike eğilimi" taşımaktadır. Bu nedenle de kurtuluş beyyinesi ancak uygun illiyet bağının kesilmesi ile oluşur. Davalı idarenin yerleşim yerinden yüksek gerilim hattı geçirdiği ve elektrik dağıtımının niteliği itibariyle tehlike yaratacak bir iş olduğu gözetildiğinde davalının yüksek özen yükümlülüğü vardır. Gerek dairemizin gerekse Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı elektrik idaresinin yüksek gerilim iletkenlerine güvenli yaklaşma sınırının aşılmaması için gerekli önlemleri alması, uyarı levhaları asması ve düzenli aralıklarla bu yoldaki kontrolleri yapması gerektiği, aksi takdirde BK'nun 58. maddesi uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Dosya kapsamı bu bağlamda değerlendirildiğinde, davalı dışındaki kişilerin kusurunun da bulunduğu kabul edilebilir olmakla birlikte, davalıyı sorumluluktan tamamen kurtaran bir olgudan bahsedilemez. Davalının yüksek gerilim hattı olay anında binaya 92 cm. mesafede olup, zamanında gerekli kontroller yapılsa, önlemler alınsa ve hattan mesafesi yeterli güvenlik mesafesine ulaştırılsa idi, olayın meydana gelmeyeceği açıktır. Şu durumda davalıyı tamamen kusursuz kabul eden mahkeme kararının onanması yolundaki dairemiz çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum. 05/06/2012 MUHALEFET ŞERHİ Dava, elektrik çarpması sonucu kolu kesilen küçüğün uğradığı zararın tazmini talebine ilişkindir. Dosya arasında bulunan Silopi Sulh Ceza Mahkemesi'nin E: 2007/3761 sayılı dosyasına sunulan bilirkişi Elektrik Müh. ...'ün 24/03/2008 tarihli raporunda, kazaya sebebiyet veren hattın 34,5 kw'lık yüksek gerilim enerji nakil hattı olduğu, ilgili yönetmeliğe göre hattın yapılara asgari, yatay uzaklığın 2m, dikey uzaklığın 3,5 m. olması gerektiği, keşif tarihinde yapı ile hat arasındaki mesafenin 92 cm. olarak ölçüldüğü kayıtlıdır. Yine anılan ceza dosyasına sunulan bilirkişi İnş. Müh. Selahaddin Ayan'ın tarihsiz raporunda "yapımın gerekli kusurların bilgisi dahilinde ve gerekli başvuruların onayından sonra inşaata başlandığı ve devam ettirildiği" belirtilmiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan 1)...... Yük. Müh. Prof. Dr. ....., İnş. Yük. Müh. ...., Elek. Yük. Müh......'den alınan heyetin 02/01/2009 tarihli raporu ile 2) ...... Yük. Müh. Doç. Dr. ..... ..... Yük. Müh. Prof. Dr..... ve Elek. Yük. Müh. ....'den oluşan heyetin 28/10/2009 tarihli raporunda, ev sahibinin davalı DEDAŞ'a enerji nakil hattının uygun mesafeye çekmesi için yazılı başvuru yapmadığı, dolayısıyla DEDAŞ'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Mahkeme belirtilen heyetlerin raporuna itibar ederek, davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. 818 sayılı BK'nun 58'e göre, yapı maliki yapının muhafazasındaki kusuru nedeniyle zarar doğarsa sorumludur.Buradaki sorumluluk kusursuz sorumluluktur. Üstelik dava idare, tehlikeli işletme sahibi olduğundan tehlike arzetmeyen yapı maliklerine göre sorumluluğu ağırlaştırılmıştır. Yukarıda açıklanan bilirkişi ...'ün raporuna göre, nakil hattı ile bina arasındaki mesafenin mevzuata ve standartlara uygun olmadığı, binanın iki katının inşaat halinde olduğu, dolayısıyla bu durumun uzun süredir devam edegelmekte olduğu aşikardır. Davalı idare kendisine yazılı başvuru yapılmasını beklemeden denetim ve kontrol yükümlülüğü nedeniyle nakil hattının standartlara uygun hale getirmeli veya bina inşaatına engel olmalıydı. Bu yüzden kusurludur. Mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı her iki heyetin raporu oluşa uygun değildir. Mahkemece oluşa uygun ve denetime elverişli, davalı idare de dahil olayda kusuru olanların kusur oranlarını belirtir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 05/06/2012