11. Ceza Dairesi 2012/11640 E. , 2012/11261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : Sanıklar ... ve ...'ın 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3, 62, 53. maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, Sanık ... hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, Sanık ...'ın beraatine dair. Temyiz isteminin re
**11. Ceza Dairesi 2012/11640 E. , 2012/11261 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : Sanıklar ... ve ...'ın 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3, 62, 53. maddeleri gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, Sanık ... hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, Sanık ...'ın beraatine dair. Temyiz isteminin reddi ( Sanık ... için ) I- Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı yüklenen suçun işlendiği 17.10.2003 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar müdafilerinin resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik, Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sanık ...'ın yokluğunda verilen kararın tebliğ işleminin Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapıldığı ancak tebligat parçasında adresten geçici veya kalıcı olarak ayrıldığına dair bir şerhin bulunmadığı, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine göre kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunamadığı takdirde tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlardan tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerektiği, muhatabın adreste bulunmama sebebini bu şekilde tesbit eden tebliğ memurunun, muhatap adresten 'geçici' olarak ayrılmış ise tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabili teslim edeceği ve tesellüm eden kimsenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı belirtilmekle sanığın adreste geçici olarak bulunmadığı veya adresten kalıcı olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden yapılan tebligatın geçersiz olduğu cihetle sanık müdafii tarafından öğrenme üzerine 29.07.2011 gününde yapılan temyizin süresinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin 03.08.2011 günlü temyizin reddi kararı kaldırılarak, incelenip gereği görüşüldü: İddia ve oluşa uygun kabule göre; ruhsat sahibi müşteki ... tarafından 66 AZ 009 plaka numaralı aracın haricen Taşçı Kardeşler firmasına satıldığı ve bedelinin alındığı, firmanın isteği üzerine sanık ... adına aracın satış ve devri işlemlerine yönelik 03.10.2003 tarihine kadar geçerli olmak üzere süreli vekaletname tanzim ettirdiği, sonrasında aracın resmi devir işlemi yapılmaksızn diğer harici satış sözleşmeleri ile sırasıyla ... şirketi yetkilisi sanık ..., sanık ... ve ... tarafından satın alınıp el değiştirdiği ve son olarak da ... tarafından ...'a satıldığı, son alıcı ...'ın da devri alabilmek için ... firmasında çalışan sanık ... adına vekaletname düzenlettiği, ... firmasının trafik takipçiliği işlerini yapan sanıklar ... ve ...'ın da müşteki ... tarafından verilen vekaletnamedeki sürenin geçirilmiş olması nedeniyle noter başkatibi olan sanık ...'i işyerlerine getirterek huzurda hazır bulunmayan müşteki ... ve ...'ı temsilen ... adına sahte imzalar atmak veya attırmak suretiyle suça konu Bakırköy 31. Noetrliğine ait 17.10.2003 tarih 20482 yevmiye no'lu satış sözleşmesi tanzim ettirdikleri olayda harici satışların izlediği silsilenin alıcıları tarafından doğrulandığı ve ruhsat sahibi müşteki ...'ın da araç bedelini aldığı gözetildiğinde sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 347. maddesindeki 'gerçek bir durumun belirlenmesi amacıyla sahte resmi belgeler düzenletip kullanmak” (5237 sayılı TCK.nun 211. md.) suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suçun işlendiği 17.10.2003 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.