12. Ceza Dairesi 2020/4037 E. , 2023/5274 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/182 E., 2015/657 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün ve sanıklar ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Us
**12. Ceza Dairesi 2020/4037 E. , 2023/5274 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/182 E., 2015/657 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün ve sanıklar ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/182 E.,2015/657 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddeleri uyarınca 750 gün adli para cezasının, takdiren günlüğü 20,00 TL dan paraya çevrilerek, 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddeleri uyarınca 600 gün adli para cezasının, takdiren günlüğü 20,00 TL dan paraya çevrilerek, 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; Karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli beraat kararı yönünden bozma; mahkumiyet kararları yönünden ise düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; Beraat eden işveren sanık ...'nin, 14.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, kusurlu olduğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B.Sanık ...'in temyiz sebepleri; Yapı denetim firmasında, proje uygulama denetçisi, mimar olarak görev yaptığı; kusurunun bulunmadığına; 6331 sayılı İş Kanuna göre, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmasında, işveren tarafından görevlendirilen şantiye şefi ve iş güvenliği uzmanı görevli ve sorumlu olup, sadece kendi meslek alanına giren alanda denetim işlerini yapan ve inşaatta sürekli bulunmayan yapı denetim elamanlarının sorumluluğunun bulunmadığına; İlişkindir. C.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; 1.Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğine, 2.Şantiye şefi olan sanığın, asansör etrafına düşmeyi önleyici tuğlalar ve tuğlaları tutan demirlerle çevirdiğine, uyarı levhaları koydurduğuna; olaydan önce ölenin boşluktan inşaat molozlarını dökmek için tuğlaları kaldırması nedeni ile tamamen kendi kusuru ile kazanın meydana geldiğine, sanığın kusuru bulunmadığına, 3. Eğer sanığa kusur verilecekse de; sanıkla birlikte işverenin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."...Olay tarihinde, müteahhitliğini sanık ...'un yaptığı, olayın meydana geldiği inşaatın şantiye şefi (mimar)nin sanık ... olduğu, sanık ...'in (mimar) ise inşaata yapı denetim firmasında proje uygulama denetçisi olduğu; olay günü saat 17.00 sularında inşaatta işçi olarak çalışan maktülün asansör boşluğuna düşerek öldüğü, Adli Tıp Kurumu raporuna göre ölüm olayı ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğu; ölümle sonuçlanan kazada; inşaatın şantiye şefi olan sanık ...'in iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda eksikliklerin giderilmesi konusunda gerekli önlemleri aldırmaması ve bu konuda yapı ve iş sahibine uyarıda bulunmaması nedeniyle yetki ve sorumluluğunda bulunan uyarı görevini yerine getirmediğinden 1. derecede Asli kusurlu olduğunun 08/03/2015 tarihli bilirkişi raporu ile 31/07/2015 tarihli bilirkişi raporlarından anlaşıldığı; Olayın meydana geldiği inşaatla yapı denetim firması arasında sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca şantiyede iş güvenliği önlemlerine ilişkin her hangi bir tedbir ve öneride bulunmadığı, asansör boşluklarının kapatılması gibi, yetki ve sorumluluğunda bulunan hususlarda, uyarı görevini yerine getirmediğinden proje uygulama denetçisi olan mimar sanık ...'in, 2. derecede Tali kusurlu olduğu 14/03/2014 tarihli bilirkişi raporu, 08/03/2015 tarihli bilirkişi raporu ile 31/07/2015 tarihli bilirkişi raporlarından anlaşıldığı; sanık ...'in, asli kusurlu olarak taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan kusuru oranında, sanık ...'in, tali kusurlu olarak taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan kusuru oranında cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği gibi bir olayda hukuki sorumluluk ile cezai sorumluluk farklı olup taksirli cezai sorumluluk daha dar olarak düzenlenmiş ve bunun çerçevesi TCK'nın 22. maddesinde çizilmiştir. Taksirle meydana gelen olaylarda failin hukuki sorumluluğunun bulunması cezai yönden de sorumlu olmasını gerektirmez. Sanık ...'un, üzerine atılı katılana karşı taksirli ölüme neden olma suçunu işlediği iddia edilmiş ise de, ölümle sonuçlanan kazanın yaşandığı inşaattın müteahhitliğini üstlenen sanık ...'un, mesleği mimarlık olan şantiye şefi atadığı yine yapı denetim firması ile sözleşme yaptığı, firmanın proje uygulama denetçisi olan mimar sanık ...'i görevlendirdiğinden sanık ...'un, cezai yönden kusurunun bulunmadığı 08/03/2015 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmakla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın, beraatine dair karar verilmiştir...." şeklindedir. 2.Soruşturma aşamasında tek bilirkişiden (fizik mühendisi-işgüvenliği uzmanı) alınan 14.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapı müteahhidi ...'nin işyerinde risk değerlendirmesi yaptırmadığı, düşme tehlikesi bulunan yerleri tespit ederek gerekli önlemleri aldırmadığı ve çalışanları denetlememesi nedini ile Asli Kusurlu olduğu; inşaata müteahhit tarafından şantiye şefi olarak atanan mimar ...'in Tali Kusurlu olduğu; yapı denetim firması adına hareket eden ve asansör boşluklarının ön kısımlarının açık olmasına rağmen işverene gerekli uyarıları yapmayan mimar olan ...'in ise Tali Kusurlu olduğu şeklinde görüş verilmiştir. 3.Kovuşturma aşamasında Ankara talimat mahkemesinden alınan iş güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü bilirkişiden alınan 08.03.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; yapı müteahhidi ...'nin inşaat yerinde şantiye şefi ve yapı denetim firması görevlendirmesi nedeni ile cezai yönden kusursuz olduğu; şantiye şefi olarak atanan mimar ...'in eksiklikleri ve riskleri yapı müteahhidine rapor etmediğinden Asli Kusurlu olduğu; yapı denetim firması adına hareket eden ve asansör boşluklarının ön kısımlarının açık olmasına rağmen işverene gerekli uyarıları yapmayan mimar olan ...'in ise Tali Kusurlu olduğu şeklinde görüş verilmiştir. 4.Kovuşturma aşamasında İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan 31.07.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; asıl işveren yapı müteahhidi sanık ...'nin ve şantiye şefi sanık ...'in Asli Kusurlu olduğu; sanık ...'in ise Tali Kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir, 5.Sanık ... savunmasında; suça konu asansör boşluklarının önüne iki sıra tuğla ördürdüğünü, demir koydurduğunu, o sırada 15 gün inşaattan ayrılıp şehir dışına çıktığını, el arabalarıyla birşeyler boşaltmak için demirleri söktüklerini, tuğlaları da kaldırdıklarını, herhangi bir kusurunun olmadığını, ayrıca ölenin işçisi olmadığını, taşeron ...in babası ve işçisi olduğunu, ölenin kendi bilgisi dışında inşaata getirildiğini, öncelikle beraatini, mahkumiyetine hükmedilecekse lehine olan kanunların uygulanarak hakkında hükmün açıklanmasınnı geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini savunmuştur. 6.Sanık ... savunmasında; mimar olduğunu, kazanın yaşandığı inşaatın yapı denetim firmasında proje uygulama denetçisi olduğunu, iş güvenliği ilgili herhangi bir görevinin olmadığını, sadece yapının projeye uygun yapılıp yapılmadığını denetlediğini, öncelikle beraatini, mahkumiyetine hükmedilecekse lehine olan kanunların uygulanarak hakkında hükmün açıklanmasınnı geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini savunmuştur. 7.Sanık ... savunmasında; mesleğinin mimarlık olduğunu, olayın meydana geldiği inşaatta şantiye şefi olduğunu, olay esnasında inşaatta olmadığını, güvenlik tedbirlerinin alınıp alınmadığı konusunda bir bilgisinin bulunmadığını, suçun meydana geldiği inşaatta müteahhide yazılı olarak eksikleri bildirmediklerini, bazen zaman zaman eksiklikleri şifaen müteahhide söylediklerini, şu anda bunları hatırlamadığını, bildiği kadarıyla uyarıcı levhanın sonradan konulduğunu, asansör boşluğuna koruma demirlerinin de olaydan sonra konulduğunu, öncelikle beraatini, mahkumiyetine hükmedilecekse lehine olan kanunların uygulanarak hakkında hükmün açıklanmasınnı geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini savunmuştur. 8.Yapı müteahhidi ile "taşeronluk sözleşmesi" yaparak imza altına alan, duvar ustası işçi ...'in babasının ölümü ile ilgili olarak müşteki sıfatı ile alınan ifadesinde özetle, ... ve ... ile birlikte inşaatta duvar örme işi yaptıklarını, babasının(66 yaşında) Erzurum'dan yanına birkaç günlüğüne geldiğini ve kendisine arada sırada yardım ettiğini, diğer işçiler Orhan ve Sedat ile birlikte harç kardığını, olay nedeni ile kimseden şikayetçi olmadığını beyan etmiştir. 9.Ölenin oğlu ve kimlik tanığı Yunus Yiğit ifadesinde, babasının Erzurum'dan Kemalpaşa'ya tatil için geldiğini, inşaatta abisinin çalıştığını, babasının da abisine yardım ettiğini, babasının inşaattan iyi anlamadığını beyan etmiştir. 10.Ölenin eşi ve oğlu ..., sanıklardan şikayetçi olup, davaya katılmalarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Hakkında beraat kararı verilen sanık ...'nin DFH inşaat müteahhitliği şirketi adına, olayın meydana geldiği, 2360 m2 alan üzerine kurulu, bodrum dahil 6 kat inşaatın yapım işini, arsa sahipleri ile yaptığı " Yapım Sözleşmesi" ile üstlendiği, "Taşeronluk Sözleşmesi" ile de yapımını üstlendiği inşaatın sıva işleri, komple iç ve dış duvarlar, iç ve dış cephe ve mantolama işinin ölen işçinin oğlu olan ...'e verildiği, sözleşmenin 5 inci maddesine göre, meydana gelen kaza ve hasarlardan taşeronun sorumlu olduğunun hüküm altına alındığı, yapının projeye, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleme işinin ise sanık ...'in çalıştığı İskele yapı denetim şirketine verildiği, Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin üçüncü sayfasında, yapı denetim kuruluşunun yapım safhasında görev ve sorumluluklarının yazıldığı 6 maddesinin (ı) bendinde "inşaat alanında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile çevre sağlığı ve güvenliğinin korunması için gereken tedbirlerin alınıp alınmadığını kontrol eder" hükmünün yer aldığı, ayrıca yapı denetim firmasının müteahhide İş Güvenliği Bildirisi adı altında belgeyi imzalayarak, iş güvenliği ve işçi sağlığı önlemlerinin alınması taahüdünde bulunduğu, inşaatın şantiye şefinin ise sanık ... olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağında, inşaatın zemin dahil ikinci kat asansör boşluğu çevresinin kısmen tuğla ile örülü olduğu, demir tellerin ve uyarıcı levhaların daha sonra konulduğu tespit edilmiştir. Arsa sahipleri ile müteahhit ... arasında 23.10.2012 tarihinde imzalanan yapım sözleşmesinin 8. maddesinde, yapım sırasında meydana gelen kazalardan, müteahhidin sorumlu olacağının hüküm altına alınarak imzalandığı görülmektedir. Yapı müteahhidi ile "taşeronluk sözleşmesi" yaparak imza altına alan, duvar ustası işçi ...'in, ... ve ... ile birlikte inşaatta duvar örme işi yaptıklarını, yanına misafir olarak gelen ve iş konusunda tecrübesi bulunmayan babasının inşaatta kendisine yardım ettiğinin anlaşıldığı, iç ve dış sıva yapılırken, asansör boşluklarından kendi işçilerinin düşebileceği riskine karşı önlem alınması, boşlukların kapatılması, aydınlatma gibi konularda gerekli tedbirler konusunda bildirimde bulunması, ehil işçileri çalıştırması gerekir iken, babasının inşaatta çalışmasına göz yumması nedeni ile tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, eylemi yönünden zamanaşımı süresi içerisinde TCK'nın 85/1, 22/6 ıncı maddeleri uyarınca suç duyurusunda bulunabileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; A.Tebliğname Yönünden ve Katılanlar vekilinin sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği yönünden yapılan incelemede; Olay tarihinde, sanık ...'nin müteahhitliğini üstlendiği, 6 katlı inşaatın tüm sıva işleri, komple iç ve dış duvarlar, iç ve dış cephe ve mantolama işlerin, 1966 doğumlu olan ve uzun süredir piyasada duvar ustası olarak iş yapan ...'e taşeron olarak, aralarında imzalanan "taşeron sözleşmesi " ile verildiği, ...'in yanında iki işçi ... ve ... ile birlikte işe başladığı, olay günü ...in 66 yaşındaki babası olan ...'i inşaatta kendisine yardım etmesi için getirdiği, babasının tatil için Erzurum'dan Kemalpaşa'ya geldiği inşaat işinden de anlamadığının, ölü kimlik tanığı oğlu Yunus Yiğit'in ifadesinden anlaşıldığı, inşaatın ikinci katında, saat 16:30 sıralarında, beton harcı karan Mevlüt Yiğit'in apartmanın asansör boşluğuna düşerek yaşamanı yitirdiği olayda; Sanık ...'nin ilkokul mezunu olduğu, 6 katlı binanın yapım işini üstlendiği ve şantiye şefi olarak da mimar olan sanık ...'i atadığı, inşaatın projeye uygunluğu ve iş güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığı hususlarında yapı denetim firması ile sözleşme yaptığı, firmanın proje uygulama denetçisi olan mimar sanık ...'i görevlendirdiği, bu şekilde iş güvenliğine ilişkin sorumluluğu devrettiği, diğer sanıklar tarafından kendisine iş sağlığı güvenliği tedbirlerine dair eksik görülen hususlar hakkında yapılmış bir bildirimin dosyada mevcut olmadığı gözetildiğinde, Mahkemece sanık hakkında kusuru bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş; bu yöndeki katılanlar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. B.Sanık ...'in ve sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Yönünden; Şantiye şefi sanık ...'in asli kusurlu, proje sorumlusu ve yapı denetçisi sanık ...'in ise tali kusurlu olduğu yönündeki Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanık ... hakkında tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılarak sonuç adli para cezasının 12.100 TL yerine 12.000 TL şeklinde belirlenerek eksik ceza tayini yapılması ile sanık ... hakkında tayin olunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılarak sonuç adli para cezasının15.200 TL yerine 15.000 TL şeklinde belirlenerek eksik ceza tayini yapılması; Hukuka aykırı bulunmuşsa da, söz konusu aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. V. KARAR 1.Sanık ... hakkındaki Beraat hükmüne yönelik temyiz sebepleri yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/182 E.,2015/657 Karar sayılı kararında, sanık ... hakkındaki hükümde, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile ONANMASINA, 2. Sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebepleri yönünden; Gerekçe başlığı bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/182 E.,2015/657 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) numaralı bendinin beşinci paragrafı ile hükmün (2) numaralı bendinin beşinci paragrafının hükümden çıkarılarak yerlerine "Sanık ...'in ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak uzun süreli hapis cezasının TCK 50/4 maddesi yollamasıyla TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 605 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine, TCK 50/1-a ve 52/2. maddesi gereğince bir günlüğü taktiren 20,00 TL üzerinden paraya çevrilerek sanığın 12.100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına"; "Sanık ...'in ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak uzun süreli hapis cezasının TCK 50/4 maddesi yollamasıyla TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 760 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine, TCK 50/1-a ve 52/2. maddesi gereğince bir günlüğü taktiren 20,00 TL üzerinden paraya çevrilerek sanığın 15.200.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.